Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 29°C
Gök Gürültülü

    SOSYAL MEDYA

    25.09.2020
    A+
    A-
    Araştırmalara göre dünya genelinde insanların en çok vakit geçirdikleri platform olarak kabul ediliyor. Yetişkinlerde ortalama bu süre günde 4-5 saat iken, gençlerde ise bu süre 6-8 saat’e kadar çıkabiliyor…
    Bir insanın ortalama 8 saat uyuduğunu varsayarsak, bir gününde 24 saat olduğu gerçeğini baz alırsak, günün aşağı yukarı yarısı sosyal medyada geçiyor demektir..
    Neden sosyal medyada bu kadar vakit geçiriyoruz acaba? Büyüklükleri avuç içi kadar olan bu cihazlara neden sığdırdık kocaman hayatlarımızı?
    Bu konu üzerinde uzun saatler kafa yordum hatta sadece düşünmekle kalmayıp kendimi kobay olarak masaya yatırdım, masum bir fare veya maymunu kobay yapmaktan daha doğruydu sonuçta…
    Bunun birçok sebebi olabilir elbette ama sanırım en gerçekçi olanları şunlardır;
    Eskiden topraktan, hayvanlardan, tabiat ana’dan hayatlarınızı sürdürebilirdiniz. İhtiyacınız olan herseyi onlardan sağlayabilirdiniz. Bunun için birilerinin emrinde günün hemen hemen çoğunu çalışarak geçirmek zorunda değildiniz. Belki insanlar tarlalarda daha çok çalışıyorlardı ama kendi işlerini yapıyorlardı. Başlarında bir şef, müdür vs yoktu. Sürekli birilerinden talimat almıyorlardı. Patronda kendinizdiniz, işçi de… Günümüzde durum böyle değil.. Çoğumuz sabah erkenden kalkıp akşama kadar egolu insanların kaprislerini çekiyoruz, lanet insanlarla uğraşıyoruz..
    Böyle ortamlarda kaç kişi mutlu olabilir, kaç kişinin psikolojisi sağlam kalabilir ki?
    Eskiden evlerimizde çok eşya yoktu. Hayatlarımız sade idi. Aslında lüzumsuz bir sürü şey alıp yıllarca onların parasını ödemek zorunda kalmıyorduk. Mutluluğu duygusu olmayan eşyalarda aramıyorduk. Şimdi sistem öyle bir işliyor ki, bir evdeki koltuk takımı her yıl değişebiliyor veya size iki üç yılda bir yeni bir televizyon, telefon, araba, masa, sandalye çakabilirler. Çark öyle bir işliyor ki, bütün hayatlarımız oturduğumuz, bindiğimiz, giydiğimiz şeyleri değiştirmekle geçiyor..
    Kendimiz hariç her şeyi değiştiriyoruz, sürekli yeniliyoruz..
    Bu durum sorun gibi görünmeyebilir ama gerçekte büyük sorun çünkü insanları sadece para kazanmaya çalışan robotlara çevirdiler.
    Duygularını ameliyatsız aldırdılar…
    Başkalarının hayatlarını bilmezdik zaten merakta etmezdik, en fazla kolu komşumuzu bilirdik o kadar, oysa şimdi öyle mi? Ülkede kimin ne kadar parası var, kim kiminle çıkıyor, kim nerde kiminle geziyor, kim kiminle sevişiyor, kimin kaç nesi var, herşeyi görüyoruz, daha doğrusu gözümüze sokuyorlar..
    Kaç kişi hayatını sorgulamaz sizce veya kaç kişi elindekiyle yetinmeye çalışır ? Gençler, kadınlar, erkekler hatta yaşlılar neden Instangram da, oralarda, buralarda garip garip şeyler yapmaya çalışıyorlar sanıyorsunuz? İzledikleri hayatları istiyorlar, yaşamlarından memnun değiller, para kazanmanın en kısa yollarını arıyorlar da ondan, çünkü bu şekilde parayı bulanlar var..
    Geçmişte insanlar arasında güçlü bağlar vardı. Bu bağlar ailelerde başlardı. Saatlerce anne babalarımızı dinlerdik, kardeşlerimizle konuşurduk. Şimdi öyle mi? En az konuştuklarımız onlar değiler mi? En yakınlarımızla bile fazla birşey paylaşmazken, diğer insanlarla ne paylaşabiliriz ki?
    Bu örnekleri çoğaltabilirim ama gerek yok çünkü sorunun temeli bence hayatlarımızdan memnun olmamamızdır..
    Kiminin evliliği, ilişkisi kötü gidiyor, kimi sevmediği işi yapmak zorunda kalmış, kimi az para kazanıyor yetmiyor, kimi yalnızlığın dibini bulmuş, kimi koşuşturmaktan kendini unutmuş, kiminin hayalleriyle gerçekleri alakasız vs vs
    Yani o avuç içi kadar olan, ikide bir şarjı biten şey insanları oyalıyor, sorunlarını unutturuyor, yaşayamadıkları, hayallerindeki hayatları görmelerini sağlıyor, insanlarla iletişim kurmadan kimin ne yaptığını, yani insana özel bir duygu olan meraklarını gideriyor. Söyleyemediklerini söylemelerini sağlıyor, mutlu olmasalar bile mutlularmış gibi oynamalarına aracı oluyor, isyanlarını dile getirmelerine vesile oluyor, oluyor da oluyor işte..
    Gerçek hayatta insanlara yalan söylemek zordur, kolay kolay kandıramazsınız çünkü siz onları biliyorsunuz onlar sizi ama sosyal medyada öyle değil. Tanımadığınız bir sürü insanı ekleyip istediğiniz gibi oynayabilirsiniz.
    Mesela sosyal medyada insanların profillere bakın; herkes üniversite mezunu, herkes iş insanı, herkes iyi, herkes duyarlı, herkes namuslu ama gerçekte böyle mi tablo, değil tabi ki…
    Yani sosyal medya dedikleri şey;
    Biraz ağrı kesici, biraz tiyatro, biraz yalan, biraz dolan, biraz hayal ve çok az gerçektir…
    YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
    Bodrum Haber