Muğla Raporu: Kaybolan Sarnıçlar, Kayıp Vicdanlar
Sayıştay raporları sadece rakam değil, vicdan muhasebesidir.
Muğla’da kayıp sarnıçlardan daha fazlası buharlaşıyor…
Sayıştay geçen hafta 2024 yılı raporlarını yayımladı.
Yani devlet, kendini denetledi.
Peki Muğla’da durum ne?
Vallahi tarih kitaplarına geçecek cinsten!
Kayıtlarda 82 sarnıç yokmuş…
Yani suyu olmayan ama su idaresine bağlı bir kentte, su depoları kayıp!
Bu sarnıçlar nereye gitti derseniz… belki “buharlaşmıştır”.
Muğla sıcağı malum.
Hurdaya ayrılmış araçlar ortada yokmuş.
Hurdaya çıkmadan kaybolmuş araç…
“Kaybolan araç” deyince aklına hırsız gelir insanın.
Ama burada hırsız değil, usul kayıp, ahlak kayıp, vicdan kayıp.
Faaliyeti olmayan daire başkanlıklarına atama yapılmış.
Yani kapısı, masası, tabelası olmayan dairelere müdür atanmış!
Herhalde evden çalışıyorlar…
Ev de belediyenin lojmanıysa, sistem tamamdır.
Ve aklıma Şahidi Hazretleri geldi…
Muğla’nın gönül eridir kendisi.
Yüzyıllar önce “insanın içi temiz değilse, çeşmeden akan su da kirlenir” demişti.
Bugün o sözün ne kadar gerçek olduğunu Sayıştay raporunda okuyoruz.
Ruh kirlenmişse, sistemin filtresi ne yapsın?
Marmaris’te, Bodrum’da, Datça’da manzara aynı.
Bir yanda 7 yıldızlı oteller, diğer yanda kayıp taşınmaz kayıtları.
Bir yanda “yeşili koruyoruz” diyenler, diğer yanda kesilmiş ağaçlar.
Bir yanda “şeffaf belediyecilik” nutukları, diğer yanda Sayıştay’ın kara kalemi.
Raporun dili soğuk, teknik.
Ama arkasında çok sıcak bir gerçek var:
Biz artık “ayıp” kavramını unuttuk.
Mevzuata aykırı işlemler için bahane bitmez,
ama vicdan muhasebesi denen defter yıllardır kapalı.
Eskiden “Muğla’nın suyu gibi temiz insan” derlerdi.
Bugün Muğla’nın sarnıçları bile kayıp.
Demek ki sadece su değil, temizlik de buharlaşıyor.
Atatürk bu Cumhuriyeti kurarken “kamu malı kutsaldır” diye öğretmişti.
Şahidi Hazretleri “her nimet bir emanettir” demişti.
İkisi de aynı şeyi söylüyordu aslında.
Bugün kamu malı kayboluyor, kimse utanmıyor.
Sarnıçların kaydını tutamayanlar, tarihin kaydında nasıl yer bulacaklar,
merak ediyorum doğrusu.
Ve en acısı şu:
Muğla halkı o raporları okurken hâlâ “bu da geçer” diyorsa,
geçmeyecek olan şey tam da bu duyarsızlık olacak.
Bu satırların sonunu Muğla basınına ayırdım:
Sayıştay raporlarını haberleştiren tüm basın emekçilerine,
kendim ve okuyucularım adına teşekkür ediyorum.
Haydi selametle…
https://bodrumhaber.com