Muğla 2. İdare Mahkemesi, Bodrum Belediyesi’nin Bitez’de bir taşınmaz için imar durum belgesi vermeme işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti ve başvurunun 2014 tarihli imar planı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bodrum Belediyesi kararı istinafa taşıdı, yürütmenin durdurulmasını istedi ve Bakanlıktan yeniden görüş beklediğini açıkladı. Bitez’de uzun süredir devam eden plan belirsizliği nedeniyle mülk sahiplerinin mağduriyeti sürüyor.
Bitez’de yıllardır süren imar planı belirsizliği artık doğrudan vatandaş mağduriyetine dönüşmüş durumda. Muğla 2. İdare Mahkemesi, Bodrum Belediyesi’nin imar durum belgesi vermeme işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti ve başvurunun 2014 tarihli plan kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Belediye ise kararı uygulamak yerine istinafa gitti, yürütmenin durdurulmasını istedi ve yeniden Bakanlık görüşü beklemeye başladı.
Bodrum’un Bitez Mahallesi’nde yıllardır çözülemeyen imar planı sorunu, verilen mahkeme kararına rağmen devam ediyor.
Bir mülk sahibinin imar durum belgesi talebini Bodrum Belediyesi, bölgede yürürlükte ve uygulanabilir imar planı bulunmadığı gerekçesiyle reddetti.
Mülk sahibi yargıya başvurdu.
Muğla 2. İdare Mahkemesi, 13 Mayıs 2026 tarihli kararıyla belediyenin ret işlemini hukuka aykırı buldu ve iptal etti.
Mahkeme, dava konusu taşınmazın 18 Eylül 2014 tarihinde onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda “3. derece doğal sit alanı içerisinde E tanımlı gelişme konut alanı” kullanımında kaldığını tespit etti.
Mahkeme kararı son derece açık.
2021 yılında yapılan plan değişikliği, dava konusu taşınmazın kullanım kararını veya fonksiyonunu değiştirmedi.
Daha önce Bitez planlarıyla ilgili verilen mahkeme kararları da bu taşınmaz hakkında hüküm ve sonuç doğurmadı.
Mahkeme bu nedenle imar durum belgesi talebinin 18 Eylül 2014 tarihli plan kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Belediyenin “yürürlükte ve uygulanabilir imar planı bulunmadığı” gerekçesiyle imar durum belgesi vermemesini hukuka aykırı buldu.
Bodrum Belediyesi, mahkeme kararını 19 Haziran 2026 tarihinde istinafa taşıdı.
Belediye istinaf dilekçesinde, Bitez’in doğal sit alanında bulunması nedeniyle yetkili kurumun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğunu savundu.
Ayrıca 2021 plan değişikliğinin askı itirazlarının sonuçlandığına ilişkin Bakanlıktan kesin bir yazı gelmediğini, 2021 planında genel plan hükümlerinde kapsamlı değişiklikler yapıldığını ve bu nedenle 2014 planında kalan alanlarda da işlem yapılamadığını ileri sürdü.
Belediye, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddedilmesini ve istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulmasını istedi.
Buradaki kritik nokta şu:
Belediyenin bugün istinaf gerekçesi olarak ileri sürdüğü plan belirsizliği, ilk derece mahkemesindeki davada zaten tartışıldı.
Mahkeme Bakanlığın yazılarını, 2021 plan değişikliğini ve önceki yargı kararlarını inceledi.
Sonuçta belediyenin “uygulanabilir plan yok” gerekçesini kabul etmedi.
Mahkeme, başvurunun 2014 planı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.
Yani belediyenin bugün istinafta tekrar ileri sürdüğü gerekçe, yerel mahkeme tarafından zaten hukuka uygun bulunmamış durumda.
Mahkeme kararının ardından mülk sahibi kararın uygulanması için yeniden başvurdu.
Bodrum Belediyesi ise imar durum belgesi düzenlemek yerine konuyu yeniden Bakanlığa taşıdı.
Belediye, CİMER üzerinden verdiği yanıtta, mahkeme kararı doğrultusunda 2014 tarihli plan kapsamında imar durum belgesi düzenlenip düzenlenemeyeceğini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sorduğunu açıkladı.
Aynı yazıda Bakanlıktan henüz cevap gelmediği de belirtildi.
Böylece mahkemenin “2014 planı kapsamında değerlendirin” yönündeki kararına rağmen süreç yeniden Bakanlıktan gelecek görüşe bağlandı.
Belediyenin istinafa gitmesi hukuki hakkı.
Ancak istinaf başvurusu yapılmış olması, mahkeme kararının uygulanmasını kendiliğinden durdurmuyor.
Belediye ayrıca yürütmenin durdurulmasını talep etti.
Ancak dosyada, İzmir Bölge İdare Mahkemesi’nin bu talebi kabul ettiğini ve yerel mahkeme kararının uygulanmasını durdurduğunu gösteren ayrıca bir karar bulunmuyor.
Bu durumda soru açık:
Mahkeme kararının uygulanmasını durduran bir karar yoksa Bodrum Belediyesi neden hâlâ işlem tesis etmiyor?
Bodrum Belediyesi’nin kendi CİMER cevabında da 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesine açıkça atıf yapılıyor.
Kanuna göre idareler, mahkeme kararlarının gereğini gecikmeksizin ve kararın kendilerine tebliğinden itibaren en geç 30 gün içinde yerine getirmek zorunda.
Muğla 2. İdare Mahkemesi’nin kararı 13 Mayıs 2026 tarihli.
Bodrum Belediyesi’nin istinaf dilekçesi ise 19 Haziran 2026 tarihini taşıyor.
Bugün itibarıyla kararın üzerinden üç ayı aşkın süre geçmiş durumda.
Mahkeme kararına rağmen imar durum belgesi halen düzenlenmiş değil.
Bodrum Haber, tartışmanın merkezindeki soruyu doğrudan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne yöneltti.
Bakanlığa, 04 Şubat 2021 tarihinde onaylanan Bitez Koruma Amaçlı İmar Planı Değişikliği’nin, İzmir Bölge İdare Mahkemesi’nin 13 Şubat 2024 tarihli kararından sonra 257 ada 73 ve 75 parseller dışında kalan alanlarda yürürlükte ve uygulanabilir olup olmadığı soruldu.
Plan yürürlükte değilse bunun hangi idari veya yargısal karara dayandığının, kararın tarih ve sayısının ve hangi alanları kapsadığının açıklanması istendi.
Başvurunun üzerinden yaklaşık 15 gün geçmesine rağmen Bakanlıktan henüz yanıt gelmedi.
Bakanlığın vereceği cevap Bitez’deki plan tartışmasının düğüm noktalarından biri olacak.
Çünkü cevaplanması gereken soru son derece basit:
2021 planı 257 ada 73 ve 75 parseller dışında yürürlükteyse neden uygulanmıyor?
Yürürlükte değilse;
Hangi karar ve hangi hukuki işlemle yürürlükten kaldırıldı?
Bitez’de yaşanan sorun yalnızca bir mülk sahibinin davasından ibaret değil.
Yıllardır devam eden plan belirsizliği nedeniyle imar durum belgesi alamayan, yatırımına başlayamayan veya idari işlemlerini tamamlayamayan mülk sahipleri bulunuyor.
Edinilen bilgilere göre, yapılarını tamamladıkları halde yapı kullanma izin süreçlerinin sonuçlanmasını bekleyen taşınmaz sahipleri de var.
Bu nedenle verilen mahkeme kararı, benzer hukuki durumda bulunan mülk sahipleri açısından da önem taşıyor.
Her parsel ayrı değerlendirilmek zorunda.
Ancak mahkemenin bu dosyada ortaya koyduğu ilke açık:
2021 plan değişikliği taşınmazın fonksiyonunu değiştirmemişse ve önceki iptal kararları da o taşınmaz yönünden sonuç doğurmuyorsa, başvurunun 2014 tarihli plan kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor.
Belediye Bakanlıktan görüş bekliyor.
Bakanlık plan sürecini sonuçlandırmıyor.
Mahkeme ise somut bir dosyada hangi plan kapsamında işlem yapılması gerektiğine hükmediyor.
Ortada mahkeme kararı olmasına rağmen vatandaş yine işlem yaptıramıyor.
Bu tablo artık yalnızca bir planlama sorunu değil.
Bu, idarenin kendi içindeki belirsizliğin bedelinin vatandaşa yüklenmesi sorunudur.
Belediyenin kararı istinafa taşıması hukuki hakkıdır.
Ancak istinafa başvurmak, mahkeme kararını yok saymak anlamına gelmez.
Bodrum Belediyesi’nin yapması gereken, mahkeme kararlarını ve yürürlükteki hukuki durumu esas alarak işlem tesis etmektir.
Bitez’de yıllardır süren imar kaosunun bedelini mülk sahiplerinin ödemesi kabul edilemez.
Artık cevap bekleyen soru şudur:
Mahkeme 2014 planı kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğine hükmetmişken Bodrum Belediyesi vatandaşı neden hâlâ bekletiyor?
Ve daha önemlisi:
Bitez’de yıllardır süren bu imar kaosu ne zaman sona erecek?