DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Hafif Yağmurlu
19°C
Muğla
19°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Yağmurlu
23°C
Pazartesi Az Bulutlu
24°C
Salı Hafif Yağmurlu
22°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
23°C

Akbelen’de “Acele Kamulaştırma” Tartışması: 200 Parsel İçin 96 Dava Açıldı

Milas İkizköy Akbelen’de acele kamulaştırma kararına karşı Danıştay’da 200 parsel için 96 dava açıldı. Avukatlar “Akbelen’de hukuka acele ihtiyaç var” dedi.

Akbelen’de “Acele Kamulaştırma” Tartışması: 200 Parsel İçin 96 Dava Açıldı
A+
A-

Akbelen’de “Acele Kamulaştırma” Tartışması: 200 Parsel İçin 96 Dava Açıldı

Bodrum Haber

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Akbelen’de köylülerin yaklaşık 7 yıldır gönüllü avukatlığını üstlenen üç avukat, yaptıkları ortak yazılı açıklamayla acele kamulaştırma kararına tepki gösterdi. Avukatlar, “Akbelen’de hukuka acele ihtiyaç var” diyerek yargıya çağrıda bulundu.

Üç Avukattan Ortak Açıklama

Köylülerin gönüllü avukatlığını yapan Arif Ali Cangı, İpek Sarıca ve İsmail Hakkı Atal tarafından yapılan açıklamada, 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla ilan edilen acele kamulaştırmanın yeni bir hukuki tartışma başlattığı belirtildi.

Açıklamaya göre söz konusu karar kapsamında çok sayıda taşınmaz acele kamulaştırma kapsamına alındı. Buna karşılık köylülerin mülkiyet hakkını ve yaşam alanlarını korumak amacıyla Danıştay’da yaklaşık 200 parsel için 96 ayrı iptal davası açıldı.

Avukatlar, açılan davaların kamulaştırma işleminin kamu yararı, sebep ve amaç unsurları açısından hukuka aykırı olduğu iddiasına dayandığını ifade etti.

Köylülerin Evleri de Kamulaştırma Kapsamında

Açıklamada kamulaştırma kapsamına alınan alanların yalnızca zeytinlikler ve tarım arazileri olmadığına dikkat çekildi.

Köylülerin içinde yaşadığı evlerin, yerleşim alanlarının ve yaşam çevresinin de kamulaştırma kararına dahil edildiği belirtilerek bunun Anayasa’nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkı, yaşam hakkı ve yerleşme özgürlüğüne ağır bir müdahale olduğu savunuldu.

Avukatlar, kamulaştırma adı altında köylülerin yaşam alanlarının maden sahasına dönüştürülmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını dile getirdi.

Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Davalar Başladı

Cumhurbaşkanlığı kararının yayımlanmasının ardından idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesine dayanarak süreci başlattığı belirtildi.

Bu kapsamda Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde acele el koyma ve değer tespiti davalarının açılmaya başlandığı ifade edildi. Bu davalar sonucunda taşınmazlara mahkeme eliyle el konulması ve kamulaştırma bedellerinin belirlenmesi süreci yürütülecek.

Ancak avukatlar, bu sürecin dayanağının Danıştay’da iptali istenen Cumhurbaşkanı kararı olduğunu hatırlattı.

“Danıştay Kararı Beklenmeli”

Danıştay’da açılan iptal davalarında yürütmenin durdurulması taleplerinin henüz karara bağlanmadığı belirtildi.

Danıştay’ın davalı kurumlar olan Cumhurbaşkanlığı ve MAPEG’den savunma istemek için 15 günlük süre verdiği, bu sürenin uzatılması durumunda kararın en erken 45 gün sonra çıkabileceği ifade edildi.

Bu süreçte Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde acele el koyma işlemlerinin başlatılmasının telafisi imkânsız zararlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.

Avukatlar, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Danıştay’da yürütmenin durdurulması konusunda verilecek kararı beklemesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu belirtti.

“Hukuk Gecikmeden Uygulanmalı”

Açıklamada acele kamulaştırmanın istisnai bir uygulama olduğu vurgulanarak şu çağrı yapıldı:

“Hukuk, olması gerektiği gibi ve gecikmeksizin uygulanmalıdır. Yargı mercileri idarenin fiili dayatmalarını önleyici ve sorumlu bir tutum içinde hareket etmelidir.”

Avukatlar, Danıştay 6. Dairesi’nden savunmalar alındıktan sonra yürütmenin durdurulması kararı verilmesini ve Milas Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin de bu kararı bekletici mesele yapmasını talep etti.

ETİKETLER: