Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 35°C
Sıcak

    Bodrum CHP’de Eş Başkanlık

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

    Bodrum CHP; Kongre delegelerini belirlemek adına, sözde demokrasi söylemleriyle hareket eden bazı yöneticilerin yerlerini sağlamlaştırmak adına yaptıkları uygulamaların yanlış olduğunu yazmıştım.

    Partinin yönetmelikleri askıya alınmış, kendi doğrularıyla seçim kazanma gayretinde olan bu kişilerin amaçlarına ulaşmasına parti üyeleri izin verecek midir, göreceğiz.

    “Göz odur ki dağın arkasını göre, akıl odur ki başa geleceği bile.”

    Atalarımız yüz yılların tecrübeleriyle bazen sayfalara sığdıramayacağımız anlatımları, iki tümceyle ifade etmişlerdir.

    Göz ve akıl olmayınca ne eylesin Atalarımız…

    Halkın partisinin, insanları ayrıştırmak yerine bütünleştirici olması gerekir. Dedikodu ve iftira almış başını gidiyor. Yok “Kocadon ekibi partiyi ele geçirmeye çalışıyormuş”, yok efendim, “bir aday başka düşünceden geliyormuş.” Daha fazlası da var ama kayda alınacak cinsten değil.

    Varsayalım ki başka bir düşünceden gelerek, artık CHP ideolojisini benimsedi ve üye oldu, sizce bu CHP için kayıp mıdır kazanç mıdır? Hedefi iktidar olan bir parti, mevcut oy potansiyeliyle başka düşünce de olan kişileri devşirmeden nasıl ülkeyi yönetecek.

    Akıl bu ya, peki dedikodusunu yaptığınız insanla kaç seçim çalıştınız, yönetimlerde neden bulundunuz? Son seçimlerde sizden daha çok çalışmadı mı?

    Mevcut İktidar, FETÖ’nün darbe girişiminin ardından yaptığı tüm operasyonlarda, FETÖ’nün siyasi ayağını bulamadığı gibi, Bodrum CHP’de bazı yöneticiler, Kocadon’un CHP içerisindeki siyasi ayağını bulamadı sanırım.

    Madem bu kadar Kocadon’a karşıydınız, neden 5 yıl üyelik yaptırdığınız gibi üstüne belediye başkanlığı yaptırarak mükafatlandırdınız? Son yerel seçimde, aday olacak diye peşinden koşturan, halen görev yapan yöneticiler değil midir?

    Hangi gün, Kocadon’un kötü uygulamalarını eleştirdiniz?

    Ayhan Ongun, dünkü yazısında Kocadon’un CHP ayağının fotoğrafını yayınlamış. Fotoğrafı doğru okumak gerekir, elbette herkes herkesle fotoğraf çektirebilir. Ancak yayınlanan fotoğraf; havaalanında çekilmiş ve son yerel seçim öncesinde, aday belirlenme dönemine aittir.

    “Bakmak ve görmek” makalesi, lisede ders kitabında mevcuttu, halen var mıdır bilmiyorum ama belirli bir yaşın üzerinde olan herkes, her iki fiilin arasındaki farkı bilir. Havaalanında fotoğraf verenler, hangi istikamete gidiyordu ve masraflar kimin tarafından karşılanmıştı?

    Kocadon, CHP’den aday olup seçilseydi dizinin dibinden ayrılmayacak olanlar, başkalarını “Kocadoncu” diye ötekileştirerek baskı altına almaları, hangi adalet anlayışına sığmaktadır.

    “Yönetim olarak şunu yaptık bunu yaptık” diyenlerin, yapılan faaliyetlerde harcanan paraların nereden sağlandığını da açıklaması gerekmez mi?

    Bodrum CHP’de Başkanlık yarışında üç aday mevcut. Adaylardan Tuna Işın; her türlü dedikoduya rağmen, kendisine destek vermek isteyen üyelerle birlikte yol alırken, önüne çıkan engellere de aldırış etmiyor.

    “Her delege, CHP’nin delegesidir.” diye açıklama yapan Halil Karahan ise, listesinin çıktığı sandıklardan öz çekim pozları vermekten geri kalmıyor. Fakat ne hikmetse; Halil Karahan ve Deniz Koca delege seçimlerinde ittifak görüntüsü vermekteler. CHP’de eş başkanlık olmadığına göre, bu ittifakın sebebi ne olabilir?

    Deniz Koca, başkanlık yarışında Halil Karahan lehine çekilir mi ihtimal vermesem de görüntü öyle gibi. Ancak adaylık açıklamasında, “Başkanlığı, mevcut başkandan daha iyi yapacağını ve partiyi toplumla bütünleştireceğini” bildirmiş bir adayın, bunu yapması siyasi intihar olur.

    Halil Karahan, Deniz Koca lehine adaylıktan çekilir mi, buna tebessüm ettiğinizi görür gibiyim. Olmayacak duaya amin denilmemeli. Seçilmesi için gayret veren “büyüklere” bunun hesabını veremez.

    Osman Gürün, bir açıklamasında “Yerel seçimlerde, CHP üyelerinden oy istemek zorunda kaldık.” demişti. İl ve ilçe yönetim ve delege seçimlerine bu kadar müdahale ederseniz ve sizin üzerinizden parti üyelerine baskı kurulursa, bırakın CHP üyelerini kendinizden dahi, oy istemek zorunda kalırsınız.

    Muğla CHP’nin Sayın Milletvekilleri, milletin vekili olduğunuzu unutmayın ve parti içi taraf olunacak işlere girmeyiniz, Vekilliğinizi tartışılır duruma getirmeyiniz.

    Sayın CHP Muğla İl Bakanı, delege seçimi başladığı günden bu yana anti demokratik uygulamalara ses çıkarmadığınız aşikar, destek verdiğiniz kişinin kazanma olasılığı kalmayınca mı müdahale edip, delege seçimlerini yenilemeyi düşünüyorsunuz. Yoksa adaletin terazisi elinizde, kendinize göre mi ayar veriyorsunuz?

    Şimdilik en iyi tavır Başkan Aras’tan geliyor. Parti delege seçimlerinde aktif rol oynamayarak, başkanlığını tartışılır hale getirmiyor. Ancak; seçilmiş meclis üyelerinden atanan başkan yardımcıları ne kadar sizi dinliyor bilemem, ama yönettiğiniz şirketten bazıları, seçimlerde aktif rol oynuyor.

    Çalışanların siyaset yapmasına karşı değilim ancak, “siyasi ayak oyunlarına” başvurmalarını doğru bulmuyorum. Çalışanlar ekmekleriyle tehdit edilirken, bu duruma kayıtsız kalınmamalı.

    Her şeye rağmen kongrede,

    CHP üye ve delegelerinin, “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür”, davranacaklarını düşünüyorum.

    Vesselam…


    Bodrum Haber