Kumbahçe sahilinde üçte bir kuralı tartışılırken, imar planında yol olarak görünmeyen sahil hattının fiili kullanımı yeni soru işaretleri yarattı.
Bodrum Haber
Bodrum’un Kumbahçe sahilinde işletmeler, kumsal, yol ve kamu alanı kullanımı üzerinden başlayan tartışma yeni bir boyut kazandı. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin “üçte bir kuralı” açıklamasının ardından bölgeye ilişkin uydu görüntüsü ve imar planı paftası yan yana değerlendirildiğinde, sahil hattındaki kullanımın yalnızca kumsal ile sınırlı olmadığı görülüyor.
Paylaşılan uydu görüntüsünde sahil boyunca yol gibi kullanılan bir hat dikkat çekerken, imar planı paftasında aynı hatta belirgin bir imar yolu görünmüyor. Bu durum, Kumbahçe’de kıyı bandının, işletme cephelerinin ve yol gibi kullanılan alanların hangi hukuki statüyle kullanıldığı sorusunu gündeme taşıdı.
Kumbahçe’deki tartışma, yalnızca işletmelerin denize doğru masa, sandalye, şemsiye veya dek koymasıyla sınırlı değil.
Bölgedeki görüntüler, işletmelerin kendi mülkiyet sınırları dışında kalan alanları, yolun deniz tarafındaki kıyı bandını ve yolun kara tarafındaki cephe önlerini de ticari kullanım alanına dönüştürdüğü yönündeki eleştirileri artırdı.
Esnafın sezon içinde para kazanması doğal. Ancak kamuya ait alanların birkaç aylık sezon için işletme kapasitesinin çok üzerinde kullanılması, hem sahilde boş masa ve sandalye görüntüsü yaratıyor hem de vatandaşın kıyıya erişim hakkını daraltıyor.
Kumbahçe sahiline ilişkin imar planı paftasında, sahil boyunca uydu görüntüsünde yol gibi görünen hattın imar yolu olarak işlenmediği görülüyor.
Bu tablo, sahil hattındaki fiili kullanımın hangi karara dayandığını önemli hale getiriyor. Eğer söz konusu alan imar planında yol değilse, bu alanın yol gibi kullanılması, işletme önü olarak değerlendirilmesi veya ticari kullanım alanına dönüşmesi belediye, Milli Emlak ve Kaymakamlık tarafından açıklanması gereken bir başlık haline geliyor.
Başkan Mandalinci, Kumbahçe sahilinde “üçte bir kuralı” uygulandığını belirtti. Buna göre sahilin bir bölümünde işletmeler dek kurabiliyor, ikinci bölümde masa sandalye kullanabiliyor, üçüncü bölüm ise vatandaşın denize girmesi ve sahilden yararlanması için ayrılıyor.
Ancak uygulamada ikinci bölüm de ticari kullanım alanı olarak değerlendiriliyorsa, vatandaşın serbest kullanımına kalan alan gerçekte yalnızca son bölüm oluyor. Bu durum, kıyının halk tarafından eşit ve serbest kullanımı ilkesini yeniden tartışmaya açıyor.
Kıyı, yol, meydan ve kamu alanı kullanımlarında belediye harcı veya ecrimisil ödenmesi, alanın sınırsız biçimde işletmeye bırakıldığı anlamına gelmez.
Ecrimisil, izinsiz veya haksız kullanım karşılığında alınan bir bedeldir. Bir işletmenin kamu alanı için ödeme yapması, o alanı mülkiyet sınırı gibi kullanabileceği sonucunu doğurmaz.
Bu nedenle Kumbahçe’de hangi işletmenin hangi alanı, hangi karara göre, hangi süreyle ve hangi sınır içinde kullandığı açıklanmalıdır.
Kumbahçe’de görülen tablo, Bodrum’un birçok sahilinde yaşanan daha geniş bir soruna işaret ediyor. İşletmelerin kapalı alanlarının çok üzerinde açık alan kullanması, kıyı bandının masa sandalye düzenine dönüşmesi, yolun altı ve üstündeki kamu alanlarının ticari kullanım baskısı altına girmesi vatandaş ile işletmeleri karşı karşıya getiriyor.
Sahillerin halktan uzaklaşması yalnızca imar veya zabıta konusu değildir. Bu durum, Bodrum’da toplumsal huzuru da etkileyen bir kamu alanı sorunudur.
Kumbahçe sahilinde uydu görüntüsünde yol gibi kullanılan hat, imar planında hangi statüde yer alıyor?
İmar planında yol olarak görünmeyen sahil hattı bugün hangi kararla yol, geçiş alanı veya işletme önü olarak kullanılıyor?
İşletmelerin yolun altındaki ve üstündeki kullanımları kendi mülkiyet sınırları içinde mi?
Kıyı bandında masa, sandalye, şemsiye, platform ve dek kullanımına hangi resmi kararla izin verildi?
Bu alanlar için kira, kullanım izni, işgal harcı veya ecrimisil işlemi yapıldı mı?
Üçte bir kuralının yazılı protokolü, encümen kararı veya resmi dayanağı var mı?
Aynı ölçüm ve denetim Bodrum’un diğer sahillerinde de yapılacak mı?