Halk plajı mı, belediye plajı mı?

Bodrum Belediyesi, Türkbükü’nde kaldırılan kaçak iskelenin yerine 48 metrekarelik halk plajı yaptı. Uygulama, kıyıların işletmeler ve halk arasında nasıl paylaştırıldığı tartışmasını başlattı.

Halk plajı mı, belediye plajı mı?
A+
A-

Halk plajı mı, belediye plajı mı? Türkbükü’nde halka 48 metrekare

Bodrum Belediyesi, Türkbükü sahilinde kaldırılan kaçak iskelenin yerine 48 metrekarelik bir alan düzenleyerek “halk plajı” tabelası astı. Peki burası gerçekten halk plajı mı, yoksa belediyenin halka uygun gördüğü bir “belediye plajı” mı? Kıyıların tamamı zaten halkın ortak kullanımına açık olduğuna göre hangi bölümün halka, hangi bölümün işletmelere bırakılacağına kim karar veriyor?

Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Türkbükü Mahallesi’nde restoranların arasına sıkışmış, 4 metre genişliğinde ve 12 metre uzunluğundaki alanın “halk plajı” olarak düzenlenmesi ilçede tartışma yarattı.

Sadece 48 metrekare büyüklüğündeki alanda 8-10 kişinin bile rahatça güneşlenmesinin mümkün olmadığı belirtilirken, görüntüler sosyal medyada “Türkiye’nin en küçük halk plajı” yorumlarıyla paylaşıldı.

Ancak tartışma yalnızca plajın büyüklüğüyle sınırlı değil. Asıl tartışma, kıyıların büyük bölümü işletmelerin ticari kullanımındayken vatandaşların belediyenin tabela astığı küçük alanlara yönlendirilmesi.

Kıyılar zaten halkın değil mi?

Anayasa ve Kıyı Kanunu’na göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunuyor ve herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olması gerekiyor.

Bu durumda “halk plajı” adı verilen alanlar, belediyelerin halka verdiği bir ayrıcalık değil; vatandaşın zaten sahip olduğu kıyıdan yararlanma hakkının küçük bir bölümle sınırlandırılması anlamına geliyor.

Türkbükü’nde ortaya çıkan görüntü de şu soruları gündeme getirdi:

Kıyılar zaten halkınsa neden ayrıca “halk plajı” tabelası asılıyor? Hangi kıyının halka bırakılacağına, hangi bölümün işletmeler tarafından kullanılacağına kim karar veriyor? Halk neden kilometrelerce uzunluktaki sahilde birkaç küçük alana yönlendiriliyor?

Madem belediyeler halk adına böyle bir ayrım yapıyor, o hâlde her mahallede referandum düzenlensin; vatandaş kendisine ayrılan birkaç metrekareyi yeterli bulup bulmadığını kendisi söylesin.

“Halk plajı istemiyoruz, işgalleri kaldırın”

Yaklaşık dört yıldır kıyıların işletmeler tarafından işgal edilmesine karşı eylemler düzenleyen Özgür Kıyılar Platformu da Türkbükü’ndeki uygulamaya tepki gösterdi.

Platform yöneticisi Nihat Koyuncu, şunları söyledi:

“Yıllardır bağırıyoruz; halkın, vatandaşın denize gireceği, adımını atacağı yer kalmadı diye. Belediye vatandaşa yapa yapa bu plajı yapmış. Tam 48 metrekare. Güler misin, ağlar mısın? On kişinin yan yana gelemediği halk plajı Türkbükü’nün tam ortasında. Halk plajı yapmasınlar, istemiyoruz. Zaten bütün plajlar halkın. İşgalleri kaldırsınlar.”

Yaklaşık 3,5 kilometre uzunluğundaki Türkbükü sahilinde vatandaşların serbestçe kullanabildiği bölümün yaklaşık 700 metreyle sınırlı kaldığı ileri sürüldü.

Halk plajı mı, belediye plajı mı?

Belediye: Türkbükü’nde beş halk plajı var

Bodrum Belediyesi, sosyal medyada yükselen tepkilerin ardından yaptığı açıklamada, görüntülere konu olan alanın Türkbükü’ndeki beş halk plajından yalnızca en küçüğü olduğunu bildirdi.

Belediye açıklamasında, söz konusu noktada geçtiğimiz yıla kadar kaçak bir iskele bulunduğu belirtildi. Bodrum Kaymakamlığı, Milli Emlak Müdürlüğü ve Bodrum Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda iskelenin kaldırıldığı, üç yeni halk plajının kullanıma açıldığı ve Türkbükü’ndeki halk plajı sayısının beşe yükseldiği kaydedildi.

Kaldırılan iskelenin bulunduğu alanın yeniden farklı kullanımlara konu olmaması için halk plajına dönüştürüldüğünü belirten belediye, alana tabela ve şemsiyeler yerleştirildiğini açıkladı.

Açıklamada ayrıca Türkbükü Belediye Kafe ile Türkbükü Limanı arasındaki yaklaşık 500 metrelik sahil şeridinin 180 metrelik bölümünün halk plajı olarak düzenlendiği bildirildi.

Belediye, toplam 2 bin 350 metrekare kullanım alanına sahip beş halk plajında 150 şemsiye bulunduğunu, Belediye Kafenin önündeki plajda ise vatandaşların kullanımına sunulan şezlongların yer aldığını duyurdu.

Beş plaj açıklaması sorunu çözmüyor

Belediyenin açıklaması, tartışılan 48 metrekarelik alanın Türkbükü’ndeki tek halk plajı olmadığını ortaya koyuyor. Ancak açıklama, asıl soruyu ortadan kaldırmıyor:

Türkbükü sahilinin tamamı halkın eşit ve serbest kullanımına açık olmak zorundayken neden yalnızca 180 metrelik bölüm “halk plajı” olarak düzenleniyor?

Belediyenin verdiği rakamlara göre bile Belediye Kafe ile liman arasındaki 500 metrelik sahil şeridinin yalnızca 180 metresi halk plajı olarak ayrılmış durumda. Geriye kalan 320 metrelik bölümün kimler tarafından, hangi hukuki dayanakla ve nasıl kullanıldığı ise açıklamada yer almadı.

Aynı şekilde beş halk plajının toplam 2 bin 350 metrekare olduğu belirtilirken Türkbükü kıyısındaki işletmelerin kullandığı toplam alanın ne kadar olduğu kamuoyuyla paylaşılmadı.

Ecrimisil kira değildir

Bodrum kıyılarındaki en önemli sorunlardan biri de işletmelerden ecrimisil alınmasının, bu alanların kiralandığı veya işletmelere kullanım hakkı verildiği biçiminde değerlendirilmesi.

Oysa ecrimisil bir kira bedeli değildir. Kamuya ait bir taşınmazın hukuki dayanak olmaksızın kullanılması nedeniyle alınan işgal tazminatıdır.

Bir işletmenin ecrimisil ödemesi, o kıyıyı kendisine aitmiş gibi kullanmasına, vatandaşın geçişini engellemesine, sahile masa, sandalye ve şezlong yerleştirerek alanı müşterilerine ayırmasına hukuki hak kazandırmaz.

Kamu idarelerinin görevi yalnızca işgal edilen kıyılardan para tahsil etmek değil, hukuka aykırı işgalleri sona erdirerek kıyıları herkesin eşit ve serbest kullanımına açmaktır.

Ecrimisilin fiilen bir kiralama sistemine dönüştürülmesi, kıyı işgalinin bedeli ödenmiş bir hak gibi sürdürülmesine yol açıyor.

Halka birkaç metrekare, işletmelere kıyı

Türkbükü’nde ortaya çıkan tablo, Bodrum’un birçok sahilinde görülen kıyı kullanım anlayışının küçük bir örneği.

Kıyıların geniş ve ticari değeri yüksek bölümleri işletmeler tarafından kullanılırken vatandaşlar “halk plajı” tabelası asılmış, sınırları belediye tarafından belirlenmiş dar alanlara yönlendiriliyor.

Böylece halka, “Size de yer yaptık, sesinizi çıkarmayın” deniliyor.

Oysa halk, kendisine ait kıyıda belediyenin ayırdığı birkaç metrekareye razı olmak zorunda değil. Belediyenin görevi halka küçük plajlar oluşturmak değil; kıyıların tamamında eşit, serbest ve ücretsiz erişimi sağlamaktır.

Türkbükü’ndeki sorun 48 metrekarelik plajın küçük olması değildir.

Asıl sorun, kilometrelerce kıyının gerçek sahibi olan halkın kendi evinde 48 metrekareye hapsedilmesidir.

Fotoğraf: Anterhaber.com