Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
34°C

Tuzla Sulak Alanı İçin Uluslararası Mücadele: 359 Konutluk Projeye Tepki

Tuzla Sulak Alanı ve Bargilya Antik Kenti’ndeki yapılaşma iddiaları uluslararası sözleşmelere taşınıyor. 359 konutluk projeye ÇED Olumlu kararı verildi.

Tuzla Sulak Alanı İçin Uluslararası Mücadele: 359 Konutluk Projeye Tepki
A+
A-

Milas’ın Boğaziçi Mahallesi’ndeki Tuzla Sulak Alanı ile antik Bargilya kentinin yapılaşma ve kaçak hafriyat tehdidi altında olduğu belirtildi. Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı, alanın eski durumuna getirilmemesi halinde konuyu Ramsar ve Bern sözleşmelerinin denetim mekanizmalarına taşıyacağını açıkladı.

Yaban Hayatı Eylem Grubu ve Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı Onursal Başkanı, emekli Büyükelçi Süha Umar, flamingolar başta olmak üzere yüzlerce canlı türüne ev sahipliği yapan Tuzla Sulak Alanı’nda yaşanan gelişmelere tepki gösterdi.

Umar, yaklaşık 2 bin 500 yıllık Bargilya Antik Kenti ile sulak alan ekosisteminin konut projeleri, kaçak yapılar ve hafriyat dökümleri nedeniyle zarar gördüğünü savundu.

359 KONUTLUK PROJEYE “ÇED OLUMLU” KARARI

Shelton İnşaat Pazarlama AŞ tarafından Boğaziçi Mahallesi’nde yapılması planlanan proje; 62 blokta 354 konut ve beş kapıcı dairesi olmak üzere toplam 359 bağımsız bölümden oluşuyor.

Milas Belediyesi tarafından yayımlanan duyuruda, proje hakkında “ÇED Olumlu” kararı verildiği açıklandı. Kararın tarihi belediye duyurusunda 25 Ağustos 2026 olarak yer aldı.

Süha Umar, doğal ve arkeolojik açıdan hassas bir bölgenin yalnızca yatırım alanı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek projeye karşı daha önce itirazlar yapıldığını ve davalar açıldığını söyledi.

“SULAK ALANA HAFRİYAT DÖKÜLDÜ”

Umar’ın açıklamasına göre sulak alana kamyonlarla moloz ve toprak taşınarak bir sedde oluşturulmaya çalışıldı.

Dörttepe Muhtarlığının başvurusu üzerine bölgeye gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Boğaziçi Jandarma Karakolu ekiplerinin çalışmayı durdurduğu ve iş makinelerini alandan çıkardığı belirtildi.

Muğla Büyükşehir Belediyesinden kendilerine iletilen bilgiye göre hafriyat dökümünü gerçekleştirdiği belirlenen firma hakkında idari işlem uygulandığını aktaran Umar, olayın 21 Ağustos’ta kurumlara bildirildiğini söyledi.

Umar ayrıca 3 Eylül 2026 tarihinde ilgili firma hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.

MİLAS BELEDİYESİNE ÇAĞRI

Süha Umar, bölgede ruhsatlandırılması mümkün olmayan iş yerleri ve yapılara göz yumulduğunu öne sürerek Milas Belediyesini denetim görevini yerine getirmeye çağırdı.

Kaçak yapılaşma ve dolgu faaliyetlerinin sulak alan üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Umar, dökülen hafriyatın kaldırılarak alanın eski durumuna getirilmesini istedi.

Bu suçlamalarla ilgili Milas Belediyesinden henüz kamuoyuna yansıyan ayrıntılı bir açıklama bulunmuyor.

RAMSAR VE BERN SÖZLEŞMELERİNE TAŞINACAK

Umar, gerekli işlemlerin yapılmaması halinde uluslararası hukuki mekanizmaları harekete geçireceklerini belirterek şöyle konuştu:

“Alan eski haline getirilmezse konuyu Ramsar ve Bern sözleşmelerinin uluslararası denetim mekanizmalarına taşıyacağız.”

Ramsar Sözleşmesi sulak alanların korunmasını, Bern Sözleşmesi ise Avrupa’daki yabani bitki ve hayvan türleri ile doğal yaşam alanlarının güvence altına alınmasını amaçlıyor.

“BU TALANA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

Tuzla Sulak Alanı’nın Cumhurbaşkanı kararıyla “Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edilen bölümlerine dikkat çeken Umar, gölü besleyen su yollarının hafriyatla değiştirilmesine ve sulak alanın doldurulmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Bargilya ve Tuzla’nın gelecek kuşaklara aktarılması gereken doğal ve kültürel miras olduğunu vurgulayan Umar, “Bu bölgede yaşayan insanların ve yaban hayatının yaşam alanlarını yok edecek projelere boyun eğmeyeceğiz” dedi.