İzmir Bölge İdare Mahkemesi, Fethiye Karataş Plajı’ndaki dere ıslahı ve doğa tahribatı iddialarıyla ilgili dosyada, dönemin Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ömer Bolat hakkında soruşturma izni verilmesine karar verdi.
Fethiye Karataş Plajı’nda dere yatağının yönünün değiştirilmesi ve doğa tahribatı iddialarına ilişkin dosyada yeni bir gelişme yaşandı. İzmir Bölge İdare Mahkemesi, Muğla Valiliği’nin “soruşturma izni verilmemesi” kararını kaldırarak dönemin Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ömer Bolat hakkında soruşturma izni verilmesine hükmetti.
Muğla’nın Fethiye ilçesindeki Karataş Plajı’nda, “Değirmenboğazı Deresi Islahı” adı altında yürütülen çalışmalarla ilgili hukuki süreçte dikkat çeken bir karar çıktı.
Medyascope’un Gündem Fethiye’ye dayandırdığı habere göre, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yurttaşların itirazını kabul ederek Muğla Valiliği’nin 5 Eylül 2025 tarihli “soruşturma izni verilmemesi” kararını kaldırdı.
Kararla birlikte, dönemin Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ömer Bolat hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma izni verilmesine karar verildi.
Aynı dosyada iki DSİ görevlisi hakkında da soruşturma izni verildiği aktarıldı.
Süreç, Fethiye Karataş Plajı’nda yürütülen dere ıslahı çalışmalarıyla başladı.
İddialara göre, 21. ve 22. Dönem AK Parti Muğla Milletvekili Hasan Özyer’in şirketine ait otel projesi önünde, Değirmenboğazı Deresi’nin yönü değiştirildi. Bölgedeki çalışmalar sırasında mevcut imar planlarında yeşil alan, 1. derece arkeolojik sit alanı ve deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olarak belirtilen bölgede doğa tahribatı yaşandığı öne sürüldü.
Yurttaşlar, çalışmaların mevzuata ve imar planlarına aykırı olduğunu, yetkili kurumların ise denetim ve müdahale yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusunda, dönemin Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ömer Bolat’ın görevi kötüye kullanma iddiası da yer aldı.
Muğla Valiliği, 5 Eylül 2025 tarihli kararıyla Ömer Bolat hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verdi.
Valilik kararında, İl Müdürlüğü personelinin süreçte yalnızca sekretarya işlemleri yürüttüğü, kurum görüşü verme yetkisinin Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nde olduğu ve İl Müdürlüğü’nün doğrudan sorumluluğu bulunmadığı değerlendirildi.
Ancak yurttaşlar, bu kararın kendilerine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini ileri sürerek itiraz sürecini yeniden başlattı.
Dosya önce Fethiye Sulh Ceza Hâkimliği’ne, ardından İzmir Bölge İdare Mahkemesi’ne taşındı.
İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yaptığı değerlendirmede Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün 5 Mayıs 2023 tarihli yazısına dikkat çekti.
Söz konusu yazıda, dere ıslah çalışmalarının Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün kontrol ve denetiminde yapılmasının istendiği belirtildi.
Mahkeme, bu yazıyla İl Müdürlüğü’ne denetim ve kontrol görevi verildiğini değerlendirerek, yapılan çalışmalar sonucunda plaja ulaşımın engellenmesi, eski dere yatağının izinsiz doldurulması ve doğal yaşama zarar verilmesi yönündeki iddiaların savcılık tarafından araştırılması gerektiğine karar verdi.
Kararda, soruşturma yapılmasını gerektirecek “yeterli ve makul şüphe” bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.
Ömer Bolat, Temmuz 2023’ten Şubat 2026’ya kadar Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü olarak görev yaptı.
Şubat 2026’da Bolat’ın Bakanlık Yüksek Fen Kurulu üyeliğine atandığı, yerine ise İl Müdür Yardımcısı Yusuf Sarıkaya’nın getirildiği duyuruldu.
Bakanlığın resmi internet sitesinde de Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü olarak Yusuf Sarıkaya yer alıyor.
Mahkemenin kararı, Ömer Bolat’ın suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor.
Karar, 4483 sayılı Kanun kapsamında kamu görevlileri hakkında adli soruşturma yürütülebilmesi için gerekli olan izin sürecine ilişkin.
Bu aşamadan sonra dosyanın yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi ve iddiaların savcılık tarafından soruşturulması bekleniyor.
Karataş Plajı dosyası, yalnızca bir dere ıslahı tartışması olarak değil; koruma alanlarında kamu denetiminin nasıl işletildiği, kurumların hangi aşamada sorumluluk aldığı ve çevre tahribatı iddialarına karşı idarenin nasıl hareket ettiği yönünden de önem taşıyor.