Danıştay 6. Dairesi’nin acele kamulaştırma kararında yürütmeyi durdurmasına rağmen Akbelen’de iş makinelerinin yeniden çalıştığı iddiası köylülerin tepkisine neden oldu.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de, Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazileri için verilen “acele kamulaştırma” kararına ilişkin Danıştay 6. Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararına rağmen bölgede çalışmaların sürdüğü iddiası tepki çekti.
Akbelen’de köylüler ve yaşam savunucuları, iş makinelerinin evlerin çok yakınında yeniden çalışmaya başladığını belirterek, mahkeme kararlarının uygulanmasını istedi.
Bölgede yaşayan yurttaşlar ve yaşam savunucuları, mahkeme kararlarına rağmen evlerin yakınında çalışma yürütüldüğünü belirterek tepki gösterdi.
Açıklamalarda, “Mahkeme kararlarına rağmen evlerimizin dibinde çalışmalar sürüyor. Nerede mahkeme kararlarına uyacaklar?” ifadeleri kullanıldı.
İkizköylüler, maden faaliyetleri nedeniyle köy yaşamının, zeytinliklerin, tarım alanlarının ve yaşam güvenliğinin tehdit altında olduğunu savunuyor.
Evlerinin birkaç metre yakınında çalışmaların sürdüğünü belirten İkizköylüler, iş makineleri ve dinamit patlatmalarıyla köyden çıkarılmaya çalışıldıklarını savundu.
Köylüler açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
“Dinamitle, iş makineleriyle, baskıyla bizi köyümüzden süreceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Bu topraklarda şirketler değil, yüzyıllardır burada yaşayan insanlar var. Evlerimiz, mezarlarımız, zeytinliklerimiz, anılarımız burada.
Korku yaratarak, huzurumuzu bozarak bizi yıldıramayacaksınız. Köylerimizi de toprağımızı da geleceğimizi de terk etmeyeceğiz.”
Sabah saatlerinde evinin yaklaşık 10 metre yakınında başlayan çalışmalara uyandığını belirten bir köylü kadın ise, “Ölürsek bu topraklarda ölelim, Limak’a teslim olmayacağız” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
İkizköy Muhtarı Nejla Işık da köy çevresine çekilen jiletli tellere tepki gösterdi.
Işık, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bu jiletli telleri buraya çekmekle bu köye, bizlere hakim olmuyorsunuz. Bu köy babanızın çiftliği değil. İstediğiniz zaman gelip evlerimizin 5-10 metre dibinde ‘Sahamızın içinde çalıştık’ diyemezsiniz. Sizden önce de burada yaşıyorduk. Siz gideceksiniz, biz bu topraklarda yaşamaya devam edeceğiz.”
Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerine ilişkin acele kamulaştırma kararı, köylüler ve yaşam savunucuları tarafından yargıya taşınmıştı.
Danıştay 6. Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararına rağmen bölgede çalışma başlatıldığı iddiası, köylülerin tepkisini büyüttü.
İkizköylüler, mahkeme kararlarının uygulanmasını, iş makinelerinin bölgeden çekilmesini ve yaşam alanlarına yönelik baskının son bulmasını istiyor.
Öte yandan Akbelen direnişçisi Esra Işık’ın “kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlisine hakaret” suçlamalarıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 22 Haziran’da görülecek.
Uluslararası Af Örgütü, Esra Işık hakkındaki suçlamaların düşürülmesi için Milas Cumhuriyet Başsavcısına hitaben hazırlanan bir dilekçeyi dünya çapında imzaya açtı.
Dilekçede, Akbelen bölgesinde kömür madeni genişlemesine karşı barışçıl şekilde mücadele eden yurttaşların ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma haklarına saygı gösterilmesi çağrısı yapıldı.
Akbelen’de köylüler, maden sahasının genişlemesine karşı uzun süredir hukuki ve fiili mücadele yürütüyor.
İkizköylüler, evlerinin, mezarlarının, zeytinliklerinin ve anılarının bulunduğu toprakları terk etmeyeceklerini belirterek, “Bu topraklarda şirketler değil, yüzyıllardır burada yaşayan insanlar var” mesajını ver