Kızılağaç’taki inşaat, Marina Vista ruhsat tartışması, Nadir Ataman’ın sözleri ve Yahşi’deki işgal konusu gündemde. Gözler Bodrum Belediyesi’nde.
Bodrum’da son dönemde belediyeyi ilgilendiren birbiri ardına tartışmalı dosyalar gündeme gelirken, kamuoyunda aynı soru giderek daha yüksek sesle soruluyor: Bodrum Belediyesi neden susuyor?
Farklı başlıklar, ortak bir sorun: cevapsız kalan sorular.
Kızılağaç’taki projede, mahkeme kararına ve yapı tatil sürecine rağmen inşaat faaliyetlerinin sürdüğü iddiaları gündemde. Resmi tutanaklarda temel ve zemin seviyesinde imalatlar tespit edilirken, belediyenin “olumsuzluk yok” yanıtı kamuoyunda tepki çekti.
Eskiçeşme Mahallesi’ndeki Marina Vista dosyasında ise daha farklı bir tartışma öne çıkıyor. Yıkıldığı iddia edilen yapılar için tadilat ruhsatı düzenlendiği öne sürülüyor. Sit alanında bulunan bir parselde bu şekilde işlem yapılması, “hukuki dayanak ne?” sorusunu beraberinde getirdi.
Bodrum ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Nadir Ataman’ın İstanbul’da yaşanan bir olayda “Ben belediye başkan yardımcısıyım” dediği iddiası da tartışma yarattı. Ataman’ın böyle bir görevi bulunmaması, temsil ve unvan kullanımı açısından eleştirildi.
Yahşi Mahallesi’ndeki spor tesis alanında işgal olduğu belediye tarafından kabul edilirken, bu alan için ecrimisil tahsil edildiği açıklandı. Ancak işgal sona ermeden alanın kiraya verilmesi için yetki istenmesi, sürecin şeffaflığına ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Kamuoyunun beklentisi açık:
• Hukuki süreçler neden net şekilde işletilmiyor?
• Tespit edilen durumlarla sahadaki gerçek neden örtüşmüyor?
• Belediyeden neden açık ve detaylı bir açıklama gelmiyor?
Artık mesele tek bir dosya değil.
Bodrum’da oluşan tablo, doğrudan yönetim anlayışı ve şeffaflık tartışmasına dönüşmüş durumda.
Kamuoyu Bodrum Belediyesi’nden bu sorunların ve soruların yanıtını beklerken, belediye ölü taklidi mi yapıyor?