CHP Muğla İl Kongresi’nde tek aday Nail Kızıl 329 oyla seçildi. 305 delegenin protestosu ve kurultay delegeliklerinde belediye başkanları ile eşlerinin yer alması “demokrasi mi, aile planlaması mı?” tartışmasını başlattı.
CHP’nin 39. Olağan Muğla İl Kongresi’nde tek aday olarak seçime giren Nail Kızıl, kullanılan 515 oyun 329’unu alarak il başkanı seçildi. 186 delegenin sandığa gitmemesi veya boş oy kullanması, örgüt içinde sessiz bir protesto olarak değerlendirildi. 634 delegeden yalnızca 329’unun desteğini alabilen Kızıl’ın, “tek aday olarak” seçimi az farkla kazanması örgütte rahatsızlık yarattı.
Kongredeki katılım oranı yüzde 81’de kaldı. Ancak seçimin sonucu, “örgütün merkezden dayatılan adaylara tepkisi” şeklinde yorumlandı. Partililer, “Tek adaylı seçim, demokrasi değil atama sistemidir” değerlendirmesinde bulundu.
Özellikle Bodrum örgütü, yeni yönetimde temsil edilmemesine sert tepki gösterdi.

Foto: Arşiv
CHP Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın, kongrede yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“İl yönetiminde Bodrum’un sesi kısılmış, örgütümüz yok sayılmıştır. Bodrum’u yok sayan bir Muğla, eksik bir Muğla’dır. Biz kişisel çıkar için değil, örgüt için mücadele ediyoruz.”
Işın, Bodrum’un temsili iradesinin devam edeceğini belirterek, “Bu süreci koltuklar için değil, Bodrum’un onuru ve saygınlığı için yürütüyoruz. Bodrum’un sesi aynı güçle duyulacaktır” dedi.
Yeni il yönetimi listesinde Bodrum’dan isimlerin yer almaması dikkat çekti.
Kurultay delegeliğine ise Muğla’daki belediye başkanları ve eşlerinin seçilmesi, “örgüt temsili yerine aile temsili” tartışmalarını gündeme getirdi.
Kurultay delegeleri arasında Ahmet Aras, Tamer Mandalinci, Alim Karaca, Fevzi Topuz, Acar Ünlü, Mesut Günay, Evren Tezcan’ın eşi Kerime Tezcan ve Sezer Dırmuş’un eşi Binnaz Durmuş yer aldı.
Bu tablo, partililer arasında “demokrasi mi, yoksa siyasi gelecek planlaması mı?” sorusunu gündeme taşıdı.
Muğla’daki seçim, CHP içindeki “yerel demokrasi – merkez kontrolü” geriliminin yeni bir örneği oldu. Tek adaylı seçimde bile 305 delegenin desteğini çekmesi, örgütün sessiz ama güçlü bir uyarısı olarak görülüyor.
Parti içi dinamiklere göre, yerel yönetimlerin ağırlığı artarken, örgüt iradesinin devre dışı bırakılması tabanda huzursuzluk yaratıyor.
Kongre sonrası CHP Muğla İl Başkanlığı, yaklaşan yerel seçim sürecinde örgüt içi birlik mesajı vermeye çalışsa da, Bodrum başta olmak üzere bazı ilçelerde “demokratik temsilin zedelendiği” görüşü hâkim.
Kongrenin sonucu, parti içinde hem demokratik işleyiş hem de belediye başkanlarının örgüt üzerindeki etkisi açısından uzun süre tartışılacak gibi görünüyor.