Kumbahçe Halk Plajı’nda yaşanan işletme krizinde yeni gelişme. İşletmeci Atilla Sayar’ın şikayeti üzerine başlatılan soruşturma, Ahmet Aras dönemine uzandı. Olay kamu yönetiminde şeffaflık tartışması yarattı.
Bodrum’da uzun süredir konuşulan ve kamuoyunun yakından takip ettiği Kumbahçe Halk Plajı’ndaki işletme krizi, yeni bir boyut kazandı. İşletmeci Atilla Sayar’ın şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, dönemin Bodrum Belediye Başkanı ve mevcut Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras hakkında önemli bir gelişme yaşandı.
Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen süreçte, İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni talep edildi. Bakanlıktan izin çıkması halinde, dosya yargıya taşınacak ve Ahmet Aras’ın ifadesine başvurulacak.
Dönemin Bodrum Belediyesi Gıda A.Ş. Genel Müdürü Faruk Ulusoy, konuyu yakından bildiğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu. Ulusoy, Atilla Sayar ile Belediye Başkanı Ahmet Aras arasında bir alan devri anlaşması yapıldığını doğruladı.
Ulusoy’un ifadesine göre, Sayar’ın Bodrum Çarşı Mahallesi’nde Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden kiraladığı yer belediyeye devredilmiş, karşılığında Kumbahçe Paşatarlası Plajı’nda yer tahsisi yapılmıştı. Ancak Sayar, belediyeden ruhsat alamadığı için mağdur edildi.
İddialara göre, belediye söz konusu alanı başka bir özel işletmeye kiralayarak gelir elde etti. Ardından alanın Milli Emlak’a ait olduğu anlaşılınca, kurumun talebiyle Bodrum Belediyesi zabıta ekipleri tarafından mühürleme işlemi gerçekleştirildi.
Bu gelişme üzerine Atilla Sayar, “kandırıldığını” belirterek hukuki yollara başvurdu ve Ahmet Aras hakkında suç duyurusunda bulundu.
Ahmet Aras, Oda TV’ye yaptığı açıklamada olayın kamu düzenini sağlama amacıyla gerçekleştirildiğini, kaçak yapıların yıkıldığını ve görevini yaptığını savundu. Ancak bölgede halen faaliyette olan işletmelerin bulunması, bu açıklamayı kamuoyu nezdinde tartışmalı hale getirdi.
Bölgedeki benzer işletmelerin faaliyetine izin verilirken, bir vatandaşın işyerinin kapatılması eşitlik ve adalet ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri doğurdu.
Kamuoyunda, “Madem kamu yararı için hareket edildi, neden aynı alanda yeni işletmeler açıldı?” soruları dile getiriliyor.
Bu dosya artık yalnızca bir ruhsat tartışması değil; yerel yönetimde hesap verebilirlik ve şeffaflık açısından bir sınav niteliği taşıyor.
Bodrum’da kamu düzeni gerekçesiyle yapılan işlemlerin, kamu yararı ilkesini ne ölçüde yansıttığı önümüzdeki süreçte yargı ve kamuoyu denetimiyle netleşecek.
Bodrum Haber, sürecin takipçisi olacak ve gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmayı sürdürecek.
Kaynak: Bodrum Sıcak Haber