Muğla Milas İkizköy’de YK Enerji’nin 151 zeytin ağacını taşıması tepki çekti. Bilim insanları mevsim ve yöntem nedeniyle ağaçların tutma şansının düşük olduğunu, ekosistemin zarar göreceğini savunuyor.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de, Limak ve İçtaş ortaklığındaki YK Enerji A.Ş., Akbelen ormanlarında yapılan kömür madeni genişletme çalışmalarının ardından bu kez tarım alanlarındaki 151 zeytin ağacını taşıdı.
Şirket, zeytinlerin Ankara Üniversitesi öncülüğünde bilimsel yöntemlerle yeni alanlarına dikildiğini duyurdu. Ancak çevre örgütleri ve bilim insanları bu uygulamaya “mevsim ve yöntem açısından bilim dışı” diyerek sert tepki gösterdi.
YK Enerji, Ağustos ayında başlatılan ve MAPEG’in 4 Ağustos 2025 tarihli “Maden Kanunu Geçici 45. Madde” uygulaması çerçevesinde yürütülen çalışma kapsamında 151 zeytin ağacını yeni yerlerine taşıdı.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya, her ağacın koordinat bilgisi, gövde çapı ve kök yapısının dijital olarak kaydedildiğini, sulama ve bakımın düzenli izleneceğini açıkladı.
Şirket ayrıca, taşınan ağaçların yanına 151 yeni fidan dikerek toplam 302 zeytin ağacını bölgeye kazandırmayı hedeflediklerini duyurdu.
Ancak bu açıklamalar, bölgedeki bilim insanlarını ve çevre savunucularını ikna etmedi.
Tarım Orkam-Sen (Tarım ve Ormancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası) Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Ziraat Mühendisi Bahadır Tamer, bu mevsimde yapılan taşımanın “tamamen algı operasyonu” olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu mevsimde zeytin ağacı taşınmaz. Zorunlu tekil taşıma bile şubat sonu-mart başında yapılır. Taşınan ağaçların yüzde 70’i tutmaz, tutanlar ise en az 8-10 yıl meyve vermez. Ayrıca maden sahasına zeytin dikilmesi bilimsel olarak mümkün değildir.”
Ulu Zeytin Ağaçları Derneği Başkanı ve MSKÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aktürk, taşıma işleminin ekolojik ve kültürel sonuçlarına dikkat çekerek uyardı:
“Zeytin ağaçlarının kök sisteminin en fazla yüzde 30’u korunur. Bu durum taşınan ağaçların yüzde 40-70’inin kurumasına yol açar. Zeytinlikler; arılar, polinatör böcekler, kuşlar ve endemik bitkiler için zengin yaşam alanlarıdır. Bu ekosistemler taşınamaz, geri döndürülemez biçimde kaybolur.”
Aktürk ayrıca Milas, Bodrum ve Yatağan’ın Avrupa Konseyi Zeytin Ağacı Kültür Rotası üyesi olduğunu hatırlatarak, bu uygulamanın Türkiye’nin uluslararası kültürel miras yükümlülüklerini de zedeleyeceğini söyledi.
Bodrum Ziraat Odası Başkanı Mehmet Melengeç ise zeytin ağaçlarının taşınmasına hiç tanık olmadıklarını belirterek şu sözlerle tepki gösterdi:
“Zeytinlerin hasat mevsimine girilirken taşınması kabul edilemez. Bu ağaçlar tutsa bile yıllarca meyve vermez. Üstelik maden sahasına taşınan zeytinlerin nerede olduğunu bile bilmiyoruz. Sulama ve bakımın nasıl yapılacağı belirsiz.”
Taşıma sürecini yerinde izleyen bazı köylüler ise farklı görüşler dile getirdi.
Bazı köylüler zeytinlerin sürgün verdiğini görüp “içimiz rahatladı” derken, çevreci gruplar taşımanın uzun vadede ekosisteme vereceği zararların geri döndürülemez olacağı uyarısında bulunuyor.
İkizköy’deki gelişme, Türkiye’de enerji arzı ve tarımsal-kültürel mirasın bir arada korunup korunamayacağı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Bir yanda şirketin bilimsel yöntemlerle zeytinleri koruduğunu savunan açıklamaları, diğer yanda ekosistemin zarar göreceğini ve kültürel mirasın tehlikeye atıldığını savunan uzman görüşleri bulunuyor.