DOLAR
43,1576
EURO
50,2901
ALTIN
6.376,30
BIST
12.385,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
3°C
Muğla
3°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
11°C
Perşembe Açık
13°C
Cuma Az Bulutlu
12°C
Cumartesi Yağmurlu
11°C

Ekinambarı’nda Desalinasyon Tesisine Tepki: “Toprağıma, Suyuma Dokunma”

Muğla Su İnisiyatifi, Milas Ekinambarı’ndaki doğal su kaynağında eylem yaptı. Bodrum’a su sağlayacağı belirtilen desalinasyon tesisinin ekosistem, maliyet ve enerji etkilerine dikkat çekildi.

Ekinambarı’nda Desalinasyon Tesisine Tepki: “Toprağıma, Suyuma Dokunma”
A+
A-

Muğla’da Desalinasyon Tesisine Karşı Ekinambarı’nda Eylem: “Toprağıma, Suyuma Dokunma”

Bodrum Haber

Muğla Su İnisiyatifi, Milas ilçesine bağlı Ekinambarı köyündeki doğal su kaynağında eylem yaptı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ tarafından yaklaşık 3 milyar TL maliyetle projelendirildiği, Bodrum’a yılda 20 milyon metreküp su sağlayacağı belirtildiği aktarılan desalinasyon tesisine karşı düzenlenen eyleme Milas, Bodrum ve Muğla’dan çevre grupları ile sivil toplum kuruluşları katıldı.

Su Kaynağında Tepki: “Yörenin Suyu Herkese Yeterdi”
Eylemde konuşan köylülerden Ali Gönenli, “Burada doğdum büyüdüm, yöremizin su kaynakları hepimize yeterdi. Önce termik santraller sularımızı aldı, şimdi de deniz suyundan arıtma tesisi kuracaklarmış. Önce doğal su kaynaklarımızı, doğal yollarla kullanmanın yöntemlerini geliştirsinler; birilerine peşkeş çekilmesini önlesinler” sözleriyle projeye tepki gösterdi.

İnisiyatif: “Turgutreis’te Deniz Suyu Arıtma Tesisi Planlanıyor”
Muğla Su İnisiyatifi adına basın açıklamasını okuyan Şebnem Çamlısoy, kamuoyunu bilgilendirmek ve itirazlarını paylaşmak amacıyla alanda olduklarını belirtti. Çamlısoy, Turgutreis’te yılda 19.902.720 metreküp kapasiteli deniz suyu arıtma tesisinin kurulumunun planlandığının bilindiğini ifade etti.

Basın açıklamasında, son günlerde yer alan haberlerde Bodrum ve Milas’ın su sorununa “kalıcı çözüm” olarak sunulan projenin ters ozmoz teknolojisiyle deniz suyunu içilebilir hale getireceğinin dile getirildiği; Ekinambarı’nda kurulacağı belirtilen tesisin “susuzluk sorununa neşter” olarak takdim edildiği aktarıldı.

“Güllük Dalyanı Yanı Başında Ekolojik Sistem Yok Olacak”
İnisiyatif açıklamasında, projenin Güllük Dalyanı gibi hassas bir ekosistemin yakınında yer aldığı vurgulanarak ters ozmoz yöntemiyle deniz suyunun arıtılmasının ekolojik dengeyi kalıcı biçimde bozabileceği, yüksek enerji tüketimiyle iklim krizini derinleştirebileceği ve suyun ticarileştirilmesi riskini büyütebileceği kaydedildi.

Neden Desalinasyon “Son Çare” Olmalı?
Açıklamada desalinasyon tesislerinin dünyada genellikle diğer seçenekler tüketildikten sonra “son çare” olarak gündeme geldiği belirtilerek, bölgede su yoksunluğuna yol açan nedenlere dokunulmadan en pahalı ve en yüksek enerji tüketimine sahip yöntemlere yönelindiği ifade edildi.

İnisiyatifin İtiraz Başlıkları
Basın açıklamasında öne çıkan eleştiriler özetle şöyle sıralandı:

  • Suyun kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp “meta”ya dönüşmesi riski.

  • Kayıp-kaçak, kirlenme, yanlış kullanım ve plansız büyüme gibi temel sorunların üzerinin örtülmesi.

  • Enerji yoğun bir yöntem olması nedeniyle iklim krizini büyütme riski.

  • Hassas kıyı ekosistemlerinde (lagünler, deltalar, deniz canlıları) kalıcı zarar ihtimali.

“Su Yoksunluğunun Kök Nedenleri Çözülmeden Pansuman Olur”
İnisiyatif açıklamasında, termik santrallerin su tüketimi ve havza yönetimi başlıkları öne çıkarıldı. Termik santrallerin kapatılması halinde Geyik Barajı’ndan kullanılan 9,5 milyon ton su ile Dereköy kuyularından çekildiği belirtilen 5 milyon ton suyun insani kullanım için ayrılabileceği ifade edildi.

Ayrıca MUSKİ’nin kayıp-kaçak oranına ilişkin olarak “yüzde 42” düzeyini kamuoyuna yansıttığı hatırlatılarak, isale hatlarındaki kayıp-kaçağın giderilmesi, yağmur suyu hasadı, tarımda vahşi sulamanın önlenmesi ve havza su bütçesinin yapılması gibi adımların önceliklendirilmesi gerektiği savunuldu.

Maliyet ve Enerji Vurgusu
Basın açıklamasında, 1 metreküp deniz suyu arıtma maliyetinin yaklaşık 1 dolar düzeyinde olabileceği; yılda 20 milyon metreküp suyun maliyetinin sonuçta vatandaşa yansıyacağı ileri sürüldü. Enerji gereksiniminin de metreküp başına 4-5 birim düzeyine çıkabileceği belirtilerek bunun yeni enerji yatırımları ve iklim krizi üzerinde ek baskı yaratacağı kaydedildi.

“Brine” Deşarjı Uyarısı
Açıklamada ayrıca, arıtma süreci sonucunda ortaya çıkan yoğun tuzlu atık suyun (brine) denize deşarjının deniz canlıları üzerinde öldürücü etkiler yaratabileceği; Güllük Dalyanı’nın halihazırda yapılaşma ve liman baskısı altındayken tesisin ekosisteme “son darbe” olabileceği ifade edildi.

Talep Ve Çağrı
Muğla Su İnisiyatifi’nin talepleri ve çağrısı şöyle sıralandı:

  • Havza su bütçesi yapılsın; kayıp-kaçaklar giderilsin.

  • Termik santraller mahkeme kararlarına göre kapatılsın.

  • Yaşam alanlarına zarar verme riski bulunan yatırımın kamu yararına dayandırılamayacağı kabul edilsin; Muğla Büyükşehir Belediyesi kararını gözden geçirsin.

  • Vatandaşlar su politikalarını sorgulamaya ve suyun ticarileştirilmesine rıza göstermemeye davet edilsin.

Eylem, “Toprağıma, suyuma dokunma” sloganlarıyla sona erdi.

Anter Haber