Ege’nin Enleri Mi, Protokolün Enleri Mi?
Geçtiğimiz günlerde Ege Gazeteciler Federasyonu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü etkinlikleri kapsamında “Ege’nin Enleri” başlığıyla ödüller dağıttı. Ortaya çıkan tablo, “Ege Bölgesi’nde ödül almayan kalmadı” dedirtecek kadar genişti.
Yılın valileri, yılın kaymakamları, yılın belediye başkanları, yılın iş insanları gibi başlıklar altında ödüller verildi. Ödül töreni Muğla Büyükşehir Belediyesi Türkan Saylan Yaşam Merkezi (Çağdaş Yaşam Merkezi) Salonu’nda yapıldı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da “Yılın Büyükşehir Belediye Başkanı” ödülünü Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı ile birlikte aldı.
Bu kısa bilgiden sonra işin özüne gelelim.
Ödülün Kendisi Değil, Mekanizması Tartışmalı
Ege Gazeteciler Federasyonu, elbette kendi üyelerini temsilen böyle bir organizasyon yapmış olabilir. Belirli sayıda dernek bir araya gelerek federasyon kurabilir. Ancak bir başlığın iddiası büyüdükçe, o iddiayı taşıyan mekanizmanın da şeffaflığı büyümek zorundadır.
“Ege’nin Enleri” gibi geniş ve iddialı bir ifade kullanılıyorsa, doğal olarak şu soru büyür: Bu “enler” hangi ölçütlerle, kaç kişinin oyuyla, hangi yöntemle belirlendi?
Temsil Sorunu: Üyelik İl Adına Değil, Kurum Adına
Muğla ili sınırları içinde gazetecilik alanında faaliyet gösteren birden fazla dernek ve cemiyet var. Bu yapılardan Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti federasyonun üyesi olabilir. Ancak federasyonun adının “Ege” olması ya da Muğla’daki bir cemiyetin bu yapıda yer alması, Ege Bölgesi’nin tamamında ve Muğla’da faaliyet gösteren tüm gazetecileri temsil ettikleri anlamına gelmez.
Bu yüzden mesele “ödül dağıtıldı” cümlesiyle bitmiyor. Mesele, “Bu ödül hangi temsil gücüyle, hangi usulle, hangi kriterlerle verildi?” sorusudur.
Kamu Kaynağı Sorusu: Görüntü ve Algı Yönetimi
Ödül verilen yöneticiler üzerinden daha somut soruların gelmesi kaçınılmazdır. Örneğin: Bu tören için salon ve ekipman ücretli mi, ücretsiz mi kullandırıldı? Tören öncesi ve sonrası ikramlar olduysa, bunların bedeli kim tarafından ödendi? Bu sorular, polemik değil; kamusal imkânların kullanımına dair meşru denetim sorularıdır.
Bir başka merak konusu da şudur: Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’ne kaç belediye çalışanı üye olmuştur? Bazı isimler ve unvanlar, kamuoyunda “kurumsal yakınlık” algısını kendiliğinden üretebilir. Üstelik “Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti” adı, sanki cemiyetin sahibi Muğla Büyükşehir Belediyesi’ymiş gibi bir algı da doğurabiliyor. Çünkü “büyükşehir” ibaresi, kamuoyunda belediye statüsüyle özdeş.
Kamuoyunun Bilme Hakkı İçin 10 Soru
Yaptığım araştırmada, federasyonun düzenli güncellenen bir web sitesine rastlamadım. “Enler” belirlenirken hangi kriterlerin baz alındığına ve oylamanın nasıl yapıldığına dair açık bir bilgiye de ulaşamadım. Bu nedenle kamuoyunun bilme hakkı için şu sorular ortadadır:
14 kategorinin kriterleri yazılı mı, erişilebilir mi?
Jüri kimlerden oluştu?
“Üyeler belirledi” deniyor; kaç üye oy kullandı?
Aday havuzu nasıl oluştu, adayları kim önerdi?
Törenin finansmanı ve sponsorları kim?
Belediyeler veya iştirakleri sponsor oldu mu?
Ödül alan kurumlarla federasyon veya üye cemiyetlerin ilan ve reklam ilişkisi var mı?
Çıkar çatışması için çekilme kuralı uygulandı mı?
Değerlendirme raporu yayımlanacak mı?
Bu ödül, federasyonun eleştirel habercilik çizgisiyle nasıl uyumlanıyor?
Ocak Ayı ve Gazeteciliğin Hafızası
Ben ödül veren yapıların yerinde olsam, “en”leri başka yerden kurardım.
Yazdıklarından dolayı en çok cezaevinde kalan gazetecilere ödül verirdim.
Yazdıklarından dolayı hakkında en çok dava açılan gazetecilere ödül verirdim.
Yazdıklarından dolayı en çok işten çıkarılan gazetecilere ödül verirdim.
Yazdıklarından dolayı en çok saldırıya uğrayan, tehdit edilen gazetecilere ödül verirdim.
Yazdıklarından dolayı öldürülen gazetecilere ödül verirdim.
Aylardan Ocak. Bu size neyi hatırlatmalı?
Uğur Mumcu (24 Ocak 1993, Ankara)
Metin Göktepe (8 Ocak 1996, İstanbul)
Hrant Dink (19 Ocak 2007, İstanbul)
Ödülü esasen halk verir. Kimileri hiç yaşamamış gibi gider, kimileri hiç ölmemiş gibi yaşar.
Gazetecilik görevi sırasında bedel ödeyen gazetecilere, kamu görevini yaparken bedel ödeyenlere ve bu ülkede bedeli ağır olmuş bütün vicdanlara, Terzi Fikri’ye de saygıyla.
https://bodrumhaber.com