Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
34°C

Öz farkındalık ile aşırı düşünme arasındaki ince çizgi

Kendimizi tanımaya çalışmak, duygu ve düşüncelerimizi anlamlandırmak ruh sağlığımız için oldukça değerlidir. Öz farkındalık; güçlü yönlerimizi, sınırlarımızı ve ihtiyaçlarımızı fark etmemizi sağlayarak daha sağlıklı kararlar almamıza yardımcı olur …

Öz farkındalık ile aşırı düşünme arasındaki ince çizgi
A+
A-

Kendimizi tanımaya çalışmak, duygu ve düşüncelerimizi anlamlandırmak ruh sağlığımız için oldukça değerlidir. Öz farkındalık; güçlü yönlerimizi, sınırlarımızı ve ihtiyaçlarımızı fark etmemizi sağlayarak daha sağlıklı kararlar almamıza yardımcı olur. Ancak bu süreç, farkında olmadan aşırı düşünmeye dönüşebilir.

İnsan zihninde sürekli devam eden bir iç konuşma vardır. Bu iç sesin bir kısmı, zamanla kendi deneyimlerimiz ve değerlerimiz doğrultusunda geliştirdiğimiz düşüncelerden oluşurken, bir kısmı ise çocukluğumuzdan itibaren ailemizden, çevremizden ve toplumdan öğrendiğimiz mesajları taşır. Bu iki ses zaman zaman birbiriyle uyum içinde olabilir, zaman zaman da çatışabilir. İçimizde yaşanan bu diyaloglar, olayları yorumlama biçimimizi ve kendimize bakış açımızı şekillendirir.

Düşüncelerimizin farkında olmak psikolojik sağlamlığın önemli bir parçasıdır. Ancak her düşünceyi analiz etmeye çalışmak, her davranışın altında gizli bir anlam aramak ya da sürekli “Neden böyle hissettim?”, “Acaba bunu neden söyledim?” gibi sorularla zihni meşgul etmek, bizi sonu gelmeyen bir sorgulama döngüsüne sürükleyebilir. Bu durum, öz farkındalıktan çok aşırı düşünmenin (overthinking) bir göstergesi olabilir.

Öz farkındalık, düşünceleri fark edip onları olduğu gibi kabul edebilmeyi içerirken; aşırı düşünme aynı düşünceleri tekrar tekrar zihinde döndürmek ve kesin bir cevap aramaktır. Oysa hayatın her sorusunun net bir cevabı olmayabilir. Bazen bir duyguyu yalnızca yaşamak, onu çözmeye çalışmaktan daha sağlıklıdır.

Sağlıklı olan, zihnimizdeki her sesi mutlak doğru kabul etmek yerine onları merakla gözlemleyebilmektir. Düşüncelerimizi dinlemek önemlidir; ancak hayatımızı onların yönlendirmesine izin vermek yerine, değerlerimiz doğrultusunda hareket etmeyi seçebilmek psikolojik esnekliğin önemli bir göstergesidir.

Öz farkındalık, kendimizi sürekli yargılamak değil; kendimizi anlayabilmektir. Kendimizi tanımaya çalışmak gelişimin kapısını aralar, ancak her düşüncenin peşinden gitmek ve her hissi açıklamaya çalışmak zamanla zihinsel yorgunluğa ve kaygıya dönüşebilir. Gerçek öz farkındalık, zihnimizden geçen her düşünceye cevap bulmak değil; onları fark edebilmek, gerektiğinde serbest bırakabilmek ve yaşamı değerlerimiz doğrultusunda sürdürebilmektir. Çünkü ruhsal iyi oluş, zihnimizdeki tüm soruları cevaplamakla değil, bazı soruların kesin bir yanıtı olmadığını kabul ederek yaşamla uyum içinde ilerleyebilmekle güçlenir.

Fotoğraf: Unsplash

ETİKETLER: , , ,