Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 38°C
Sıcak

    Sıcak suyla duş alanlara kötü haber!

    Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir Kişilerin soğuk hava ile birlikte artış gösteren deri kuruluğu ile baş etmek için pek çok yanlış uygulamaya başvurduklarını belirtti

    Sıcak suyla duş alanlara kötü haber!
    02.01.2020
    A+
    A-

    Sıcak su ile duş almak, ellerin nemlendiği düşünüldüğü için sık sık el yıkamak, dudakları nemlendirmek için yalamak, cilt tipine ve yaşına uygun olmayan nemlendiriciler kullanımı, güneşin olmadığını düşünerek güneş koruyucuların terk edilmesi en çok yapılan hataların başında geliyor. 

    Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, bu mevsimde, soğuk havanın ve rüzgarın etkisiyle derinin koruyucu tabakasının bozulduğunu ve deriden su kaybı arttığını, bunun sonucunda deride kuruma meydana geldiğini söyledi.

    AA’nın haberine göre; Demir, cilt kuruluğu devam ettiğinde ve zamanında gerekli önlemler alınmadığında; kuruluğa, deri çatlakları ve tahrişler, kızarıklıklar, deride kalınlaşma ve kabalaşma gibi bulguların da eklendiğini aktardı. 

    Doç. Dr. Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonuçta çatlaklara bağlı kanama, sızlama ve ağrılar, kuruluğa bağlı olarak da kaşıntı ortaya çıkabileceği gibi deri bütünlüğünün bozulmasının çeşitli mikropların deriye giriş kapısı da olabileceği unutulmamalıdır. Yaş arttıkça derinin su tutma kapasitesi azaldığı için yaşlılarda bu bulgular daha şiddetli olabilir.

     

    Bir diğer önemli nokta ise uzun vadede cilt kuruluğunun deride kırışıklıklara yani erken yaşlanmaya yol açmasıdır. En çok etkilenen alanlar yüz, dudaklar ve ellerimiz olsa da aslında saçımızdan tırnağımıza kadar her bölgede soğuk havanın etkisi görülür. 

    Ayrıca balık pulu hastalığı, sedef hastalığı, atopik egzama, el egzaması, soğuk kurdeşeni gibi soğuk ile tetiklenen hastalıklar başta olmak üzere pek çok cilt hastalığı bu mevsimde kötüleşme eğilimindedir.”

    Derinin, esnek ve yumuşak bir görünüme sahip olmasını ve ideal su tutma kapasitesine ulaşmasını sağlamak için soğuktan korunması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Demir, doğru temizleyiciler ile deri temizliğinin yapılmasının yanı sıra yaşa, deri tipine ve çevresel faktörlere uygun olarak nemlendirilmesinin de son derece önemli olduğunu anlattı.

    TÜKÜRÜK DUDAKLARA ZARAR VEREBİLİR ÇÜNKÜ…

    Doç. Dr. Demir, ideal bir nemlendiriciden; derinin su tutma kapasitesini artırması, deriden su kaybını azaltması ve derinin koruyucu tabakasını onarmasının beklendiğini belirterek, “Kişilerde; soğuk hava ile birlikte artış gösteren deri kuruluğu ile baş etmek için yaptıkları pek çok yanlış uygulamaya şahit oluyoruz. Bunların başında; sıcak su ile duş almak, ellerini nemlendirdiğini düşündürdüğü için sık sık el yıkamak, dudakları nemlendirmek için yalamak, cilt tipine ve yaşına uygun olmayan nemlendiriciler kullanımı, güneşin olmadığını düşünerek güneş koruyucuların terk edilmesi gelmektedir” diye konuştu.

    Bu havalarda alınması gereken önlemlere ilişkin Demir, şu bilgileri verdi: “Günlük cilt temizliğinde, derinin asidik pH’ının korunmasına yardımcı olan, pH’ı 5,5 ila 7 arasında değişen sindet temizleyicilerin tercih edilmesi, gerçek sabunların sadece kirli deri temizliğine saklanması gerekir.

    Banyo veya duşta kullanılan su sıcaklığının azaltılması, banyo yağı kullanımı ve banyodan hemen sonra ilk 3 dk içinde hafif ıslak vücuda nemlendiricilerin uygulanması önemli. 

    Ev işlerinde uygun temizlik eldivenlerin kullanılması, bu eldivenlerin içine pamuklu egzama eldivenlerinin giyilmesi ve her el yıkama sonrasında elin uygun nemlendiriciler ile nemlendirilmesi faydalı.

    Dudakları yalamaktan, tükürükteki sindirim enzimleri ve bakteriler dudaklara zarar verebileceğinden ve dudak kuruluğunu artıracağından dolayı vazgeçmek, tercihen minumum 15 SPF içeren dudak nemlendiricileri ile dudakları sık sık nemlendirmek gerekir.

    Kış mevsiminde de olsak yüze, dekolte bölgesine ve el sırtlarına, minumum 15 SPF olan güneş koruyucuların uygulanmasına devam edilmesi önemli.”

    Demir, soğuktan korunmak için terletmeyen uygun kıyafetlerin seçilmesi ve elleri korumak için eldiven kullanımının da oldukça faydalı olacağına değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Mevsime uygun taze meyve ve sebze tüketilmesi, E vitamininden zengin badem, fındık, ceviz gibi kuruyemişlerin çiğ olarak tüketilmesi, kırmızı et yerine mümkün olduğunca balığın tercih edilmesi ve yeterli miktarda su tüketilmesi fayda sağlar.

    Kış mevsiminin cildimiz üzerine hep olumsuz yönlerinden bahsettik ama kırışıklık, leke, sivilce ve yara izleri, çatlaklar, cildi nemlendirmek için ve yaşlanma ve sarkmalara karşı yapılan kimyasal peeling ile mezoterapi, PRP (Trombositten Zengin Plazma) ve lazer uygulamaları gibi pek çok dermatokozmetik işleminin yapılması için en uygun zaman olduğunu da hatırlatmak isterim. Bu dermatokozmetik uygulamalar sayesinde olumsuz hava koşullarını avantaja çevirebiliriz.”


    Bodrum Haber