Bodrum Demirbükü’nde toplam 335 oda ve 670 yatak kapasiteli iki turizm projesine verilen ÇED Olumlu kararları TMMOB ve MUÇEP tarafından yargıya taşındı.
Bodrum’un Göl Mahallesi Demirbükü mevkisinde toplam 196 bin metrekareyi aşan alanda yapılması planlanan iki turizm tesisi için verilen “ÇED Olumlu” kararları yargıya taşındı. TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu ile Muğla Çevre Platformu, projelerin çevresel etkilerinin birlikte değerlendirilmediğini ve yatırımların parçalara ayrıldığını savunarak kararların iptalini istedi.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu ile Muğla Çevre Platformu, Demirbükü mevkisinde planlanan iki ayrı turizm konaklama tesisi hakkında verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararlarına karşı Muğla İdare Mahkemesinde dava açtı.
Davada, ÇED kararlarının yürütmesinin durdurulması ve iptali talep edildi.
Bölgede planlanan projelerden biri, Sakızbükü Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları AŞ tarafından Göl Mahallesi’ndeki 124 ada 2, 125 ada 2, 131 ada 1 ve 133 ada 1 parsellerde gerçekleştirilecek.
Yaklaşık 62 bin 976 metrekarelik alanı kapsayan projede 108 oda ve 216 yatak kapasiteli turizm konaklama tesisi yapılması planlanıyor.
İkinci proje ise TÜYA Turistik Yatırımları AŞ tarafından yaklaşık 133 bin 49 metrekarelik alanda hayata geçirilmek isteniyor. Bu projede 227 oda ve 454 yatak kapasiteli turizm tesisi öngörülüyor.
İki proje birlikte değerlendirildiğinde, toplam proje alanı yaklaşık 196 bin metrekareye, oda sayısı 335’e, yatak kapasitesi ise 670’e ulaşıyor.
TMMOB Bodrum İKK ve MUÇEP temsilcileri, proje alanında yaptıkları açıklamada iki yatırımın birbirinden bağımsız projeler gibi ele alınmasına itiraz etti.
Örgütler, aynı bölgede planlanan yatırımların çevre üzerindeki toplam etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek projelerin parçalara ayrılması nedeniyle gerçek çevresel yükün ÇED dosyalarına yansıtılmadığını savundu.
Açıklamada, iki projenin toplam 15 parsel üzerinde planlandığı, proje dosyalarındaki imar hakları dikkate alındığında bölgede 600 bin metrekareye kadar yapılaşma olasılığı bulunduğu ileri sürüldü.
TMMOB ve MUÇEP, proje alanının bir bölümünün korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı, bir bölümünün ise koruma bandı içerisinde kaldığını belirtti.
Bu nedenle Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun görüşünün alınması gerektiğini ifade eden örgütler, söz konusu görüşün proje değerlendirme sürecindeki durumunun açıklanmasını istedi.
Dava gerekçelerinde; projelerin su tüketimi, atık yönetimi, kanalizasyon ve altyapı kapasitesi, kıyı kullanımı ile bölgedeki ekosistem üzerinde oluşturacağı toplam baskının yeterince incelenmediği öne sürüldü.
Kuraklık ve iklim değişikliği senaryolarının dikkate alınmadığını savunan TMMOB ve MUÇEP, Demir Deresi’nin doğal işlevinin korunması, orman ve tarım alanları ile kıyı ekosisteminin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
Projelerde deniz suyunun arıtılması amacıyla kullanılması planlanan ters ozmoz sisteminden çıkacak yoğun tuzlu suyun deniz ekosisteminde yaratacağı etkilerin de ayrıntılı biçimde araştırılması istendi.
Açıklamada, proje sahasındaki bitki ve hayvan varlığının yalnızca belirli bir dönemde yapılan gözlemlerle değerlendirilemeyeceğine dikkat çekildi.
Flora ve fauna çalışmalarının dört mevsimi kapsayacak şekilde yapılması, projelerin çevresel etkilerine ilişkin bilimsel ve teknik verilerin kamuoyuyla eksiksiz ve şeffaf biçimde paylaşılması talep edildi.
Mahkeme, TMMOB Bodrum İKK ve MUÇEP’in yürütmenin durdurulması istemini değerlendirerek iki proje için verilen “ÇED Olumlu” kararlarının uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin karar verecek.