Bu soruyu soran benmişim gibi görünsem de sordurana bakmak lazım… Yazı boyunca cevabı hep birlikte arayalım mı ne dersiniz?
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras son haftalarda yaptığı açıklamalara bakarsanız, kenti yönetmenin değil, X’te dönen iddialara cevap yetiştirmenin öncelik haline geldiğini görürsünüz. Özellikle Almanya kaynaklı olduğu iddia edilen “Muğla Flash Haber” ve bir süredir Ankara merkezli siyasi spekülasyonlar yayan Ankara Kuşu hesabının iddialarına cevap vermekle geçen günler, bize önemli bir şeyi hatırlatıyor:
Bir belediye başkanı muhalefeti takip etmeye başlarsa, yönetim gücü algıya teslim olur.
Muğla halkının beklentisi; sosyal medya polemiklerine giren bir belediye başkanı değil, yollarını yapan, altyapıyı çözen, suyu yöneten, turizmi planlayan bir liderdir. Ancak son günlerde Başkan Bey, neredeyse her gün X’te çıkan bir iddiaya “resmi açıklama” yapıyor.
Peki soralım: Bu açıklamalar kim için yapılıyor?
Yoksa sahte isimlerle açılmış, takipçi sayısı üzerinden etkiliymiş gibi gösterilen hesaplar için mi?
Gündemi Kim Belirliyor: Muğla Büyükşehir Belediyesi mi, ” Muğla Flash Haber” mi yoksa “Ankara Kuşu” mu?
Algı yönetimi artık basit bir sosyal medya paylaşımıyla başlayabiliyor. Ama buna cevap yetiştirmek bir yerel yöneticinin işi olmamalı. Aksi takdirde, yöneten değil, yönlendirilen bir yönetim profili ortaya çıkar.
Gündem belediyeye ait olmazsa, şehir de belediyeye ait olmaz.
Kurumsal Ciddiyet, Kişisel Reaksiyonlara Kurban Edilmemeli
Ahmet Aras sosyal medya üzerinden verdiği cevaplar çoğu zaman duygusal ve kişisel tonlar içeriyor. Bu da belediye gibi ciddi ve kurumsal bir yapıyı, bireysel bir tartışma arenasına dönüştürüyor. Mesela belediye başkanlığı makamı bir tür şeref ölçer değildir. O makama bu cümleler hiç yakışmıyor.
Unutmayalım: Belediyeler kişisel hesaplar üzerinden değil, resmi kanallar ve kalıcı hizmetlerle yönetilir.
Ne Yapmalı?
Kurumsal suskunlukla birlikte açık veri politikası izlemeli.
Sosyal medya polemiklerine değil,projelerin sonuçlarına odaklanmalı.
Halkın gündemini trol hesapların değil, hizmetlerin belirlemesine öncülük etmeli.
Bu kısır döngüden çıkmak, ancak liderlik refleksiyle, yani cevap vermeyi değil gündem yaratmayı bilen bir duruşla mümkün. Sayın Başkan’a ve tüm yerel yöneticilere dostça bir hatırlatma:

Muğla, cevaptan çok çözüm bekliyor. Polemikten değil, projeden yana bir yönetim dili artık şart. Projeden kastımızın; sosyal medya videoları, halka dokunmayan çalıştaylar olmadığı aşikar. İddialara yönelik hukuksal yollar açıktır. Bodrum Adliyesi mi Muğla Adliyesi mi kafa karışıklığına mahal vermeden süreç takip edilebilir. Başkanın ifadesine göre de yargı süreci ha başladı ha başlayacak konumdadır. Sonucun takibi bundan böyle adliye muhabirlerinin işidir. İddialar yerli mi yersiz mi kamuya bırakalım da onlar duyursun bir zahmet!
Büyükşehir Belediyesi ise yurttaşa hizmet noktasında daha fazla dikkatini bozmadan işler yapmalı ve yaptığı işlerle gündemi belirlemelidir.
Böyle giderse “yarası olan gocunur” atasözüne binaen halk o yarayı aramaya başladığında itibar zarar görür ki biz şehrin emini makamına bu durumu asla yakıştırmayız…
Haydi selametle…