Bodrum Kızılağaç 305 ada 8 ve 9 parseller için askıya çıkarılan yeni imar planında askı süresi doldu. Bodrum Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin itiraz edip etmediği ve dava açıp açmayacağı merak ediliyor.
Bodrum Kızılağaç Mahallesi’nde Kalyon Holding bağlantılı turizm projesinin önünü açtığı belirtilen 305 ada 8 ve 9 parsellere ilişkin yeni imar planında askı süresi doldu. Şimdi gözler Bodrum Belediyesi ile Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne çevrildi.
Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı, 20 Nisan 2026 tarihinde 30 gün süreyle askıya alınmıştı.
Askı süresinin tamamlanmasının ardından kamuoyunun yanıt beklediği iki temel başlık öne çıktı:
Bodrum Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi askı süresi içinde plana itiraz etti mi?
Askı süresinin ardından 60 günlük dava açma süresi içinde yeni bir iptal davası açılacak mı?
Kızılağaç Mahallesi 305 ada ve yakın çevresine ilişkin daha önce hazırlanan imar planları, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı dava sonucunda mahkeme tarafından iptal edilmişti.
Yeni plan raporunda da Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin E:2024/480, K:2025/1518 sayılı kararıyla önceki 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği’nin iptal edildiği açıkça yer aldı.
Buna rağmen aynı bölgede yeni planın yeniden askıya çıkarılması, plan kararlarının mahkeme kararını ne ölçüde karşıladığı tartışmasını da beraberinde getirdi.
Plan araştırma ve açıklama raporunda yer alan kurum görüşleri dikkat çekiyor.
Bodrum Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğü’nün görüşünde, kıyı hattında yer alan Hazine mülkiyetindeki 305 ada 3 ve 4 parsellerin planlama açısından önemli konumda bulunduğu, bu parsellerle ilgili tapu iptal ve tescil davalarının dikkate alınması gerektiği belirtildi.
Aynı görüşte, planlama alanı sınırları ile üst ölçekli planda turizm tesis alanı olarak işaretlenen bölge arasında boşluklar oluştuğuna da dikkat çekildi. Bu durum, kıyı hattı, Hazine taşınmazları ve kamu kullanım alanlarının plan bütünlüğü içinde nasıl ele alındığı sorusunu gündeme taşıdı.
Muğla Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’nın görüşünde ise önceki planın mahkeme kararıyla iptal edildiği bilgisi yer aldı. Yeni plan sürecinde bu kararın planlama yaklaşımına nasıl yansıtıldığı ise kamuoyunun yanıt beklediği başlıklardan biri oldu.
Muğla Çevre Platformu, daha önce Bodrum Belediyesi’ne Kızılağaç’taki inşaatla ilgili 10 maddelik soru yöneltmişti.
MUÇEP; yapı tatil zaptı, mühürleme işlemi, ruhsatın hukuki durumu, kıyıya yapılan müdahale iddiaları, yeniden seviye tespiti yapılıp yapılmadığı, Kıyı Kanunu ihlali ve ÇED süreci konusunda Bodrum Belediyesi’nden açıklama istemişti.
Platformun en dikkat çeken sorularından biri, mahkeme kararları ve yapı tatil zaptına rağmen inşaatın nasıl ilerlediği olmuştu. MUÇEP ayrıca, geçersiz kaldığı ileri sürülen plana dayalı ruhsatın sahada hâlâ nasıl geçerli kabul edildiğini de sormuştu.
Bodrum Belediyesi’nin bu sorulara kamuoyuna açık, belgeli ve kapsamlı bir yanıt verip vermediği ise henüz netleşmiş değil.
Planın 20 Nisan 2026’da askıya çıkarıldığı dikkate alındığında, 30 günlük askı süresinin ardından idari dava açma süreci kritik hale geldi.
Askı süresinde itiraz yapılmadıysa, plan askı süresi sonunda kesinleşmiş kabul ediliyor. Bu durumda 60 günlük dava açma süresi işlemeye başlıyor.
Askı süresinde itiraz yapıldıysa, dava süresi itirazın değerlendirilmesi ve kararın bildirilmesi ya da zımni ret sürecine göre farklılaşabiliyor.
Bu nedenle Bodrum Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin askı süresinde itiraz edip etmediği yalnızca teknik bir ayrıntı değil, dava süresinin hesabı açısından da doğrudan önem taşıyor.
Muğla Büyükşehir Belediyesi, önceki planın iptali için yargıya başvurmuş ve mahkeme iptal kararı vermişti. Bu nedenle yeni plan karşısında Büyükşehir’in nasıl bir tutum alacağı merak ediliyor.
Eğer yeni plan, önceki iptal kararında işaret edilen hukuki ve teknik sorunları gidermeden yeniden askıya çıkarıldıysa, Büyükşehir’in yeni bir iptal davası açıp açmayacağı kamuoyu açısından belirleyici olacak.
Bodrum Belediyesi açısından da benzer bir durum söz konusu. Ruhsatlandırma, yapı tatil zaptı, seviye tespiti, kıyı müdahalesi iddiaları ve yerel imar uygulamaları bakımından belediyenin bu süreçte hangi işlemleri yaptığı ya da yapmadığı açıklığa kavuşturulmalı.
Kızılağaç dosyasında bugün yanıt bekleyen başlıklar şöyle sıralanıyor:
Bodrum Belediyesi, MUÇEP’in 10 sorusuna resmi ve belgeli bir yanıt verdi mi?
Bodrum Belediyesi askı süresi içinde yeni plana itiraz etti mi?
Muğla Büyükşehir Belediyesi askı süresi içinde yeni plana itiraz etti mi?
Askı süresi sonunda kesinleşen ya da kesinleşme süreci devam eden plan için iptal davası açılacak mı?
Mahkemenin önceki iptal kararında ortaya koyduğu gerekçeler yeni planda nasıl karşılandı?
Kıyı hattındaki Hazine parselleri, kamu kullanım alanları ve kıyıya erişim plan bütünlüğü içinde nasıl çözüldü?
Yapı tatil zaptı ve mühürleme işleminden sonra inşaatın hangi hukuki dayanakla ilerlediği açıklandı mı?
Ruhsatın dayanağı olan plan iptal edilmişken mevcut ruhsatın hukuki durumu yeniden değerlendirildi mi?
Kızılağaç’taki proje artık yalnızca bir turizm yatırımı tartışması değil; mahkeme kararlarının uygulanması, kıyıların korunması, belediyelerin yetki ve sorumlulukları ile kamu yararının nasıl gözetileceği sorunudur.
Plan askıdan indi. İtiraz süresi geride kaldı. Dava açma süresi ise işliyor.
Bu aşamada Bodrum Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kamuoyuna açık şekilde yanıtlaması gereken soru nettir:
Bu plana itiraz edildi mi, edilmediyse neden edilmedi; dava açılacak mı, açılmayacaksa gerekçesi nedir?
Kamu yararı, kıyı hakkı ve mahkeme kararlarının gereği bakımından bu soruların cevabı yalnızca çevre platformlarının değil, bütün Bodrum kamuoyunun bilmesi gereken bir konudur.