
Muğla Büyükşehir ve Menteşe Belediyesine Soruyoruz: Şemsi Ana’nın Mirasına Böyle mi Sahip Çıkıyorsunuz?
Muğla’nın kültürel belleğinde, bu topraklara can suyunu getiren kadın olarak bilinen Şemsi Ana, son günlerde yerel yönetimin parlatılan videosu ile yeniden gündemimizde. Menteşe Belediyesi, 22 Mart Dünya Su Günü vesilesiyle “Doğa emanetini layık olana sunar” diyerek bu kadim efsaneyi ne de güzel anlattı. Görseller estetik, anlatı duygusal, prodüksiyon yerinde. Emeği geçenlere saygı ve tebriklerimizi sunarız.
Ancak bu parıltılı ekranın arkasında, kentin tam kalbinde, Şemsi Ana’nın mezarının da bulunduğu Saburhane Mahallesi’nde başka bir gerçeklik hüküm sürüyor.
“Saburhane” dediğimiz yer; sadece birkaç sokaktan ibaret bir yerleşim alanı değildir. Kentsel sit alanının kalbi, Rum ve Türk mimarisinin omuz omuza verdiği, Muğla’nın “yaşayan müzesidir.” Her taşı tarih kokan, turistin hayranlıkla gezdiği bu “vitrin” mahallede, 21. yüzyılda kanalizasyonsuz sokakların varlığı sadece bir altyapı sorunu değil; bu kentin estetiğine, tarihine ve ruhuna yapılmış bir hürmetsizlik değil de nedir?
Şehre suyu getirdiğine inanılan, bereketi temsil eden bir değerin mezarının bulunduğu Saburhane’de, 2026 yılında hâlâ yeterli kanalizasyon hattı yok. Suyun kutsallığından bahsedenlerin, o suyun atığını tahliye edecek bir boruyu o mahalleye çok görmesi tam bir trajikomedi!
Şimdi sormak gerek:
* Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne: Modern şehircilikten, “Dünya Kenti Muğla” vizyonundan bahsederken; kentin en köklü ve tarihi dokusu en yüksek mahallelerinden biri olan Saburhane’yi altyapıda yetersiz bırakmayı nasıl açıklıyorsunuz? Altyapı yatırımlarında öncelik sıranızda birinci madde “park revizyonu” mu? Paranız var, kaynağınız var, ekipleriniz sahada… Neyi bekliyorsunuz Saburhaneli yurttaşın derdine derman olmak için?
* Menteşe Belediyesi’ne: Şemsi Ana’nın hikayesini videoda yaşatmak kuşkusuz kıymetlidir; peki ama onun mezarının bulunduğu sokaklarda yaşayan insanların en temel çağdaş yaşam hakkı olan kanalizasyonu sağlamak için neden bir irade ortaya konmuyor? Sizce nostalji, hizmetin yerine geçer mi?
Efsaneler, bir kentin ruhunu besler; ancak o ruhu yaşatacak olan yerel yönetimlerin somut yatırımlarıdır. Saburhane’de foseptik çukurlarıyla yaşamaya mahkûm edilen yurttaş, belediyenin o afili “Şemsi Ana” videosunu izlerken ne hissediyor dersiniz?
Muğla’ya suyu getiren Şemsi Anamızın hatırasına sahip çıkmak, sadece video çekmekle değil; onun yattığı toprağı temiz tutmakla, mahallesine medeniyeti getirmekle olur.
Siz bunları rica edelim bir düşünün; biz de patlayan boruların esiri, yer yer zaman zaman susuz kalan Bodrum’da üst kotlardan denizi izlerken, bizi biz yapan değerlerimizin o güzel ruhlarına sayenizde bir Fatiha okuyalım.
Vesile olandan Allah razı olsun.
Bu arada CHP’liler bana kızmasın diye bir anekdot ekleyelim yazıya..Bu yazı partinize zarar vermek için yazılmadı.
Aksine partinizin belediyecilik anlayışının bu olmadığını gayet iyi bilerek yazıldı!
Bakın ne var burada?
“Yıl 2018 bazı mahallelerde halen kanalizasyon yok” başlıklı Hürriyet Gazetesi haberinde şu spota yer verilmiş:
“Ankara’da 12 ilçedeki 42 mahallede kanalizasyon alt yapısı olmadığına dikkat çeken CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, “Gelişmiş ülkelerin uzaya kentler kurmayı planladığı bir yüzyılda Başkent’in kimi yerlerinde kanalizasyon, mahalle aralarındaki kanaletlere bırakılıyor” diye konuştu.”
Bugün yıl olmuş 2026, yer Muğla…Uzaya kent kurmak hedefimiz yok çok şükür! Biz dünyada kalıp “Dünya Kenti Muğla” olsak bize kafi!
Velhasılı dostlar;
Dost; her koşulda sırt sıvazlayan değildir. Bazen, dost sandıklarınızın sustuğu yerden konuşandır. Size filtresiz ayna tutandır!
Ve tekrardan sakının; zira Muğlalı pahalı tükettiği suyun da, geçirimsiz kalan toprağın da kıymetini bilir, bundan kimsenin şüphesi olmasın!
Haydi selametle..