Bodrum Belediye Meclisi toplanamamış, bak sen Allah’ın işine! Hâlbuki hepsi görev aşkıyla yanıp tutuşuyor.
“Bodrum Belediyesi’nin 7 Nisan Pazartesi günü yapılması planlanan Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, yeterli çoğunluk sağlanamadığı gerekçesiyle ertelendi.”
Gerekçeleri her ne olursa olsun, vazifenin ihmali ve ertelenmesi sorumsuzluğun alasıdır. “Birkaç gün sonra toplansalar ne olur?” diyenler çıkacaktır. Bir şey olmaz ya da ne olabilir ki, toplanmamaları memleketin faydasına zaten. En azından kente zarar vermeleri gecikmiş olur.
Şöyle bir baktım meclis gündemine ne var ne yok diye, önem arz eden bir konu yok. Bodrum Belediyesi 2024 Yılı Faaliyet Raporu görüşülecekmiş, komisyon seçimleri, imar değişikliği, bağış işleri falan filan.
Gündemi inceleyince toplantıya gelmeyen meclis üyelerine hak verdim, utançlarından gelmemişler. Olmayan belediye faaliyetlerinin nesi konuşulacak ki.
“Başkan sürekli izinli olduğu için belediyeye uğrayamadı, o nedenle faaliyetlerde bulanamadık” mı deselerdi. Veya “sermaye ne dedi de yapmadık mı” demeliydiler.
“Gayrimenkulleri satıp borçları ödeyecektik, aldığımız kararları hayata geçiremedik” mi deseydiler. “Borç günden güne büyüyor, biz de tasarruf olsun diye işten çıkardığımız veya emekli ettiğimiz emekçilerin tazminatlarını veremedik” mi demeliydiler.
Biz her günü bayram ettik, lakin emekçilerin tazminatını ödeyemediğimiz için onlara her günü cehennem ettik diyebilecekler miydi?
“İki kez borçlanma yetkisi aldım fakat belediyeye kredi vermediler, itibarımız ayaklar altında ama biz Hak-Hukuk-Adalet peşindeyiz” mi demelilerdi.
“Martın sonu bahardı, her şey güzel olacaktı ama, bizi metroloji kandırdı Allah bizi affetsin” mi deselerdi.
“Ser verdik sır vermedik, seçilme hakkı olmayan Ahmet Faik Karakaya’yı seçilme hakkı olmadan meclise aldık, halen yüzsüzlüğe devam ederek istifasını dahi istemiyoruz” diye övünecekler miydi?
Tarım ve Zeytinlik Alanlarının, kıyıların talanını görmezden gelerek yalandan birkaç yıkım yapıp, göz boyuyoruz deselerdi olur muydu?
Bodrum Belediye Meclis Toplantısına katılmayan meclis üyeleri özeleştiri yapmak zorundadır. Oturdukları koltuklar hiç birisinin babasının malı değil, halkın onlara verdiği emanetlerdir. Hiç kimse kerameti kendisinde göremez.
Aksi halde, toplu olarak Belediye faaliyetlerini engelleme eylemi sayılmalıdır. Madem mazeretiniz var, işleriniz yoğun gelemiyorsunuz, istifa edin belki bu işi yapabilecekler çıkacaktır.
“Abarttın” diyecekler olacaktır. Buna abartma denmez, halkın verdiği oylara saygısızlık denir. Verdiği oyun hesabını sormayanlar da suç ortaklarıdır. “Elden ne gelir ki” diyerek bir kenarda durmak bir yurttaşa yakışmayan davranıştır.
Konu abartıya gelince Atatürk’ün emanetçisiyiz diye nara atanlar, emanet koltukları kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmaktadır.
Bodrum Belediyesi’nde son yapılan atamalara bakın, birkaçı hariç ne bir liyakat ne de bir yerindelik vardır.
İşsiz meclis üyesine iş edindirilen, “arkadaşım” diyerek müdürlük verilen, “boş kafa boş bedende bulunur” şiarıyla Bodrum’a hizmet edildiği söylenen, Bodrum yerel yönetim tarihinin en kötü yönetimiyle karşı karşıyayız.
Tamda seçildiklerinin 1. yıl dönümünde
Vesselam…