DOLAR
46,6359
EURO
53,1423
ALTIN
6.101,45
BIST
14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
34°C

“Birlikte kurduk; ama kuralları ben koyarım.”

CHP’den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu Yeni Parti, programında “Türkiye İttifakı” söylemiyle sağdan sola geniş bir kesime çağrı yaptı. Ancak partinin tüzük ve programı incelendiğinde, CHP’nin mevcut çizgisinden köklü bir ayrışma görülmüyor. Genel başkanın üyeler yerine delegeler tarafından seçilmesi, merkez yoklamasının korunması ve kuruluş sürecinde atamaya dayalı yapı, söylemdeki “taban hareketi” ve “üye iradesi” vurgusuyla örtüşmüyor. Tüzükte gençlik kotasının düşürülmesi, “demokratik sol” tanımının çıkarılması ve redaksiyon hataları da dikkat çekiyor. Ortaya çıkan tablo, “Birlikte kurduk; ama kuralları ben koyarım” eleştirisini güçlendiriyor.

“Birlikte kurduk; ama kuralları ben koyarım.”
A+
A-

Yeni Parti’nin Rotası “Türkiye İttifakı”: Sağdan Sola Herkese Çağrı

CHP’den ayrılan 91 milletvekili tarafından kurulan Yeni Parti, yayımladığı parti programında “Türkiye İttifakı” hedefini açıkladı. Kendisini çağdaş sosyal demokrat bir parti olarak tanımlayan Yeni Parti; solcuları, sağcıları, milliyetçileri, muhafazakârları, özgürlükçüleri, demokratları ve Cumhuriyetçileri aynı siyasi çatı altında buluşmaya çağırdı.

Yeni Parti’nin 24 Temmuz 2026 tarihli programında “Türkiye İttifakı”nın geçici bir seçim iş birliği veya dar bir siyasi pazarlık olmadığı belirtilirken, farklı siyasi görüşlerin ortak bir gelecek amacıyla bir araya getirilmesi hedefleniyor.

Programdaki bu yaklaşım, partinin yalnızca sosyal demokrat seçmene değil, sağdan sola geniş bir toplumsal kesime seslenmeye çalışacağını gösteriyor. Ancak Yeni Parti’nin tüzüğü ve programı CHP’nin güncel metinleriyle karşılaştırıldığında, söylemdeki yenilik iddiasının kurallara ne ölçüde yansıdığı tartışma konusu oluyor.

Programda Yeni Söylem, Aynı Ana Çizgi

Yeni Parti programında “kara düzen” ve “Türkiye İttifakı” ifadeleri öne çıkıyor. Buna karşılık parlamenter sistem, kalkınmacı devlet, sosyal devlet, temel vatandaşlık geliri, laik eğitim, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, kayyım uygulamasına son verilmesi ve Avrupa Birliği hedefi gibi temel politika başlıkları CHP’nin 2025 programıyla büyük ölçüde örtüşüyor.

Yeni Parti programı 41 sayfada daha kısa ve slogan ağırlıklı bir metin ortaya koyarken, CHP programı aynı konuları daha ayrıntılı ve uygulama araçlarıyla birlikte ele alıyor.

Bu nedenle iki parti arasında belirgin ve farklı bir Türkiye tasavvurundan çok, benzer politikaların farklı bir siyasi söylemle sunulduğu görülüyor.

Söylemde Üye İradesi, Tüzükte Delege Sistemi

Yeni Parti kurucuları, parti içi demokrasiyi güçlendireceklerini, her aşamada sandığın kurulacağını ve genel başkanın bütün üyeler tarafından belirlenmesini savunduklarını ifade ediyor.

Ancak yayımlanan tüzükte genel başkanın doğrudan bütün üyeler tarafından seçilmesini zorunlu kılan bir düzenleme bulunmuyor. Genel başkanı yine kurultay delegeleri seçiyor.

Tüzükte dikkat çeken diğer hükümler şöyle:

  • Görevdeki genel başkan, talep etmesi hâlinde doğrudan aday sayılıyor.
  • Genel başkanlığa rakip olacak adaylardan delege imzası toplamaları isteniyor.
  • Milletvekili ve belediye başkanı adayları için ön seçim zorunlu tutulmuyor.
  • Merkez yoklaması, aday belirleme yöntemleri arasında korunuyor.
  • MYK üyeleri genel başkanın önerisiyle belirleniyor ve genel başkan tarafından görevden alınabiliyor.

Bu hükümler, üye iradesi ve her kademede sandık söylemine karşın genel başkan ile genel merkez ağırlıklı yapının sürdürüldüğünü gösteriyor.

Ortaya çıkan tablo şu cümlede özetlenebilir:

“Birlikte kurduk; ama kuralları ben koyarım.”

Partinin 91 kurucusunun tamamının milletvekillerinden oluşması ve çevrimiçi üyelik sistemi açılmadan önce tüzük, program ve geçiş yönetiminin belirlenmesi de “taban hareketi” söylemini tartışmalı hâle getiriyor. Parti, tabanın kurduğu ve milletvekillerinin sonradan katıldığı bir yapıdan çok, milletvekillerinin kurduğu ve tabanı katılmaya çağırdığı bir görüntü veriyor.

Parti Meclisi Büyüdü, Gençlerin Oranı Düştü

CHP tüzüğünde Parti Meclisi 60 seçilmiş üyeden oluşurken, Yeni Parti bu sayıyı 80’e çıkardı.

Ancak CHP’de yüzde 30 olan gençlik kotası, Yeni Parti tüzüğünde yüzde 25’e düşürülmüş görünüyor. Üstelik maddede “yüzde yirmi” ifadesinin yanına parantez içinde “%25” yazılarak kendi içinde çelişkili bir oran kullanılmış.

Parti Meclisi büyütülürken gençlerin karar mekanizmasındaki oransal ağırlığının azaltılması, yeni partinin CHP’den daha ileri değil, bu konuda daha geride bir düzenleme yaptığını gösteriyor.

Kadınlar için yüzde 50 cinsiyet kotası hedeflenmesine rağmen bu oran da ilk günden uygulanmıyor; kademeli biçimde ilerideki kurultaylara bırakılıyor.

“Demokratik Sol” Tanımı Alınmadı

CHP tüzüğü, partiyi “çağdaş demokratik sol bir siyasal parti” olarak tanımlıyor.

Yeni Parti tüzüğünde ise “demokratik sol” ifadesine yer verilmiyor ve yalnızca “çağdaş sosyal demokrat” tanımı kullanılıyor.

Sosyal demokrasi ile demokratik sol aynı siyasi aile içinde yer alsa da birebir eş anlamlı değil. Demokratik sol kavramı Türkiye’de özellikle Bülent Ecevit çizgisi, halkçılık, emek, ulusal bağımsızlık, köylü ve küçük üreticinin temsiliyle tarihsel bir bağ taşıyor.

CHP tüzüğündeki genel başkanlık, delege ve aday belirleme sisteminin önemli ölçüde korunmasına karşın “demokratik sol” tanımının alınmaması, Yeni Parti’nin daha geniş ve ideolojik sınırları daha gevşek bir “Türkiye İttifakı” partisi olma arayışıyla bağlantılı olabilir.

CHP’deki Bazı Kurumlar Yeni Parti’de Yok

CHP tüzüğünde bulunan bazı kurumsal yapılar Yeni Parti tüzüğüne alınmadı.

Bunlar arasında;

  • Etik Kurul,
  • Parti Okulu,
  • Zorunlu siyasi eğitim,
  • Eğitim için ayrılacak bütçe,
  • Dijital Demokratik Katılım Portalı,
  • Bilgi İşlem Merkezi

gibi yapılar bulunuyor.

Yeni Parti tüzüğü daha kısa tutulurken, üyelerin eğitimi, etik denetim ve dijital katılım açısından CHP’de bulunan bazı güvenceler de metnin dışında bırakılmış durumda.

Türkçe Zafiyeti ve Redaksiyon Hataları

Yeni Parti tüzüğünde içerik tartışmalarının yanı sıra dikkat çekici Türkçe ve redaksiyon hataları da yer alıyor:

  • 65’inci madde iki kez kullanılıyor.
  • “Etkin pişmanlık” yerine “etnik pişmanlık” yazılıyor.
  • Gençlik kotasında “yüzde yirmi” ile “%25” aynı cümlede kullanılıyor.
  • Eğitim harcamalarına atıf yapılıyor; ancak bunu açıkça düzenleyen bir eğitim maddesi bulunmuyor.

Atatürk devrimlerinden, Cumhuriyet’ten ve aydınlanmadan söz edeceksiniz; fakat partinizin en temel metni olan tüzükte Türkçeyi doğru kullanamayacaksınız.

Kanunlarda bu tür yazım ve madde düzeni hatalarına kolay kolay rastlanmıyor. Çünkü kanun metinleri hukuk, dil ve redaksiyon süzgecinden geçiriliyor. Bir siyasi partinin anayasası sayılan tüzüğün de aynı kurumsal ciddiyetle hazırlanması bekleniyor.

Yeni Olan İsim mi, Düzen mi?

Yeni Parti programında “Türkiye İttifakı” söylemiyle sağdan sola geniş kesimlere çağrı yapılırken, tüzükte CHP’den daha demokratik ve üyeyi daha güçlü hâle getiren belirgin bir örgüt modeli ortaya konulmuyor.

Genel başkanı üyeler değil delegeler seçiyor, merkez yoklaması korunuyor, kuruluş örgütleri merkezden atanabiliyor ve genel başkan ağırlıklı yönetim devam ediyor.

Programda ise CHP’den esaslı biçimde farklılaşan bir ekonomi, dış politika veya sosyal devlet anlayışı bulunmuyor.

İnsanları ve parti tabelasını değiştirmek, siyasal düzeni değiştirmeye yeter mi?

Aynı kurallar, aynı merkeziyetçi yapı ve benzer program korunuyorsa, yeni bir siyasetten değil; aynı siyasetin yeni isimlerle sürdürülmesinden söz edilir.

Yeni Parti’nin “Türkiye İttifakı” çağrısının gerçek bir taban hareketine dönüşüp dönüşmeyeceğini, üyelerin tüzük ve program üzerinde söz sahibi olup olmayacağı gösterecek.

Çünkü insanı değiştirmekle düzen değişmiyor.

Düzeni değiştirmek için önce kuralları değiştirmek gerekiyor.

Yeni Parti Tüzük ve Programı İncelemek İçin Linki Tıklayınız.