Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Hikayesiz Yolculuklar

Hikayesiz Yolculuklar

​Hayatımız hızlandı, mesafeler kısaldı. Şehirler arası yolculuklarımız artık birkaç saatlik “transfer” işlemlerine dönüştü. Bunda en büyük pay sahibi, şüphesiz ki o devasa, muntazam, ama bir o kadar da ruhsuz yapılar: Otobanlar.

​Verili bir gerçeği tersten okumak gerek: Otobanlar yol değildir.

​Çünkü yol, sadece iki nokta arasını bağlayan bir çizgi değil, bir yaşam çizgisi, bir hafızadır. Gerçek yolların bir hikayesi olur. Virajı döndüğünüzde aniden karşınıza çıkan yemyeşil bir dere kenarı, içinden geçtiğiniz ufacık bir Ege köyü, susuzluğunuzu giderdiğiniz o yöresel taş çeşme… Yol kenarındaki bir incir ağacından koparıp yediğiniz bir meyvenin tadı, o yolculuğun hatırasına kazınır. Bu detaylar, yolculuğu varış noktasından çok daha değerli kılar.

​Otoban ise acele edenlerin, zamanı en büyük düşman belleyenlerin sığınağıdır. Hız limitlerinin, beton duvarların ve aynı tip benzin istasyonlarının monotonluğu içinde ilerlersiniz.

Pencerenizden gördüğünüz her şey flu bir arka plan, hikayesiz bir manzara yığınıdır. Oradan geçtiğinizi bilirsiniz, ama orası size ait hiçbir anı bırakmaz. Otoban, hikayesi olmayanlarındır.

​Gerçek zenginlik, paranın satın aldığı hızda değil, durup soluklandığınız, tanıştığınız, tattığınız anlarda gizlidir. Birkaç saat erken çıkıp, o eski, kıvrımlı, köy içinden geçen yolları tercih edenler, dağ tepe demeden yol hikayelerini toplayanlar, işte onlar gerçek zenginlerdir. Onlar, zamanı “kayıp” değil, “birikim” olarak görürler.

​Otoyollar sizi bir yere ulaştırır, ama yollar sizi değiştirir. Hızlı gitmek uğruna, bir hayat dolusu anıyı es geçtiğimiz otoyollarda, sadece mesafe kat ederiz, yolculuk etmeyiz.

​Bir dahaki sefere direksiyona geçtiğinizde, bir kez daha düşünün. En kısa ve hızlı rotayı mı seçeceksiniz, yoksa birkaç saat “harcayıp” hayatınıza yeni bir hikaye mi katacaksınız?

​Unutmayın, o otobanlar sizi hızla hedefinize götürürken, aslında sizi bir şeyden mahrum bırakıyor: Yaşantının zenginliğinden.

Otoban fakirdir. Bırakın, yolunuzun her kilometresi size bir hediye sunsun. Yavaşlayın, tadını çıkarın. Yoksa bir gün geriye dönüp baktığınızda, yol defterinizde sadece bomboş bir beton şerit göreceksiniz.

Bodrum Haber

ETİKETLER: