CHP Muğla İl Kongresi, Ahmet Aras ve Gonca Köksal’ın etkisinde geçti. Nail Kızıl’ın il başkanı seçildiği kongre, parti içi demokrasinin değil belediye vesayetinin yansıması olarak değerlendiriliyor.
CHP Muğla 39. Olağan(!) İl Kongresi, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Menteşe Belediye Başkanı ve eşi Gonca Köksal’ın istediği şekilde sonuçlandı. Kongrede Menteşe İlçe Başkanı Nail Kızıl, il başkanı seçildi.
Ancak kongre sonrası ortaya çıkan tablo, seçimin demokratik bir örgüt iradesinden çok, belediye başkanlarının vesayeti altında gerçekleştiğini gösteriyor. İtiraz dilekçesinden öğrenildiğine göre, yönetim ve disiplin kurulu üye listeleri bizzat Nail Kızıl’a “hazır” olarak verilmiş. İki dönem meclis üyeliği ve ilçe başkanlığı yapmış bir ismin, kadın ve gençlik kotası gibi temel tüzük hükümlerinde böylesine açık hatalar yapması mümkün görünmüyor. Disiplin kurulunda yer alması zorunlu avukat sayısının unutulması da dikkatsizlik değil, hazırlıksız bir liste dayatmasının göstergesi.
Ahmet Aras’ın kongre öncesi oyunu kurup Brüksel dönüşünü kongre gününe denk getirmesi ise siyasi bir beceri değil, planlı bir müdahale olarak değerlendiriliyor. Parti içi dengeleri hiçe sayan bu hamle, örgüt iradesinin yok sayıldığı yeni bir dönemin ilanı niteliğinde.
Geçmişte Zekican Balcı, Osman Gürün döneminde belediye vesayetini kırmak amacıyla belediye başkanlarının kurultay delegesi olmaması yönünde ilke kararı aldırmış ve “CHP Muğla İl Örgütü, Büyükşehir binasından değil, il binasından yönetilecek” demişti. O dönemde bu tavır parti içi demokrasinin yeniden inşası olarak görülmüştü. Bugün ise aynı CHP, tam tersine, il kongresini belediye başkanlarının gölgesine teslim etmiş durumda.
Kurultay delegeleri listesi, adeta Zekican Balcı ve ilçe başkanlarına inat hazırlanmış. Neredeyse tüm belediye başkanlarının adının yer aldığı listede, Ortaca ve Dalaman belediye başkanları eşlerini, Ahmet Aras ise Gonca Köksal’ı kurultay delegesi yapmış. Bu tablo, siyasi mühendislikten çok, siyasi tutarsızlık örneği olarak değerlendiriliyor.
Oy dağılımına bakıldığında, örgütün bu tabloyu içine sindiremediği açık. Birçok partili, Ahmet Aras’ın ve beraberindeki belediye başkanlarının partiye “kayyım” atadığını, CHP Muğla İl Örgütü’nün fiilen Büyükşehir Belediye binasına taşındığını düşünüyor.
Tüzüğünü değiştirerek belediye çalışanlarının yönetimlerde yer almasını yasaklayan CHP’nin, belediye başkanlarını kurultay delegeliklerinde baş köşeye oturtması da ciddi bir çelişki yaratıyor.
Yeni il başkanı Nail Kızıl’ın önünde çok sayıda soru var. Özellikle Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un oğlunun il yönetiminde yer alması, partinin “etik” ve “demokrasi” söylemleriyle çelişiyor. Nepotizmden şikayet eden bir Türkiye’de, CHP’nin eleştirdiği her şeyi kendisinin yapmaya devam etmesi, bu partinin en temel açmazı olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak; CHP Muğla, olağan bir kongreyle yeni bir il başkanı seçmemiştir. Belediye başkanlarının vesayeti altında yeni bir döneme geçirilmiştir. Parti içi demokrasinin değil, belediye koridorlarında hazırlanan listelerin kazandığı bir kongre yaşanmıştır.
Muğla CHP örgütü, artık kendi iradesiyle değil, belediye başkanlarının talimatıyla yönetilmek istenmektedir.