Kaynak: Sözcü (04 Şubat 2026)
Yeni kentsel dönüşüm düzenlemesi Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, başta riskli yapı süreçleri olmak üzere karar alma, yıkım ve satış mekanizmalarında köklü değişiklikler içeriyor.
1. Karar Süreci ve Çoğunluk:
Riskli yapıların bulunduğu parsellerde bir malik dahi dönüşüm sürecini başlatabilecek. Üzerinde riskli bina olan arsa için yapılacak tüm kararlar, hisselere göre salt çoğunlukla alınacak.
2. İtiraz Edenler İçin Yeni Yaptırımlar:
Karara katılmayan maliklerin kararları incelememesi veya 15 gün içinde kabul etmeyip incelememesi durumunda, bu maliklerin arsa payları satışa çıkarılacak. Satışta önce diğer paydaşlara teklif verilecek; teklif kabul edilmezse Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili idare satışa iştirak edebilecek.
3. Tapu Devlete Geçebilecek:
Karara katılmayan maliklerin hisseleri satışa çıkarılırken, sonuç alınamazsa ilgili kamu kurumlarının payı alma ve işlemi yürütme yetkisi bulunuyor — dolayısıyla “izin vermeyen” maliklerin hisseleri elden çıkabilir veya devlet eliyle satılabilir.
4. Arsa Satışında Öncelik Kamuya:
Riskli bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen taşınmazların satışı durumunda, kamu kurumlarına (Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Bakanlığa bağlı kuruluşlar, ilgili idare veya TOKİ) öncelikli alım hakkı tanındı.
Riskli yapı şerhinin tapu kütüğünden kaldırılması işlemleri kamu bildirimi üzerine tapu müdürlüğü tarafından yapılacak, ancak taşınmazın 6306 sayılı kanun kapsamında olduğu kaydı devam edecek.
Tek malik isteğiyle toplantı çağrısı yapılabilecek ve toplantı yeri ile tebligat süreçleri muhtarlık ya da noter ilanıyla yürütülecek.
Bu yönetmelik değişikliği, 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu kapsamındaki uygulama esaslarını düzenliyor. Bu kanun, deprem ve diğer afet risklerine karşı dayanıksız yapı stoğunun dönüştürülmesini amaçlıyor.
Yeni düzenleme, kentsel dönüşüm süreçlerini hızlandırmayı ve “blokaj” oluşturan karar süreçlerini tasfiye etmeyi hedefliyor. Ancak maliklerin mülkiyet hakları ve itiraz haklarına getirilen sınırlamalar, tartışmalara neden olabilir. Özellikle paydaşların haklarını ve mülkiyet güvencesini nasıl koruyacağı hukuki süreçlerde öne çıkacak bir tartışma alanı olarak duruyor.
İstersen bu düzenlemenin hukuki eleştirilerini, ilgili kanun maddelerini ve olası yargı süreçlerini de haber içinde ayrı bir bölüm olarak açabiliriz. İlgilenir misin?