Bodrum Halikarnas Kafeterya’nın Trafo Cafe’ye dahil edilmek istenmesi sonrası Ahmet Aras hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamalarıyla savcılığa başvuru yapıldı.
Bodrum’un Çarşı Mahallesi Barış Meydanı’ndaki Halikarnas Kafeterya, dönemin Bodrum Belediye Başkanı ve şimdiki Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras hakkında ciddi iddialara konu oldu. Vakıflar’a ait mülkiyet üzerindeki kafeteryanın, Aras’ın yönlendirmesiyle Trafo Cafe’ye dahil edilmek istendiği, karşılığında ise işletmeci Atilla Sayar’a Kumbahçe Mahallesi Paşatarlası’nda bulunan bir Beach işletmesi teklif edildiği ortaya çıktı.
6 Temmuz 2020’de yapılan ilk kira sözleşmesiyle birlikte Paşatarlası’ndaki işletmeye numarataj verildi, yüksek elektrik faturaları kesilmeye başlandı ve kira düzenli olarak tahsil edildi.
Ancak iddialara göre Ahmet Aras, “ruhsat işini ben çözeceğim” diyerek süreci sürekli oyaladı ve işletmeye hiçbir zaman resmi ruhsat verilmedi.
İki yıl sonra, 1 Ağustos 2022’de Atilla Sayar’ın şirketi üzerinden aynı şartlarla ikinci bir kira kontratı düzenlendi. Fakat ruhsat yine çıkmadı.
Yıllarca kira ve fatura ödeyen Atilla Sayar, söz konusu yerin aslında Bodrum Belediyesi’ne değil Milli Emlak’a ait olduğunu öğrenince büyük bir şok yaşadı. Yasal sürecin başlamasıyla kaymakamlığın talimatı üzerine Bodrum Belediyesi zabıta ekipleri işletmeyi mühürledi.
Bu gelişme, belediyeye bağlı bir şirket eliyle yürütülen bu kiralama işlemlerinin hukuksuzluğunu gözler önüne serdi.
Atilla Sayar ve avukatı Doğukan Kozan, ellerindeki belgelerle birlikte dönemin Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ve eski Belediye A.Ş. Genel Müdürü (halen Belediye Gıda A.Ş. Genel Müdürü) hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamalarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Vatandaşlar da sürece tepki göstererek,
“Ahmet Aras makam gücünü kullanarak vatandaşı mağdur etmiş, yüksek kiralar ve faturalarla kandırmıştır. Kendisine ait olmayan bir yeri kiraya verip yıllarca vatandaşı oyalamak tam anlamıyla skandaldır. Bu işin hesabı mutlaka yargı önünde sorulmalı”
şeklinde görüş bildirdi.