İkizköy’de zeytinliklerin korunması için köylüler traktörleriyle Akbelen’e girdi. Eyleme çevre örgütleri ve Bodrum’dan destek geldi. Mücadele dayanışmayla büyüyor.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de, Akbelen Ormanı ve çevresindeki zeytinliklerin korunması için sürdürülen mücadele, bugün düzenlenen kitlesel eylemle yeniden gündeme geldi. “Toprak ve Yaşam Nöbeti” kapsamında gerçekleştirilen etkinliğe yüzlerce çevreci, köylü ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
Köylüler, sabah saatlerinde traktörlerle alana giriş yaptı. Türk bayrakları ve çevre pankartları taşıyan konvoy, Akbelen Ormanı çevresinde adeta insan zinciri oluşturdu. En dikkat çeken pankartlardan biri “Zeytin bin yıl, on üç nesil… Ya maden kaç yıl?” yazısıyla mücadelelerinin uzun soluklu doğasına dikkat çekti.
İkizköy Muhtarı Nejla Işık, alanda yaptığı konuşmada birleşmenin gücüne vurgu yaptı:
“Onlar köylülerin bir araya gelmesinden korkuyor. Biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Bu yasa bizim için yok hükmündedir.”
Köylülerden Esra Işık da mücadeleyi şu sözlerle özetledi:
“Bir dal bile vermeyeceğiz. Maden yasasına karşı tüm köyleri dolaştık, Meclis’e gittik, ama sesimiz duyulmadı. Patronlar temsil ediliyor, köylüler değil. Biz yine de mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”
MUÇEP, AYÇED ve Akbük Doğa ve Yaşam Derneği gibi çevre örgütleri, sloganlar ve dövizlerle eyleme destek verdi. “Su, hava, toprak temel haktır”, “Ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Gün gelecek, devran dönecek” sloganları alanda sık sık yankılandı.
Bodrum’dan gelen MUÇEP gönüllüleri, üç araçlık bir konvoyla alana ulaştı. Grup adına yapılan açıklamada, “Bitti demeden bitmez. Yerelde daha güçlü bir örgütlenme kuracağız” denildi.
Etkinlik sonunda katılımcılara aşure ikram edildi. Bu sembolik jest, mücadelenin sadece sözle değil, dayanışma ruhuyla sürdürüldüğünü ortaya koydu.
Eylem, katılımcıların hep bir ağızdan söylediği şu sözlerle son buldu:
“Bizim madene verecek köyümüz yok. Biz birleşince yenilmeyiz. Biz bir şirketten daha büyüğüz. Haklıyız, güçlüyüz, kararlıyız. Yaşasın direniş, yaşasın dayanışma!”