Bodrum Belediyesi’nin toplu açılış töreni, belediye hizmetlerinin parti reklamına dönüşüp dönüşmediği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Bodrum Belediyesi’nin Yalıkavak Kapalı Pazar Yeri ve Sosyal Etkinlik Alanı, Dirmil Pazar Yeri ve Sosyal Etkinlik Alanı ile Abacıoğlu Tenis Kortu ve Basketbol Sahası için düzenlediği toplu açılış töreni, “hizmet” ile “parti vitrini” arasındaki çizginin Bodrum’da giderek silikleştiğini bir kez daha gösterdi.
Bugün Bodrum’un ihtiyacı olan şey, “kurdelesi kalabalık” törenler değil; kronikleşen altyapı sorunlarına, denetimsizliğe, plansızlığa ve kamu kaynaklarının verimli kullanımına dair net, ölçülebilir, hesap verebilir bir belediyeciliktir. Ancak sahnelenen tablo şunu söylüyor: Belediyenin asli görevleri, siyasi iletişimin malzemesine dönüşüyor.
Hizmetin Sahibi Halktır, Parti Değil
Kapalı pazar yeri, sosyal etkinlik alanı, spor sahası elbette kent için faydalı işlerdir. Kimsenin buna itirazı yok. İtiraz, bu hizmetlerin sunum biçimine.
Açılışın merkezine “Bodrum’un ihtiyacı” değil, “parti protokolü” yerleştirildiğinde, kamu hizmeti doğal mecrasından çıkar. Belediye, bütün Bodrum’un kurumu olmaktan uzaklaşır, bir siyasi organizasyonun sahnesi gibi çalışmaya başlar.
Bu noktada sorulması gereken soru basit:
Bu açılışlar gerçekten Bodrum için mi yapılıyor, yoksa Ankara’dan gelen siyasi programın takvimine göre mi şekilleniyor?
Genel Başkan Yardımcısı Gelince Açılış Yapmak, Siyasi Reklamdır
Kurdele kesmek için CHP Genel Başkan Yardımcısı’nın gelmesini “olmazsa olmaz” hale getiren anlayış, belediyenin işini hizmetten çok “gösteriye” çevirir.
Çünkü belediye hizmeti, siyasi bir figürün talimatıyla değil; planla, ihtiyaçla, bütçeyle, ihale süreçleriyle, denetimle yürür. Eğer açılış, siyasi vitrine dönüştürülüyorsa, bu artık kamu yönetimi değil, kamu kaynaklarıyla yürütülen bir algı yönetimidir.
Vatandaş şunu görüyor:
Pazar yerinin çatısı değil, protokolün fotoğrafı konuşuluyor.
Otoparkın işleyişi değil, kürsünün alkışı gündem oluyor.
Esnafın sorunu değil, partinin “tam destek” cümleleri manşete taşınıyor.
Bodrum’a yakışan bu değil.
Belediyecilik Alkışla Ölçülmez, Performansla Ölçülür
Bir belediye başkanının başarısı, kaç plaket verildiğiyle değil;
Kaç kaçak yapının durdurulduğuyla
Kaç ruhsatsız işletmenin denetlendiğiyle
Kaç imar aykırılığının giderildiğiyle
Kaç mahallede altyapının kalıcı olarak çözüldüğüyle
Kaç ihalenin şeffaf yürütüldüğüyle
Kaç kuruşun nereye harcandığının halka anlatılmasıyla
ölçülür.
Bugün Bodrum’un temel sıkıntıları ortadayken, belediye eliyle “parti temalı açılış şovları” düzenlemek; halkın aklıyla alay etmektir.
Kamunun Parasıyla Yapılan PR Çalışması Sorgulanır
Bu törenlerin maliyeti vardır.
Sahne, ses sistemi, organizasyon, protokol ağırlama, tanıtım işleri, araçlar, personel mesaisi…
Bunlar belediye bütçesinden karşılanıyorsa, vatandaşın sorması gerekir:
Bu törenin faturası ne kadar?
Bu masrafın hizmete katkısı ne?
Bu etkinlik bir belediye açılışı mı, yoksa parti organizasyonu mu?
Kamu kurumları, siyasetin PR ajansı değildir.
Çözüm Çok Basit: Töreni Ayır, Hizmeti Konuştur
Belediye, hizmeti elbette anlatır. Anlatmalıdır da. Ama bunu partinin gövde gösterisine dönüştürmeden yapmak mümkün.
Bodrum için olması gereken şudur:
Açılışlar sade yapılmalı, “protokol şovu” olmamalı
Kentin ihtiyacı, siyasi konuşmanın gölgesinde kalmamalı
Belediyenin hesap verme dili; slogan değil, veri olmalı
Tören maliyetleri ve yapım süreçleri şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalı
Belediye iletişiminde parti logosu, parti dili, parti mitingi üslubu yer almamalı
Bu çizgi korunursa, hem hizmetin değeri artar hem de belediyenin tarafsızlığı güçlenir.
Son Söz: Bodrum, Kurdeleye Değil, Ciddiyete Muhtaç
Bodrum’un beklentisi; “kim geldi, kim alkışladı” haberciliği değil.
Bodrum’un beklentisi; denetim, plan, şeffaflık, hesap verebilirlik ve eşit hizmettir.
Hizmet, belediyenin görevidir.
Reklam, partinin işi.
Bu ikisi karıştırıldığında, olan Bodrum’a olur.