Başkan “Sahadayım.” diyor.
Türkiye’de zeytinlik alanlar, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ile özel koruma altına alınmıştır. Kanuna göre; zeytincilik sahaları daraltılamaz.
İş söze gelince siyasiler, zeytinlik alanların korunması konusunda birbirlerine karşı korumacılık dersi vermekten ve ahkâm kesmekten geri durmuyor.
Peki, işin gerçeği böyle mi?
Bodrumhaber.com olarak 13 Mayıs 2026’da bu dosyayı gündeme taşıdık. “Konacık’ta Zeytinlik Alanda 22 Yapı: Pansiyon Ruhsatı Tartışma Yarattı” başlığıyla sorular sorduk. Aradan geçen süreye rağmen yetkililerin sessizliği devam ediyor.
Peki, bu konu kimlerin sorumluluk alanına giriyor?
İş tarım alanları, zeytinlik alanlar ve yanlış imar uygulamalarına geldiğinde sorumluluk tek bir kurumla sınırlı değildir.
Bu dosya; Tarım ve Orman Bakanlığı’nı, yerelde ilgili il müdürlükleri üzerinden valilikleri, ilçelerde kaymakamlıkları, imar uygulamaları yönünden belediyeleri ilgilendirir.
Hatta konu, şikâyete bağlı olmayan imar suçları kapsamında değerlendirilebilecek bir boyut taşıyorsa, Cumhuriyet başsavcılıklarının da görev alanına girer.
Sorumluluk, görev gereği işlem yapmayı da gerektirir.
Haberde; plan notundaki “tek yapı” şartına rağmen, 20 ayrı konaklama birimi planlanması, Turizm İşletme Belgesi yerine, noter taahhütnamesinin yeterli görülüp görülmediği, tarım görüşü alınıp alınmadığı ve fosseptik uygulaması gibi kritik sorular öne çıktı.
Soruları sorduk, yanıt alamadık.
Bununla da kalmadı; haberimiz hakkında erişimin engellenmesi kararı çıkarıldığını öğrendik. Ancak karar henüz işleme konulmuş değil ve bugüne kadar tarafımıza resmi bir tebligat yapılmadı.
Geçen süre içinde biz de boş durmadık.
Konacık Mahallesi 192 ada 58 parselde, “zeytin dikili tarım alanı” üzerinde verilen pansiyon ruhsatı ve yapı kullanma izni; plan notları, turizm belgesi, tarım görüşü, yapılaşma modeli ve şirket ilişkileri bakımından ciddi soru işaretleri doğurmuştu.
Biz de bu soruların peşini bırakmadık. Konuyla ilgili incelemelerimizi sürdürdük.
Plan notu esas olarak ne diyordu?
Söz konusu plan notu, zeytin dikili tarım alanlarında yapılaşmayı serbest bir turizm yatırımı olarak değil, tarımsal yaşamın sürdürülebilirliğini sağlama amacıyla, sınırlı bir hak olarak düzenliyordu.
Plan notu tarımsal yaşamı korumak içindi. Uygulama ise, ticari yaşam düzenini korur hale gelmiş görünüyor.
Gelelim sadede.
Bu yazıda, dosyanın tamamını değil, sorunu en çıplak haliyle ortaya koyan temel soru işaretlerinden birini gündeme getireceğim.
Plan notu açık: Toplam inşaat alanı 250 metrekareyi geçemez.
Peki, plan notu böyleyken, yerinde yaklaşık 1.800 metrekarelik yapılaşmaya nasıl göz yumuldu?
Zeytin dikili tarım alanı için getirilen sınırlı yapılaşma hakkı, nasıl oldu da sahada bu ölçekte bir inşaata dönüştü?
Başkan “Sahadayım.” diyor.
O halde soralım:
Sayın Başkan’ın “saha” dediği yer neresi?
Vesselam..