DOLAR
32,8991
EURO
35,8649
ALTIN
2.537,04
BIST
11.172,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Az Bulutlu
36°C
Muğla
36°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
34°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Açık
32°C
Cumartesi Açık
35°C

Meyve suyu alırken bu etkenlere dikkat: Birçok hastalığı tetikleyebilir

Mardin Artuklu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Basri Savaş, aşırı işlenmiş gıdaların tüketilmesiyle birçok hastalığın yüzde 15 ile 30 arasında artışa neden olacağını değerlendirerek uyarılarda bulundu.

Meyve suyu alırken bu etkenlere dikkat: Birçok hastalığı tetikleyebilir
A+
A-

Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Basri Savaş, meyve sularının içindekiler kısmına bakılması gerektiğini belirtti.

Meyve suyu görünümünde olan ve ambalajları birbirine benzeyen dört grup hazır içecek ürün bulunmakta olduğunu aktaran Dr. Savaş, “Halk arasında bu dört grup içecek de meyve suyu olarak değerlendirilebilir. Bu dört grup ürünün içerikleri ve sağlığa muhtemel etkileri birbirinden tamamen farklıdır. Bu farkların çok iyi bilinerek hangi meyve suyunun tüketileceğinin tercih edilmesi gerekir. Ambalaj ve dış görünüş bakımından ilk bakışta birbirine çok benzeyen bu ürünler içerik olarak çok farklıdırlar” dedi.

“İÇERİK OLARAK ÇOK FARKLILAR”

Bu dört grup ürünün içerikleri ve sağlığa muhtemel etkileri birbirinden tamamen farklı olduğunu kaydeden Savaş, “Bu farkların çok iyi bilinerek hangi meyve suyunun tüketileceğinin tercih edilmesi gerekir. Ambalaj ve dış görünüş bakımından ilk bakışta birbirine çok benzeyen bu ürünler içerik olarak çok farklıdırlar. Yüzde 100 meyve suyu yazan ürünler, sadece meyve suyu içerir. İçinde boya, tatlandırıcı ve benzeri gıda katkı maddeleri bulunmaz. Bazen koruyucu olarak limon tuzu diye bilinen sitrik asit eklenebilir. Bu sebeple, meyve suyu ifadesi öncelikli tercih sebebi olabilir. Meyve nektarı yazan ürünler ise genellikle yüzde 40-50 civarında meyve içerirken, ilave olarak çeşitli tatlandırıcılar eklenir” diye konuştu.

Bazı nektarlara katkı maddesi de eklenebileceğini dile getiren Dr. Savaş, “En doğal yapıda ve en az katkı maddesi içeren meyve nektarları, meyve suyundan sonra ikinci tercih olabilir. Kimyasal ve yapay tatlandırıcılar yerine doğal şeker eklenen meyve nektarları kısmen daha sağlıklı bir tercih olabilir. Meyveli içecekler ise yüzde 10-20 gibi az miktarda meyve içeriğine çeşitli ilave katkı maddeleri ile elde edilir. Katılan gıda katkı maddelerinin sayısı ve miktarı arttıkça, yüzde 100 meyve suyuna göre daha riskli duruma dönüşür. Meyve Aromalı içecekler ise çok az miktarda meyve içeren veya hiç meyve içermeyen, neredeyse tamamen gıda boyaları, çeşitli katkı maddeleri ve aromalarla meyve suyu görüntüsü verilmiş içeceklerdir. Doğal meyve suyuna en uzak ve en yapay karışım içeren ürün grubu meyve aromalı içeceklerdir” şeklinde konuştu.

“KATKI MADDESİ İÇERMEKTEDİR”

“Meyveli içeceklerde ve meyve aromalı içeceklerde gördüğünüz renkler meyveden ziyade içindeki boyadan kaynaklanmaktadır” diyen Dr. Savaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu ürünler birçok gıda katkı maddesi içermektedir. Kimyasal ve yapay boyalar ve koruyucular, tatlandırıcılar, alkol içerme ihtimali olan aromalar ile karışık ve riskler barındırabilecek yapay bir içecek ortaya çıkmaktadır. Çoğunun içinde neredeyse hiç meyve yoktur ya da az miktarda meyve vardır. Kimyasal boya, yapay tatlandırıcı, kimyasal koruyucu, kimyasal karışımlı aroma ile meyve suyu görüntüsü, tadı ve kıvamı verilmiştir.”

“ŞEKER HASTALIĞI YÜZDE 15 ARTIYOR”

Aşırı işlenmiş gıdaların sürekli ve yüksek miktarda tüketilmesi sonucunda, obezite sıklığının arttığı, kalp damar hastalıklarının net olarak daha fazla görüldüğü, metabolizma bozukluklarını içeren hastalıkların yüzde 30 arttığı, sadece yüzde 10 daha fazla aşırı işlenmiş gıda tüketimi ile şeker hastalığı görülme sıklığının yüzde 15 arttığı gösterildiğine değinen Dr. Savaş, sözlerine şöyle devam etti:

“Mide, bağırsak hastalıkları, depresyon, kanserler, bağışıklık kaybı ve astım gibi birçok hastalığın artışıyla aşırı işlenmiş gıda tüketilmesi ilişkilendirilmektedir. Bu sebeple en sağlıklı beslenme biçimi en doğal gıdaların tüketilmesidir. Özellikle bebeklerde ve çocuklarda, en az katkı maddesi içeren, en doğal ve en az işlemden geçmiş gıdaları tercih etmeliyiz. Çünkü yüksek miktarda kimyasal katkıya maruz kalmanın kalıcı zararları söz konusu olabilir.”