Kesin korunacak hassas alan statüsündeki Bargilya Tuzla Sulak Alanı’na yaklaşık 1,3 kilometre uzunluğunda dolgu yapıldığı, kesilen su yolları nedeniyle yüzlerce balığın ölmeye başladığı açıklandı. Çevreciler dolgunun kaldırılmasını, ekosistemin onarılmasını ve sorumluların açıklanmasını istedi.
Muğla’nın Milas ilçesindeki Bargilya Tuzla Sulak Alanı’nda yüzlerce kamyon hafriyatla oluşturulduğu belirtilen dolgu, su dolaşımını kesti. Çevreciler, sulak alan ile kara arasında sıkışan balıkların ölmeye başladığını açıkladı.
Yaban Vakfı, Yaban Hayatı Eylem Grubu ve Bargilya S.O.S. paydaşlarının çağrısıyla bölgede bir araya gelen çevreciler, kuşların beslenme ve yumurtlama alanına müdahale edildiğini belirterek sorumlular hakkında yargıya başvuracaklarını duyurdu.
Sulak alan içerisinde yüzlerce kamyon dolgu malzemesiyle yaklaşık 1.300 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde bir sedde oluşturulduğu ileri sürüldü. Çevrecilerin yaptığı incelemelerde, hafriyat ve moloz dökülen bölümün sulak alanla bağlantısının kesildiği, su dolaşımının durması nedeniyle balık ölümlerinin başladığı belirtildi.
Muğla Çevre Platformu Sözcüsü Rezzan Şebin, müdahalenin etkilerinin kısa sürede ortaya çıktığını belirterek şu tepkiyi gösterdi:
“Bir ay dolmadan çevre felaketi yaşanmaya başladı. Su yolları kesilen yüzlerce balık ölüyor. Burası kuşların yaşam, balıkların ise yumurtlama alanı. Bu dolgu yapılırken kimse görmedi mi?”
Yaban Vakfı’nın açıklamasına göre sulak alandaki çalışma, çevre örgütlerinin Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Milas İlçe Jandarma Komutanlığına yaptığı bildirimlerin ardından durduruldu. İş makineleri ve hafriyat kamyonları bölgeden çıkarıldı.
Ancak çevreciler, çalışmanın durdurulmasının yeterli olmadığını; dökülen dolgunun kaldırılması, bozulan su yollarının yeniden açılması ve alanın eski doğal yapısına kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Yaban Vakfı Onursal Başkanı, emekli Büyükelçi Süha Umar, müdahalenin Dörttepe Muhtarlığının tarla kazanma amacıyla yaptığı başvuru üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından 20 Şubat 2025’te verilen izne dayandırıldığını söyledi.
Umar, DKMP’nin böyle bir izin verme yetkisinin bulunmadığını savunarak iznin iptal edilmesini ve izin sürecinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin araştırılmasını istedi.
Dolgunun hangi kurumun kararıyla, kimin talebi üzerine ve hangi bilimsel rapora dayanılarak yapıldığı konusunda yetkili kurumlardan ayrıntılı bir açıklama gelmedi.
Tuzla Gölü ve çevresi, 25 Haziran 2021 tarihli ve 4167 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak tescil edildi. Karar, 26 Haziran 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
Bölge; flamingoların yanı sıra yüzlerce kuş, balık, sürüngen ve memeli türü açısından önemli bir yaşam alanı niteliği taşıyor. Bargilya Sulak Alanı, 2001 yılından bu yana “Önemli Kuş Alanı” olarak da kabul ediliyor.
Dolgu yapılan bölümün, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun daha önce kamuoyuna açıkladığı dört bin villalık turizm projesinin planlandığı bölgeye yakın olması dikkat çekti.
Çevre örgütleri, dolgu çalışması ile söz konusu proje arasında bir bağlantı bulunup bulunmadığının araştırılmasını ve kamuoyuna açıklanmasını istedi. Ancak bu konuda doğrulanmış bir bağlantı henüz ortaya konulmuş değil.
Yaban Vakfı, bölgede geçmişten bu yana devam eden kaçak yapılaşmaya karşı yeterli denetim yapılmadığını ileri sürerek Milas Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına çağrıda bulundu.
Çevreciler şu soruların yanıtlanmasını istedi:
Yaban Vakfı, dolgu faaliyetine izin verdiği veya müdahaleye göz yumduğu ileri sürülen kişi ve kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Konunun Ramsar ve Bern sözleşmeleri kapsamındaki uluslararası denetim mekanizmalarına da taşınacağı bildirildi.
Kesin korunacak bir sulak alanda iş makineleri çalıştı, kilometrelerce dolgu yapıldı ve su yolları kesildi. Şimdi kamuoyunun beklediği yalnızca çalışmanın durdurulması değil; dolgunun kaldırılması, ekosistemin onarılması ve sorumluların açıklanmasıdır.
Kaynaklar: Anter Haber, Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü