DOLAR
44,9246
EURO
52,7813
ALTIN
6.872,08
BIST
14.415,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
22°C
Muğla
22°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
19°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
14°C
Cuma Hafif Yağmurlu
15°C
Cumartesi Yağmurlu
18°C

Bodrum Belediyesi Doğayı Değil, Rantı mı Koruyor?

Bodrum Belediyesi Doğayı Değil, Rantı mı Koruyor?
A+
A-

Türkiye ve Muğla’nın incisi Bodrum, son yıllarda hızla artan betonlaşma ve doğa talanı ile gündemde. En son örneklerden biri de Yalıkavak’ta Rönesans Holding aracılığıyla yürütülen Kesme Dağı projesi. Ancak daha da vahimi, bu doğa katliamına Bodrum Belediyesi’nin sessiz kalması ve hatta sürece yeşil ışık yakması.

Belediye, yaptığı açıklamada projenin “kanuna uygun” olduğunu belirterek kendini savunuyor. Mutlaka proje mevzuat ve kanunlara uygundur. Oysa halkın ve doğanın çıkarlarını gözeten bir yönetim anlayışı, sadece yasalara değil, aynı zamanda vicdana ve toplumsal sorumluluğa da uygun hareket etmeli yöre halkının sesini de dinlemelidir. Halktan yana halk için olan bir yerel yönetimde öncelik yöre halkının çıkarları, yörenin doğasını, yaşam alanlarını korumak olmalıdır.

Kanunlar, her zaman halkın ve doğanın lehine olmayabilir. Hele ki rant odaklı düzenlemelerle doğa katliamlarının önü açılıyorsa, yerel yönetimlerin bu süreçlere karşı durması gerekir.

Kesme Dağı yalnızca bir arazi parçası değil; bölgenin ekosistemi için hayati öneme sahip bir alan. Burada Yalıkavak’ın su ihtiyacını karşılayan su kuyuları bulunuyor. Doğanın tahrip edilmesi, yalnızca betonlaşma anlamına gelmez; aynı zamanda su kaynaklarının kirlenmesi, ekosistemin bozulması ve uzun vadede bölge halkının yaşam kalitesinin düşmesi demektir. Belediyenin görevi, Bodrum’u ve onun eşsiz doğasını korumaktır; sermayeye teslim etmek değil.

Bodrum halkı, yıllardır süregelen bu tür projelere karşı sesini yükseltiyor. Ancak belediyenin bu sesleri duyduğu ve gereken adımları zamanında attığını söylemek zor. Bodrum Belediyesinin Bodrum’u beton yığınlarına çeviren şirketleri değil  burada yaşayan insanları ve doğayı koruması beklenir.

Bu yanlış kararlardan dönmek için hala vakit var. Belediyeyi, Bodrum’un doğasını ve yaşam alanlarını savunmaya, bu projeyi derhal durdurmaya çağırıyoruz. Aksi takdirde Bodrum, sadece bir turizm merkezi değil, doğa katliamının sembolü haline gelecek.

Doğayı savunmak, geleceği savunmaktır!

Temel Şefkatli

Bodrum Çevre ve Ekoloji Platformu sözcüsü