Bodrum Gündoğan Kızılburun’da tonoz yapımı amacıyla sahile beton döken firmaya 150 bin lira ceza kesildi. Sahile dökülen beton ekiplerin ve yurttaşların gözetiminde kaldırıldı.
Bodrum’un Gündoğan Mahallesi Kızılburun mevkiinde, tonoz yapımı amacıyla sahile beton döken firmaya zabıta ekipleri tarafından 150 bin lira idari para cezası uygulandı.
Billur Kent çevresindeki sahil alanında yapılan çalışma, yurttaşların tepkisi ve sosyal medya paylaşımlarıyla gündeme gelmişti. Kıyıya yakın noktada beton döküldüğü, doğal sahil dokusuna müdahale edildiği ve çalışmanın şikâyete rağmen sürdüğü ileri sürülmüştü.
İhbar üzerine bölgeye giden zabıta ekipleri, sahilde beton dökümü yapan firmaya cezai işlem uyguladı. Sahile dökülen betonun ise bölge halkı ve ekiplerin gözetiminde kaldırıldığı öğrenildi.
Bodrum Haber’in dün gündeme taşıdığı olayda, yurttaşlar Gündoğan Kızılburun’daki sahil alanında yapılan çalışmaya tepki göstermişti. Paylaşımda, bölgenin “kalan son açık sahil alanlarından biri” olduğu vurgulanmış, kıyıların anayasal hak olduğu belirtilerek Bodrum Belediyesi göreve çağrılmıştı.
Söz konusu paylaşımda şu ifadeler yer almıştı:
“Gündoğan Kızılburun Billur Kent inşaatı, gecekondu gibi gece beton döküp doğal sahili işgal etti. Zabıta geldi ceza yazdı. İplemedi. Ertesi gün yine devam etti. O bölgede gerçekten kalan son açık sahil. Belediye’ye şikâyet edildi. Dosya numarası mevcut. Bu mudur kamuculuk, halkçılık? Kıyılar anayasal haktır. Anayasaya inanan bu işgallerle mücadele etmelidir.”
Gelen ihbarların ardından zabıta ekiplerinin bölgede işlem yaptığı, firmaya 150 bin lira idari para cezası verildiği ve sahile dökülen betonun kaldırıldığı bildirildi.
Bu gelişmeyle birlikte Kızılburun’daki çalışma, yalnızca bir inşaat faaliyeti olarak değil, Bodrum’da kıyıların korunması, sahil alanlarının kamuya açık kalması ve denetim mekanizmasının işleyişi açısından yeniden tartışma konusu oldu.
Kızılburun örneği, Bodrum’da kıyı ihlali iddialarının çoğu zaman önce yurttaşlar tarafından fark edildiğini, ardından sosyal medya üzerinden kamuoyuna taşındığını gösterdi.
CİMER, belediye başvuru hatları ve resmi dilekçelerin yanında sosyal medya, kıyı işgallerine karşı önemli bir görünürlük alanına dönüşmüş durumda. Ancak bu tablo, aynı zamanda denetimin ihbar sonrası değil, sahada sürekli ve etkili biçimde yapılması gerektiğini de ortaya koyuyor.
Türkiye’de kıyılar kamunun ortak kullanım alanıdır. Kıyıya yönelik her türlü müdahalenin kamu yararı, mevzuat ve denetim açısından açık biçimde değerlendirilmesi gerekir.
Gündoğan Kızılburun’da sahile dökülen betonun kaldırılması ve firmaya ceza kesilmesi, yurttaşların kıyı hakkı konusundaki duyarlılığının somut bir karşılık bulduğunu gösterdi.
Ancak bundan sonraki süreçte şu sorular yanıt bekliyor:
Söz konusu tonoz çalışmasının izin süreci var mıydı?
Sahile beton dökülmesine kim ya da hangi kurum tarafından göz yumuldu?
Cezai işlemden sonra bölgede yeni bir çalışma yapılmaması için hangi denetim uygulanacak?
Bodrum’da kıyıların korunması için verilen sözlerin sahadaki uygulamalarla desteklenmesi bekleniyor.