DOLAR
32,7753
EURO
35,1156
ALTIN
2.448,04
BIST
10.471,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Hafif Yağmurlu
35°C
Muğla
35°C
Hafif Yağmurlu
Salı Hafif Yağmurlu
36°C
Çarşamba Az Bulutlu
34°C
Perşembe Az Bulutlu
34°C
Cuma Hafif Yağmurlu
32°C

Pandemi egzama ve sedefi tetikledi

Prof. Dr. Engin, ‘‘Pandemide sık kullanılan kolonya, dezenfektan ve pudralı eldivenlerin yanı sıra yaşanan stres de cilt sorunlarını artırdı. Son zamanlarda özellikle egzama ve sedef gibi hastalıklar yaygın görülmeye başladı’’ dedi…

Pandemi egzama ve sedefi tetikledi
A+
A-
Aktur tatil sitesi

Neredeyse 3 yıldır devam eden Covid-19 pandemisinde virüsle mücadele kapsamında uygulanan hijyen kuralları hastalığa karşı oldukça etkili bir koruma sağladı. Ancak bu yöntemlerin uzun süreli kullanımının ve pandeminin ilk günlerinden itibaren yaşanan stresin cilt sorunlarını tetiklediğini belirten Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Burhan Engin, bu konuda şunları söyledi.

Bazı meslek gruplarında daha yaygın görülüyor

Özellikle alerjik hastalıklara yatkınlığı bulunan kişilerde sıklıkla gözlenen egzama, giderek daha da sık karşımıza çıkmaya başladı. Bu hastalıkta sıvı sabun, deterjan, pudralı eldiven kullanımının artışı sorumlu tutulmaktadır. Bu durum, su ile temasın kaçınılmaz olduğu bazı meslek gruplarında daha yaygın görülmekte olup bu meslekler arasında temizlik ve bulaşıkla yoğun ilgilenen kişiler, doktorlar, diş hekimleri, hemşireler, kuaförler, çimento ve boya işi ile uğraşanlar yer almaktadır. Akut dönemde kızarık bir zeminde kabuklanma ve sulanma ile ortaya çıkan egzama ilerleyen dönemde deri kalınlaşmasıyla sonuçlanabilir. Tedavide en önemli nokta hastalığa sebep olan tetikleyici faktörlerden mümkün olduğunca kaçınmaktır. Medikal tedavide ise gün boyu derinin kuruluğunu önleyecek bazı nemlendirici kremler, deri yüzeyine sürülerek uygulanan steroidli kremler kullanılır. Hastalığın çok şiddetli olduğu durumlarda ise sistemik tedaviler ve bağışıklık düzenleyici bazı ilaçlara da başvurulabilir. Ayrıca özellikle ellerin sıcak veya soğuk su yerine ılık bir suyla yıkanması, eldiven kullanımının zorunlu olduğu durumlarda pudrasız eldiven tercih edilmesi, temizlik ürünleri ile doğrudan temas edilmemesi, soğuk havalarda muhakkak eldiven kullanılması, duş sırasında mümkün olduğunca duş jeli yerine nemlendirici bazlı ürünlerin tercih edilmesi gerekir. Bunun yanında elbette ellerin gün içerisinde vazelin, gliserin, E vitamini içerikli ürünlerle nem dengesinin korunması bu hastalığa karşı en etkili reçetelerden biridir.

Saç dökülmeleri saçkıran ve zona alevlendi

Pandemi döneminde sosyal hayatta köklü değişikliklere neden olan karantina dönemi, hastalığa yakalanma korkusu ve sevdiklerinden uzak bir yaşama mahkum olma duygusu psikososyal birstres olarak insan hayatına dahil oldu. Özellikle psikolojik stres yükünün risk faktörü olduğu psoriasis (sedef hastalığı), telogen effluvium (yoğun saç dökülmesi), saçkıran ve zona gibi hastalıkların alevlenme sıklığını artırdığı görüldü. Tedavide medikal desteğin yanında, kişinin hayatında var olan stres faktörlerine yönelik değişimin hastalığın seyrine olumlu katkıda bulunduğu bir gerçektir. Saç dökülmesi tedavisinin ilk basamağında beslenmenin düzenlenmesi ön plana çıkar. Kırmızı et, yumurta gibi protein ve demir içeriği zengin gıdalar, taze meyve, koyu yeşil yapraklı sebze, baklagil ve deniz ürünleri tüketimine önem verilmelidir. Kıl foliküllerinin sağlıklı gelişimi için çinko, biyotin, D vitamininin yeri önceliklidir ancak sağlıklı ve dengeli beslenen kişilerde bu besinler genellikle yeterlidir. Tedaviye cevap alınamayan durumlarda Mezoterapi ve PRP gibi kıl folikülünün gelişini hızlandıracak bazı tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Akne de şiddetlendi

Uzun süreli maske kullanımının deri florasındaki bazı mikroorganizmaların çoğalmasına yol açması ayrıca yağ ve kıl foliküllerinin tıkanmasına sebep olması nedeniyle akne (sivilce) sıklığında artış meydana gelmiştir. Bunun önlenmesi için nefes alan, sentetik olmayan maskeler tercih edilmeli, akneye yönelik temizleyici ürünler kullanılmalı, maske altında mümkünse makyaj uygulanmamalıdır. Özellikle fondöten uygulanması durumunda su bazlı ürünler tercih edilmelidir. Maske kullanımının olumsuz sonuçlar doğurduğu diğer bir hastalık ise rozasea (gül hastalığı) dır. Bu hastalıkta deri damarları genişlemekte, deride kızarıklık ve yanma meydana gelir. Hastalığın alevlenmesine ise maskenin neden olduğu deri ısısının artışı ve pandemi ortamının getirdiği psikososyal stres sebebiyet vermektedir.

Aktur tatil sitesi
ETİKETLER: , , , ,