DOLAR
8,5124
EURO
10,2921
ALTIN
498,49
BIST
1.441

    Çare Belediye Değil, Yargıdır

    Çare Belediye Değil, Yargıdır

    Yalıkavak uygulama imar planlarının mahkeme tarafından iptali ve sonuçları hakkında, Bodrum Gündem Fatih Bozoğlu’nun sorularını yanıtlamıştım. İzleyemeyenler için ana başlıklarını tekrar yazayım.

    Mahkeme kararının tebliğinden itibaren yeni yapı ruhsatı verilemeyeceğini, başlamamış inşaatların yapı ruhsatı olsa dahi, inşaat alanında bir şey yapmasının olanaksız olduğunu, başlamış inşaatlarda ise seviye tespiti yapılarak yapılmış olan kısımlarının kazanılmış hak, yapılmamış kısımların ise devam edemeyeceğini belirtmiştim.

    Bodrum’da bu olay ilk değil, sonda olmayacak.

    Lakin Bodrum’da bir ilk yaşandı. Belediye Başkanı Ahmet Aras; mahkeme kararı tebliğ edilir edilmez, yapı ruhsatı vermeyi durdurarak seviye tespitlerinin yapılmasına karar verdi.

    Bodrum’da bir çok kez uygulama imar planlarının iptalini yaşadık, ancak mahkeme kararının uygulanması geciktirildiği gibi, bir kaç günde sayısız yapı ruhsatları verildi ve yapılması gereken hiç bir şey yapılmadı. İnşaatların devamına kasten göz yumuldu.

    Belediye Başkanı Ahmet Aras almış olduğu kararla doğru bir iş yapmıştır. Konu hakkındaki açıklaması genel anlamda doğrudur.

    Mağdur olanlar vardır elbet, çare belediye değil idari yargıdır.

    Sonuç ne olur?

    Hani “Geç gelen adalet adalet değildir.” denir ya. Aslında verilen karar adalet değil, hükümdür. Böyle hüküm olur mu, olmamalı, olursa ne olur, “Atı Alan Üsküdar’ı Geçer”

    Dava konusu olan yerlerde yapılaşma tamamlanmış durumda. Mahkeme karar veriyor “imar planı hukuka uygun değildir.” diye. Uygun olsa ne olur, olmasa ne olur?

    Davaya gerekçe olan esas yerler, Tilkicik Koyu yani bildiğimiz Aksoy İnşaat’ın yaptığı yer ve Rüzgar Enerji Santralinin olduğu alandır. Mahkemenin aldığı karar attığı taş, ürküttüğü kuş misalidir.

    Mahkemenin verdiği karar incelendiğinde, bir yanlışlık olduğu kesin ve mahkeme başkanı alınan karara karşı oy vererek karara katılmadığı şerhini düşmüş. Muhtemelen üst mahkemeden dönecek karar.

    İptal edilen uygulama imar planları, her ne kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılmış olsa da, plan Turizm ve Kültür Bakanlığına aittir.

    Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın yapı ruhsatlarını durdurması ve inşaatı devam edilen yerler için seviye tespiti kararı almış olması, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nü de harekete geçirdi.

    İnşaatların mevcut durumunun tespiti için belediye ile iletişim halinde olan Çevre ve Şehircilik İl müdürlüğü, her şey elindeyken neden harekete geçti dersiniz?

    Yapı ruhsatı almış ve inşaatı başlanan yerler, yapı denetim firmaları tarafından denetlenir ve düzenli olarak inşaat seviyeleri hakediş olarak sisteme girilir. Kısaca; mevcut inşaatların seviyeleri sitemde kayıtlı olması gerekir. Her yapının raporunu sistemden alırsınız, elinizdeki belgeleri belediyeye verirsiniz, belediye kontrol eder, sonuçlar arasında farklılık var mı görürsünüz.

    Ancak bazı yapı denetim firmaları, yapı ruhsatına aykırılıklardan ceza almamak için, düzenli olarak hakediş girişi yapmamaktadır. Alınan yapı ruhsatına uygunluğunu kontrol etmekle görevli olan bu firmalar işin sonunu bekleyip, hakediş girerek “ruhsata aykırı yapılar sonradan yapıldı, bizim mesuliyetimizde değil.” demek için bu yolu tercih etmektedir.

    Bakalım Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, denetlemek zorunda olduğu yapı denetim firmalarının uygulamalarında bir usulsüzlük bulacak mı? Özellikle, ruhsatsız başlamış ve yeni ruhsat alarak işe devam eden yatırımcıların usulsüzlükleri tespit edilebilecek mi?

    Bu konuda, Belediye Yapı Denetim Müdürlüğü’nün de sorumluluğu vardır.

    Belediye, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Yapı denetim firmaları uyum içinde olmalı, lakin gayri yasal işlerin üstünü örtmek için değil, doğru olanı yapmak için.

    Kaçak yapılaşma ve ruhsata aykırı yapılar konusunda yazmaya devam. Kim, kimi nasıl koruyor, bir bakalım.

    Vesselam…