Kıyı işgalleri kaldırılmayı beklerken yenilerinin önü mü açılıyor?

Bodrum’da “Kıyılar halkındır” eylemleri sürerken, Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle kıyı ve sahil şeritlerinin ticari ünitelerle birlikte Bakanlığa bağlı kuruluşlara ve iştiraklerine kiralanmasının önü açıldı. Alanların daha sonra üçüncü kişilere kullandırılmasını engelleyen açık bir hüküm bulunmaması yeni kıyı işgalleri endişesi yarattı.

Kıyı işgalleri kaldırılmayı beklerken yenilerinin önü mü açılıyor?
A+
A-

Kıyı işgalleri kaldırılmayı beklerken yenilerinin önü mü açılıyor?

Bodrum’da yurttaşlar haftalardır “Kıyılar halkındır” diyerek sahillerdeki işletme işgallerinin kaldırılmasını isterken, Resmî Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme kıyı ve sahil şeritlerinin ticari ünitelerle birlikte kiraya verilmesinin önünü açtı. Kıyıyı kiralayacak kamu iştirakinin alanı üçüncü kişilere işlettirip işlettiremeyeceği ise belirsiz bırakıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmeliğin 81’inci maddesine eklenen fıkrayla, Bakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlarda yapılması zorunlu ticari ünitelerin, hasılat veya gelirden pay alınması karşılığında protokolle kiralanabilmesine olanak tanındı.

Kiralama; Bakanlığın merkez teşkilatına, Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğüne, Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlara ve bunların iştiraklerine yapılabilecek.

Yalnızca büfe değil, kıyı da kiralanacak

Düzenlemede dikkat çeken nokta, kira konusunun yalnızca büfe, duş, tuvalet veya benzeri ticari ve hizmet üniteleriyle sınırlandırılmaması oldu.

Yönetmelikte açıkça “kıyı ve sahil şeritleri ve bu alanlar üzerinde yapılması zorunlu ticari üniteler” ifadesine yer verildi. Böylece birkaç metrekarelik bir ticari ünitenin bulunduğu çok daha geniş kıyı alanının da kiralama kapsamına alınabilmesinin önü açıldı.

Düzenlemeye göre kıyılar, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, ilgili yönetmelik ve onaylı imar planı hükümlerine uygun biçimde düzenlenecek. İmar planında büfe, duş, tuvalet veya başka bir ticari ünite ayrılması hâlinde, yalnızca bu yapı değil önündeki kıyı ve sahil şeridi de kira konusu olabilecek.

Kiralanan kıyıyı gerçekte kim işletecek?

Yönetmelik, kıyıların doğrudan özel işletmelere kiralanacağını söylemiyor. İlk kiralama işleminin Bakanlığa bağlı kuruluşlar veya bunların iştirakleriyle yapılacağı belirtiliyor.

Ancak düzenlemede, kiralanan alanların daha sonra özel şirketlere işlettirilmesini, kullandırılmasını ya da ticari hizmetlerin üçüncü kişilere gördürülmesini yasaklayan açık bir hüküm de bulunmuyor.

Kıyıyı kiralayan iştirak alanı kendisi mi işletecek, hizmet alımı yoluyla özel şirkete mi verecek, mevcut işletmenin önündeki plaj başka bir işletmeciye mi kullandırılacak? Bu soruların yanıtı yönetmelikte yer almıyor.

Halkın ücretsiz kullanacağı alanın büyüklüğü, kesintisiz geçiş koridorları, şezlongsuz bölümler, kiralama süresi ve gelirden alınacak pay oranı da açıklanmadı.

Bodrum’da yurttaşlar haftalardır eylemde

Düzenleme, Bodrum’da kıyı işgallerine karşı tepkilerin büyüdüğü bir dönemde yürürlüğe girdi.

Gümüşlük Forumu öncülüğündeki yurttaşlar, 28 Haziran’da başlattıkları “Kıyılar halkındır” eylemlerini haftalardır sürdürüyor. Çayıraltı Halk Plajı ve Gümüşlük sahilindeki işletme işgallerinin kaldırılmasını isteyen yurttaşlar, kıyılara erişimin bir işletmenin müşterisi olma şartına bağlanamayacağını vurguluyor.

Kıyı işgalleri nedeniyle Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci hakkında görevi ihmal iddiasıyla suç duyurusunda da bulunuldu. Gümüşlük’teki kıyı eylemleri yedinci haftasına girerken yürürlüğe konulan yeni düzenleme, mevcut işgaller kaldırılmadan yeni ticari kullanım alanlarının ortaya çıkabileceği endişesini artırdı.

Kamu yararı nerede?

Yönetmelikte kiralamanın amacı; kıyıların bakım, onarım, güvenlik ve temizlik hizmetlerinin yürütülmesi olarak gösterildi. Ancak bu hizmetlerin sağlanması için kıyı alanının tamamının neden kiralanması gerektiği açıklanmadı.

Anayasa’nın 43’üncü maddesine göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunuyor ve kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetilmesi gerekiyor. Kıyı Kanunu da kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğunu hükme bağlıyor.

Yönetmelikte Kıyı Kanunu’na uygunluk şartı bulunsa da halkın ücretsiz ve kesintisiz erişimini uygulamada koruyacak somut hükümlere yer verilmemesi dikkat çekiyor.

Bodrum’da yurttaşlar mevcut işletmelerin kıyılardan çekilmesini isterken, yeni düzenleme şu soruyu gündeme getirdi:

Kıyı işgalleri kaldırılacak mı, yoksa imar planı ve protokol yoluyla yeni işgaller hukuki bir görünüme mi kavuşturulacak?

Kıyı işgalleri kaldırılmayı beklerken yenilerinin önü mü açılıyor?