Beyin Sağlığı İçin Orta Yaş Uyarısı: Sigara, Diyabet ve Tansiyona Dikkat
Sigara, diyabet ve yüksek tansiyon demanssız yaşam süresiyle ilişkili. Araştırmalar, beyin sağlığı için orta yaşta önlem almanın önemini gösteriyor.
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Bodrum Haber’i tercih edilen kaynak yapın
Sigara kullanımı, diyabet ve yüksek tansiyon, yalnızca kalp ve damar sağlığı açısından değil, ilerleyen yaşlarda demans riski bakımından da önem taşıyor. 12 bin 409 yetişkinin değerlendirildiği uzun süreli araştırmada, orta yaşta bu üç risk faktörünün tamamına sahip olanların, hiçbirine sahip olmayanlara göre demans olmadan hayatta geçirdikleri tahmini sürenin daha kısa olduğu görüldü.
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Kaynak Selekler de Alzheimer hastalığıyla ilişkili beyin değişikliklerinin unutkanlık gibi belirtilerden yıllar önce başlayabildiğine dikkat çekerek, riskleri azaltmaya yönelik önlemlerin erken yaşlarda alınmasının önemini vurguladı.
Üç risk faktörü birlikte değerlendirildi
Ortalama 26,3 yıllık takip verilerine dayanan araştırmada, orta yaştaki sigara kullanımı, diyabet ve hipertansiyon ile demanssız sağkalım arasındaki ilişki incelendi.
55 ile 95 yaşları arasındaki dönem için hesaplanan tahmini demanssız yaşam süresi, bu üç risk faktöründen hiçbirine sahip olmayanlarda 30,1 yıl olarak belirlendi. Süre, bir risk faktörü bulunanlarda 26,3 yıla, iki risk faktörü bulunanlarda 21 yıla, üçünün de bulunduğu kişilerde ise 17,5 yıla düştü.
Böylece risk faktörü bulunmayan grup ile üç faktörün tamamına sahip grup arasında 12,6 yıllık fark ortaya çıktı.
12,6 yıllık fark ne anlama geliyor?
Araştırmadaki rakamlar, demansın her kişide 12,6 yıl daha erken başlayacağını göstermiyor. “Demanssız sağkalım”, kişinin hem hayatta olduğu hem de demans gelişmediği süreyi ifade ediyor. Dolayısıyla hesaplama, demans gelişme olasılığının yanında ölüm riskini de içeriyor.
Çalışma gözlemsel nitelik taşıyor. Bulgular, damar sağlığına ilişkin riskler ile demanssız yaşam süresi arasında ilişki bulunduğunu gösterirken, tek başına neden-sonuç ilişkisi veya bireysel bir korunma garantisi sunmuyor.
14 risk faktörüne dikkat
Lancet Demans Komisyonu’nun 2024 raporunda, yaşam boyunca ele alınabilecek 14 değiştirilebilir risk faktörü sıralanıyor:
• Düşük eğitim düzeyi
• İşitme kaybı
• Yüksek LDL kolesterol
• Yüksek tansiyon
• Obezite
• Diyabet
• Fiziksel hareketsizlik
• Sigara kullanımı
• Aşırı alkol tüketimi
• Kafa travmaları
• Depresyon
• Sosyal izolasyon
• Hava kirliliği
• Tedavi edilmemiş görme kaybı
Komisyon, bu faktörlerin azaltılmasıyla dünya genelindeki demans vakalarının yaklaşık yüzde 45’inin önlenebileceğini veya geciktirilebileceğini tahmin ediyor. Bu oran, toplum düzeyindeki olası kazanımı anlatıyor; herhangi bir kişinin riskinin kesin olarak yüzde 45 azalacağı anlamına gelmiyor.
Alzheimer ile demans aynı şey değil
Demans, bellek, düşünme ve günlük yaşam becerilerini etkileyen bir belirti tablosunu tanımlıyor. Alzheimer hastalığı ise demansın en sık görülen nedeni.
Bu nedenle demans üzerine yapılan araştırmaların sonuçlarını yalnızca Alzheimer hastalığına aitmiş gibi değerlendirmemek gerekiyor.
Önlemleri ileri yaşa bırakmayın
Araştırmaların ortak mesajı, beyin sağlığını korumaya yönelik adımların unutkanlık başladıktan sonraya bırakılmaması.
Sigaranın bırakılması, tansiyon ve diyabetin hekim takibinde kontrol altında tutulması, düzenli fiziksel hareket, işitme ve görme sorunlarının değerlendirilmesi ile sosyal ilişkilerin sürdürülmesi, risk azaltma yaklaşımının önemli başlıklarını oluşturuyor.
Risk faktörlerinin bulunması kişinin mutlaka demans geliştireceği anlamına gelmediği gibi, hiçbir risk faktörünün bulunmaması da hastalığı tamamen dışlamıyor. Amaç, değiştirilebilen riskleri mümkün olduğunca azaltmak.

