Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin dava açtığı önceki Kızılağaç planı mahkeme tarafından iptal edildi. Aynı alan için hazırlanan 1.115 yatak kapasiteli yeni plan bugün yürürlükte. CHP’li Muğla Büyükşehir ve Bodrum belediyelerinin yeni plan karşısındaki tutumu ise yanıt bekleyen sorular doğuruyor.
Bodrum Kızılağaç’taki turizm yatırımının önceki imar planına Muğla Büyükşehir Belediyesi dava açtı. Mahkeme planı iptal etti. Aynı alan için hazırlanan yeni plan ise yürürlüğe girdi. Önceki plana dava açan Muğla Büyükşehir Belediyesi bu kez yargıya gitmedi. Bodrum Belediyesi de plana karşı bir itiraz açıklamadı. Yatırımın BodrumHaber’in daha önce haberleştirdiği Yalıköy Turizm–Kalyon bağlantısı ise CHP’nin yıllardır kullandığı “5’li çete” söylemini yeniden tartışmaya açtı.
Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin E:2024/480, K:2025/1518 sayılı kararında Yalıköy Turizm Yatırım ve İşletme A.Ş., davalı bakanlıkların yanında müdahil olarak yer aldı. Şirket mahkemeye verdiği savunmada 305 ada 1 parselin maliki olduğunu bildirdi.
BodrumHaber, Yalıköy Turizm ile Kalyon arasındaki bağlantıyı daha önce haberleştirmişti.
Kalyon, CHP’nin yıllardır “5’li çete” olarak adlandırdığı şirketlerden biri.
Kemal Kılıçdaroğlu 2022 yılında:
“5’li çetelerle pazarlık yapan evladımın bile gözünün yaşına bakmam.”
demişti.
Kılıçdaroğlu Haziran 2026’daki konuşmasında da aynı çizgiyi sürdürerek:
“Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim.”
dedi.
Şimdi aynı partiden seçilen iki belediye başkanının Kızılağaç planındaki tavrı merak konusu.
29 Ocak 2024’te onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planı değişikliklerine Muğla Büyükşehir Belediyesi itiraz etti, ardından dava açtı.
Muğla 1. İdare Mahkemesi, 22 Aralık 2025 tarihinde planların iptaline karar verdi.
Mahkeme; doğal sit alanının bütünlüğü, sahilin ilk 50 metresindeki kullanım kararı, çıkmaz yollar ile kıyıya ulaşım ve otopark düzenlemelerini uygun bulmadı.
Kararda planların kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı belirtildi.
Mahkeme 1.115 yatak kapasitesini ise tek başına iptal nedeni saymadı.
Mahkeme kararının ardından aynı bölge için yeni bir plan yapıldı.
Önceki belgelerde 305 ada 1 olarak geçen alan, yeni plan dosyasında 305 ada 8 ve 9 parseller ile yakın çevresi olarak yer aldı.
Muğla Büyükşehir Belediyesi yeni plan sürecini de biliyordu.
Büyükşehir , 13 Şubat 2026 tarihli görüşünde, mahkeme kararı sonrası alanın plansız kaldığını ve hazırlanacak planın “plan değişikliği” değil, yeni imar planı olarak hazırlanması gerektiğini bildirdi.
Yeni plan 3 Nisan 2026 tarihinde onaylandı ve 20 Nisan’da askıya çıkarıldı.
Bodrum Belediyesi’nin 19 Ağustos 2026 tarihli imar belgesinde de plan “Yürürlükteki İmar Planı” olarak kayıtlı.
Yeni planda mahkemenin bazı eleştirilerine göre düzenleme yapıldı. Eşik analizi hazırlandı, sahilin ilk 50 metresindeki kullanım değiştirildi ve bazı yol düzenlemeleri yeniden yapıldı.
Turizm kapasitesi ise korunuyor.
Özel mülkiyetteki otel alanında 765, orman niteliğindeki bölümde 350 olmak üzere toplam 1.115 yatak öngörülüyor.
Muğla Büyükşehir Belediyesi önceki plana itiraz etti, dava açtı ve iptal kararı aldı.
Yeni plan hazırlanırken de görüş verdi.
Ancak yeni plana karşı aynı yolu izlemedi.
Burada cevaplanması gereken konu basit:
Önceki plana dava açan Büyükşehir, yeni planı hangi gerekçeyle uygun buldu?
Mahkemenin iptal gerekçelerinin tamamının giderildiği düşünülüyorsa buna ilişkin teknik veya hukuki görüş var mı?
Yoksa Büyükşehir’in plana bakışı mı değişti?
Yeni plan Bodrum sınırları içinde.
Bodrum Belediyesi’nin kendi imar belgesinde de yürürlükte görünüyor.
Buna rağmen Bodrum Belediyesi’nin plana karşı bir itirazı ya da dava girişimi açıklanmadı.
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin de şu soruya cevap vermesi gerekiyor:
Bodrum Belediyesi bu planı kamu yararına uygun buluyor mu?
Uygun buluyorsa gerekçesi ne?
Uygun bulmuyorsa neden itiraz etmedi?
CHP yıllardır Kalyon’un da içinde bulunduğu şirket grubu için “5’li çete” ifadesini kullanıyor.
Kızılağaç planı ise artık yürürlükte.
Önceki plana dava açan CHP’li Büyükşehir ile CHP’li Bodrum Belediyesi’nin bu kez neden sessiz kaldığını açıklaması gerekiyor.