Diyetisyen Fatma Gizem Bahadır, yaz mevsiminin gözde meyveleri çilek, vişne ve kirazın kalp sağlığına etkilerini anlattı. Bu kırmızı meyvelerin antioksidan içeriği sayesinde bağışıklığı güçlendirdiğini ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu olduğunu vurguladı.
Son yıllarda, gıda güvenliği konusunda artan endişeler, özellikle meyve ve sebzelerdeki kimyasal kalıntıların izlenmesiyle ilgili daha fazla dikkat çekmeye başladı. Domatesler de bu konuda önemli bir yer tutuyor. Yapılan araştırmalar, domatesin iç kısmında görülen belirli çizgilerin, pestisit kalıntılarının varlığını işaret ettiğini ortaya koyuyor.
Kış mevsimi sona ererken, narenciye sezonu da yakında kapanıyor. Ancak mart ayında C vitamini açısından zengin bir meyve hala mevcut ve bu meyveyi ihmal etmemek gerekiyor.
C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirmek, cilt sağlığını iyileştirmek ve demir emilimini artırmak gibi önemli işlevlere sahiptir ve akla ilk gelen meyve ise portakal olur. Portakaldan daha fazla C vitamini içeren besinler de mevcut. İşte detaylar...
Kış aylarının vazgeçilmez narenciye meyveleri olan mandalina ve portakal, lezzetli olduğu kadar sağlıklı da birer seçenek. Her iki meyve de C vitamini açısından zengin olup bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Peki, sağlığınız için hangisi daha iyi?
‘’Son yıllarda obezite, diyabet kalp-damar gibi kronik hastalıklardaki hızlı artışta yanlış beslenmenin rolü büyük’’ diyen Prof. Dr. Erk, bu nedenle gün içinde yiyip içtiklerimizi gözden geçirip; doğru tercihler yapmamız gerektiğini vurguladı.
65 yaşından sonra, yaşlanmayla birlikte vücut daha hassas hale gelir ve doğru beslenme, sağlığı korumak için kritik önem taşır. Ancak bazı yiyecekler, yaşlı yetişkinlerin sağlığını olumsuz etkileyebilir. İşte 65 yaş ve üzeri bireylerin kaçınması gereken 6 yiyecek...
Dünyanın en ölümcül yiyecekleri, çoğu zaman zararsız gibi görünen ancak yanlış tüketildiğinde ciddi sağlık risklerine yol açabiliyor. Kafa karışıklığı, uyuşukluk, baş dönmesi ve hatta halüsinasyonlar gibi tehlikeli yan etkilere neden olabilecek bu yiyecekler, doğru şekilde hazırlanmadığında hayati tehlikeler oluşturabiliyor. Bu yazıda, dünyadaki en tehlikeli yiyecekleri keşfedecek ve bunların nasıl güvenli...
Kışın en çok tüketilen meyvelerin başında gelen portakalın en tatlısını seçmek sanıldığından daha kolay. Bir portakalın tatlılığı kabuğunun ince ve parlak olmasıyla anlaşılır. İşte detaylar...
Uluslararası bir yayın, dünyanın en besleyici meyvelerinin sıralamasını yaptı ve listenin başında, güney Kolombiya, Ekvador ve kuzey Peru'ya özgü daha az bilinen bir bitki yer aldı. Bu meyve, besin değerleri açısından son derece zengin olmasına rağmen, Türkler tarafından pek tercih edilmiyor.
Portakal, sadece lezzetli bir meyve değil, aynı zamanda sağlık açısından birçok faydayı beraberinde getiren bir besin kaynağıdır. Günlük olarak tüketildiğinde, özellikle böbrek sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratır. İşte portakal yemenin böbrek sağlığına etkileri...
Meyveler, vücudun düzgün çalışması için gerekli olan vitaminler, mineraller ve antioksidanlar gibi temel besin maddeleri açısından zengindir, bu nedenle sağlığımız üzerinde büyük bir fayda sağlarlar. "Dünyanın en besleyici gıdaları" listesinde 100 üzerinden 96 puanla zirveye yerleşen cherimoya ise sayladığı faydalarla tam bir sağlık dostu.
Trabzon hurması, özellikle tatlı ve sulu yapısıyla dikkat çeken bir meyvedir, ancak bazı kişiler için kabuklu mu yoksa kabuksuz mu yenmesi konusu hala kafa karışıklığına neden olabiliyor.
Güne hem sağlıklı hem de doyurucu bir kahvaltıyla başlamak isteyenlerin tercihi olan yulaf ezmesi, bazı durumlarda özellikle dikkat edilmesi gereken bir yiyeceğe dönüşebilir. Yüksek lif oranıyla sindirimi destekleyen, birçok vitamin, mineral içeriğiyle besleyici bir alternatif olan yulaf ezmesine asla koyulmaması gereken ise bir meyve var.
Diyetisyen Buket Ertaş Sefer, yazın terleme ve su kaybıyla sıvı ihtiyacının daha da artığını söyledi. Ertaş, "Vücudun bütün hücrelerinin sağlıklı çalışabilmesi için belli bir su yüzdesine sahip olması gerekir. Halsizlik, yorgunluk, eklemlerde ağrı, baş ağrısı, kabızlık, hatta anlam verilemeyen yemek yeme isteğinin dahi kaynağının susuzluk olabilir" dedi.
Güven, “Sıcaklarda düzenli su içmek, gölgeli ya da klimalı alanlarda bulunmak, duş almak ve ince giyinmek kadar su içeriği yüksek, az yağlı ve lifli besinleri tercih etmek de serinlemeye katkıda bulunur” dedi.
Diyetisyen Cemre Balkan, “Su tüketimi, vücudumuzdaki ozmotik dengeyi sağlamak bakımından dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur. Yetişkin bireylerin günlük en az 2.5 litre su tüketmesi, yaşamsal faaliyetleri gerçekleştirebilmek açısından elzemdir” dedi.
Yaz aylarında fazla kilolarınızdan bir türlü kurtulamıyorsanız dikkat! Uzman Diyetisyen Meltem Tombul, “Bunun nedeni yanlış diyetler, serinlemek için dev bardaklarla tüketilen soğuk içecekler ya da bol kremalı kahveler olabilir” dedi.
Yeteri kadar su tüketmemek ciddi sağlık problemlerine zemin hazırlayabiliyor. Yemekten sonra hala aç hissetmenin, gece ya da gün içerisinde yaşanan açlık krizlerinin bir sebebi de susuzluk olabiliyor. Susuzluk ve açlık hissi beyinde aynı noktayı uyardığı için vücut susuz kaldığında daha fazla yiyeceğe ihtiyacı olduğu hissine kapılabiliyor. Bu sebeple yeterli su...