Muğla İkizköy’de köylüler, zeytin ağaçlarının taşınması için kömür şirketiyle işbirliği yapan muhtarlara ve Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’ne sert tepki gösterdi. “Zeytin masa başında taşınamaz, yaşam kaynağımızdır” dediler.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy ve Akbelen’de köylüler, zeytin ağaçlarının taşınması için kömür şirketiyle iş birliği yapan muhtarlara ve Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’ne sert tepki gösterdi. “Zeytin ağacı masa başında taşınacak bir şey değildir, yaşam kaynağımızdır” diyen köylüler, protokolü “ihanet” olarak nitelendirdi.
YK Enerji A.Ş.’nin (Limak-İçtaş ortaklığı) yürüttüğü kömür madeni faaliyetlerine karşı altı yıldır mücadele eden İkizköylüler, bu kez köy muhtarlarının şirketle işbirliği yapmasına isyan etti. İkizköy Çevre Komitesi Sözcüsü Esra Işık, “Üç kuruş avantaya köylerini, köylülerini satanlara satılmış denir. Bunu unutmayacağız” dedi.
Esra Işık açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bizler zeytincilikle geçinen Muğla köylüleriyiz. Yıllardır zeytinlerimizi, köylerimizi korumak için mücadele ediyoruz. Şirket, zeytin ağaçlarının taşınabileceğine dair propaganda yapıyor. Oysa bu, topraklarımızı kamulaştırıp bizleri köyümüzden sürmek için bir oyundur. Zeytin ağacı masa başında taşınacak bir şey değildir, yaşam kaynağımızdır.”
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD), Yeniköy Kemerköy Enerji ile protokol imzalayarak taşınan zeytinlerin sağlık durumlarını izleyeceğini duyurdu. Ancak köylüler, derneğin 2022’de yaptığı “zeytin taşınamaz” açıklamalarını hatırlatarak bu iş birliğini “ikiyüzlülük” olarak değerlendirdi.
Köylüler, çıkarılan yeni maden yasasıyla zeytinliklerin taşınmasının “kamu yararı” gerekçesiyle meşrulaştırılmak istendiğini belirtti. Esra Işık, “Bu kamu yararı değil, şirket yararıdır. Biz bu ihaneti kabul etmeyeceğiz. Zeytinlerimizden ve köyümüzden asla vazgeçmeyeceğiz” diyerek mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
YK Enerji Genel Müdürü Mehmet Eroğlu, “Şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri ile çalışıyoruz” diyerek protokolü savundu. TTKD Başkanı Ali Rıza Koç ise, “Zeytin ağacı bu toplumun göz bebeğidir. Taşındıkları yerde sağlıkla büyüyüp büyümediklerini takip edeceğiz” dedi.
Köylüler, muhtarların ve derneklerin şirketle işbirliğini “ihanet” olarak değerlendiriyor ve mücadeleden geri adım atmayacaklarını söylüyor:
“Baskıyla, torba yasayla, protokollerle köylerimizi elimizden alamayacaksınız. Yol yakınken geri dönün, şirketin değil köylünün yanında olun.”