YK Enerji, 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararı sonrası yürütülen kamulaştırmanın köy merkezlerini kapsamadığını ve su kaynaklarına olumsuz etkisi olmadığını açıkladı.
Yeniköy Kemerköy Enerji, maden faaliyet alanında yürütülen kamulaştırma süreciyle ilgili kamuoyunda yer alan bazı iddialara ilişkin 16 Ocak 2026 tarihli yazılı açıklama yaptı. Şirket, “köylerin yok olacağı, su kaynaklarının zarar göreceği ve bölgenin geri dönüşü olmayan şekilde etkileneceği” yönündeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Açıklamada, 10 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla alınan kamulaştırma kararının köy yerleşim merkezlerini kapsamadığı vurgulandı. Kamulaştırma sürecinin, maden ruhsat sahası içinde kalan ve köy merkezleri dışında yer alan parsellerle sınırlı olduğu ifade edildi.
“Köy Merkezleri Kamulaştırma Kapsamında Değil”
YK Enerji, hiçbir köyün merkezinin kamulaştırma kapsamında olmadığını belirterek, “köylerin yok olması” ya da “haritadan silinmesi” gibi bir durumun söz konusu olmadığını kaydetti. Şirket, süreçte hak sahiplerinin bilgilendirilmesi, görüşlerinin alınması ve yasal itiraz mekanizmalarına erişim sağlanması esasına göre hareket edildiğini açıkladı.
Kazı Alanı Ruhsat Sahasının Yüzde 3,7’si
Açıklamada, kamulaştırma kapsamındaki alanların madencilik faaliyetleri için geçici kullanım amacıyla değerlendirildiği belirtilerek, kazı alanının ruhsatlı maden sahasının yalnızca yaklaşık yüzde 3,7’sini oluşturduğu bilgisi paylaşıldı. Şirket ayrıca, eski maden sahalarının rehabilite edilerek yeniden doğaya kazandırıldığını ifade etti.
YK Enerji, daha önce tamamlanan “Hüsamlar Yeniden” rehabilitasyon çalışmasının bu yaklaşımın örneklerinden biri olduğunu belirtti.
“Su Kaynaklarına Olumsuz Etki Yok” İddiası
Şirket açıklamasında, su kaynaklarının zarar gördüğüne yönelik iddiaların “bilimsel veriye dayanmadığını” savunarak, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından hazırlanan bağımsız akademik rapora işaret etti. Bu raporda madencilik faaliyetlerinin içme ve kullanma suyu havzaları üzerinde olumsuz etkisi bulunmadığı ileri sürüldü.
Paylaşılan bilgilere göre bilirkişi raporunda:
Akbelen sahasındaki madencilik faaliyetlerinin yeraltı suyu sistemleriyle hidrolik bağlantısının bulunmadığı,
Kazı derinliğinin yaklaşık 140 metre olduğu, yeraltı suyu seviyesinin bu kotun altında kaldığı,
Yağış ve beslenim ilişkisi üzerinde ölçülebilir bir azalma oluşmadığı,
Yeraltı suyu seviyelerinde madencilik kaynaklı istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş tespit edilmediği
ifadelerine yer verildi.
Şirket, faaliyet süresince yer altı suyu seviyeleri ve çevresel etkilerin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde düzenli olarak izlendiğini ve denetlendiğini belirtti.
“Yerel Ekonomiye Katkı Sağlıyoruz”
YK Enerji açıklamasında, Muğla’nın en büyük 3. sanayi kuruluşu olduklarını belirterek, yerel halkla güvene dayalı ilişki kurmayı amaçladıklarını ifade etti. Şirket, doğrudan istihdamın yanı sıra yan hizmetler ve yerel tedarik zinciri aracılığıyla bölge ekonomisine katkı sağladığını kaydetti.
Açıklamada, eğitim, sosyal altyapı, çevresel rehabilitasyon ve tarımı destekleyen projelerle bulundukları coğrafyaya “kalıcı değer kazandırma” hedefi öne çıkarıldı.