DOLAR
44,8947
EURO
52,8872
ALTIN
6.911,55
BIST
14.532,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Açık
22°C
Muğla
22°C
Açık
Çarşamba Az Bulutlu
19°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
14°C
Cuma Hafif Yağmurlu
16°C
Cumartesi Yağmurlu
17°C

Danıştay Kıyı Planını Durdurdu: Muğla Ve Aydın Kıyılarında Yeni Dönem

Danıştay, Aydın ve Muğla kıyılarını kapsayan 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’nın yürütmesini durdurdu. Karar Bodrum’daki kıyı yapılaşmasını ve turizm projelerini doğrudan etkileyecek.

Danıştay Kıyı Planını Durdurdu: Muğla Ve Aydın Kıyılarında Yeni Dönem
A+
A-

Danıştay Kıyı Planını Durdurdu: Muğla Ve Aydın Kıyılarında Yeni Dönem

Bodrum Haber

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 18 Eylül 2020 tarihinde onaylanan Aydın Muğla İlleri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’nın yürütmesi, Danıştay Altıncı Dairesi tarafından oybirliği ile durduruldu. Karar, Bodrum dahil olmak üzere Muğla ve Aydın kıyılarındaki tüm kullanım kararlarını ve turizm yatırımlarını doğrudan etkileyecek nitelikte.

Dava, TMMOB Mimarlar Odası ve Muğla Şubesi tarafından açılmıştı.

Hatalı Puanlama Sistemi Sit Alanlarını Risk Altına Soktu

Mahkeme kararının temel dayanaklarından biri, planın bilimsel yönteminde tespit edilen ciddi eksiklikler oldu. Bilirkişi raporunda özellikle “Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi”ne ilişkin şu hususlar öne çıktı:

Yapılaşmaya uygunluğu gösteren yüksek puanlı kriterlerin, korunması gereken alanları işaret eden düşük puanlı kriterleri matematiksel olarak etkisiz hale getirdiği belirtildi.

Bu hesaplama hatası nedeniyle, birinci derece doğal sit alanları ve sulak alanlar gibi kesin korunması gereken bölgelerin “birinci öncelikli bölge” gösterimiyle yapılaşmaya açık alanlar arasında yer aldığı tespit edildi.

Yasal zorunluluk olmasına rağmen eş zamanlı bir Stratejik Çevresel Değerlendirme raporu hazırlanmadığı vurgulandı.

Bu tespitler, planın koruma ilkesinden ziyade kullanım odaklı hazırlandığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi.

Koruma Kullanma Dengesi Bozuldu

Bilirkişi değerlendirmelerinde, kıyılarda koruma kullanma dengesinin gözetilmediği ve yapılaşmanın önceliklendirildiği ifade edildi.

Öne çıkan diğer eleştiriler şunlar oldu:

Uluslararası sözleşmelerle koruma altında bulunan Akdeniz Foku ve Deniz Kaplumbağası gibi türlerin habitatlarına yönelik yeterli bilimsel analiz yapılmadığı.

Kıyı silüeti analizlerinin teknik ve bilimsel temelden yoksun olduğu, yüksek katlı yapılaşmaya ilişkin önlemlerin belirsiz bırakıldığı.

Türkiye ve özellikle Bodrum turizmi açısından büyük öneme sahip “Mavi Tur” rotalarının plan bütünlüğü içinde değerlendirilmediği.

Bu unsurlar, planın sürdürülebilir kıyı yönetimi perspektifinden zayıf bulunduğunu ortaya koydu.

Bodrum Açısından Ne Anlama Geliyor?

Danıştay Altıncı Dairesi, planın uygulanması halinde “giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğabileceği” kanaatine vardı. Karara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde itiraz yolu açık.

Kararın Bodrum özelinde muhtemel etkileri şöyle özetlenebilir:

Yeni yat limanı projeleri ve kıyı dolgu alanlarına ilişkin plan kararları askıya alınmış durumda.

Kıyı tesisleri ve turizm yatırımlarında üst ölçek plan dayanağı ortadan kalktığı için uygulama süreçlerinde hukuki belirsizlik oluştu.

Mevcut yapılaşma baskısına karşı çevresel denetim ve yargı gözetimi güçlenmiş oldu.

Son yıllarda Bodrum yarımadasında yoğunlaşan kıyı kullanımı tartışmaları açısından bu karar, yargısal bir “fren” niteliği taşıyor.

Hukuki Süreç Nasıl İşleyecek?

Yürütmenin durdurulması kararı, planın esasına ilişkin nihai iptal anlamına gelmiyor; ancak uygulamayı geçici olarak durduruyor. İdare, ya karara itiraz edecek ya da planı bilimsel ve hukuki eksiklikleri gidererek revize etmek zorunda kalacak.

Önümüzdeki süreçte;

Stratejik Çevresel Değerlendirme raporunun hazırlanması,

Sit alanları ve sulak alanlar için mutlak koruma ilkelerinin yeniden ele alınması,

Kıyı silüeti ve mavi tur güzergâhlarının plan bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gerekecek.

Muğla ve Aydın kıyılarının geleceğini belirleyecek bu üst ölçek planın akıbeti, yalnızca yatırımcıları değil; yerel yönetimleri, çevre örgütlerini ve kıyıdan geçimini sağlayan tüm kesimleri yakından ilgilendiriyor.