Hayırseverliğin Gölgesinde Bodrum
Yaşadığımız kent, hayırseverlerin hayırları ile yönetilir hale geldi. Konser mi olacak? Gelsin hayırsever, Kent Lokantasında yemek mi pişecek? Gelsin hayırsever, sahillere şezlong mu lazım? Gelsin hayırsever.
Ne hikmetse bu hayırseverlerin, bana göre sponsorların, adları sanları ortada yok. Yapılan bağışların hepsi kayıt dışı dönmektedir.
Bodrum Belediyesi, araç bağışlarını belediye meclisinden onaylatmak zorunda olmasa, onlardan da haberimiz olmayacak. Birkaç bağışçı dışındakilerin, yaptıkları yatırımlar problemli ne yazık ki.
Şimdilerde Sayın Başkan Tamer Mandalinci, “Huzurevi” yapımı için bağışçı aramaktadır. Bu arayışın ilk adımı olarak Yunus Büyükkuşoğlu’nu ziyaret ederek başlıyor.
Kimdir Yunus Büyükkuşoğlu? Bodrum Konacık’ta bulunan Zai Yaşam’ın sahibi olduğu gibi, Bodrum’un birçok yerinde gayrimenkul yatırımları bulunan, bir iş insanı.
Yazılarıma çok kez konuk olan Yunus Büyükkuşoğlu, ne yazık ki ruhsatsız yapı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapmakta mahir bir iş insanı.
Geçtiğimiz Eylül ayında, Bodrum Belediye Başkanımız Tamer Mandalinci ve Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum’a Huzurevi kazandırılması için Yunus Büyükkuşoğlu’nu Zai Yaşam’da ziyaret ederek, istişarede bulunurlar.
Bu ziyaret 3 Eylül 2025 tarihinde, Bodrum Kaymakamlığı’nın resmi X hesabından kamuoyuna duyurulur.
Bodrum Kaymakamı Sayın Ali Sırmalı, henüz yeni göreve başlaması sebebiyle birçok konudan haberi olmayabilir. Ancak “Zengin Sever” Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’ nin, konulardan bihaber olduğunu düşünmek saflık olur.
Şimdi haklı olarak soracaksınız bu ziyaretin ve ziyarette yapılması planlanan huzurevi için yapılan istişarenin ne sakıncası var?
Öncelikle şunu belirteyim, Belediye Başkanı adaylığı sırasında halka vaatler de bulunurken, “sizin adınıza dileneceğim.” demedi. Dilenirken de; mevzuata aykırı yapılaşmalara göz yumarak bizi birilerine borçlandıracağını söylemedi.
Şimdi gelelim konunun özüne;
Huzurevi yapımı için ziyaret edilen Yunus Büyükkuşoğlu’nun, Bodrum’un gözde mekanı Zai Yaşam’ın bulunduğu alanda, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 19 Ağustos 2025 tarihinde, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında imar planı değişikliği yapıldı.
Bu planın değişikliğine dayanak olarak alınan kanun kapsamında gösterilen gerekçe;
“Plan değişikliğine konu olan Konacık Mahallesi 280 ada 3 parselde yer alan Öziçi Sokak, No:23 (YKN 286156) adresinde kayıtlı yapı; 4 parselde yer alan 5907. Sokak, No:11 (YKN 287448) adresinde kayıtlı yapı; 5 parselde yer alan Köroğlu Sokak, No:4 (YKN 286270) adresinde kayıtlı yapı ve 7 parselde yer alan Halide Edip Adıvar Caddesi, No:7 (YKN 286147) ve No:5 (YKN 286010) adreslerinde kayıtlı yapılar 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında ”riskli yapılar” olarak tespit edilmiştir.”
Kısaca; Zai Yaşam’ın bulunduğu alandaki yapılar ”riskli yapılar” olarak tespit edilmiştir.” Bu tespiti ben yaptırmadım, Yunus Büyükkuşoğlu’nun talebiyle gerçekleşmiştir. Kaldı ki, planın revize edilmesi ve alanın ”Özel Kültürel Tesis Alanı” ilan edilmesi, doğru yapılan bir işlemdir.
Lakin;
İlgili yasaya göre; “Riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine doksan günden fazla olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı bildirilir. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır.”
Yıkılması yada yıktırılması gereken, Afet Riski olan bir yapıda gerçekleştirilen ziyaret sizce ne kadar doğrudur? Yıkımı gerçekleştirmesi gerekenlerin ziyareti düşündürücü değil midir?
Halen “Zai Yaşam” faaliyetlerine devam ederek konserler düzenlerken müşterilerinin yaşamlarını hiçe mi saymaktadır?
Bodrum Belediye Başkanı bilmelidir ki alınan bağışlar, verilen ödünden daha azdır. Bodrum bu şekilde yönetilemez.
Sayın Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum’a Huzur Evi kazandırmak istiyorsa, önce Bodrum Belediyesi’nin âtıl duran tesislerinden işe başlanmasını sağlamalıdır. Fen Lisesi yapılması da benzer bir konudur ve halen iş sürüncemede devam etmektedir.
Hayırseverlik karşılıksız olandır. İnsanın iç dünyası ile ilgili olmakla birlikte, para ile hiçbir ilgisi yoktur.
Bodrum Halkının, Bodrum’u talan eden sermayenin eline sözde bağışlarla teslim edilmesi, son derece tehlikelidir.
Vesselam…
Not: Bodrum Belediye Başkanı ailesine ait olan yeri kat karşılığı yeni bir hayırsevere mi vermiştir? Yakında.