Arena Haber yazarı Abdülkadir Sevindik, CHP’li Alkım Denizaslanı’nın yanlış adliyeye gitmesiyle sonuçlanan dava sürecini köşesine taşıdı:
CHP Parti Meclisi Üyesi Alkım Denizaslanı hakkında, KYK yurtlarından atılan öğrenciler için Bodrum’dan Muğla’ya yaptığı yürüyüş sonrası açılan dava, beklenmedik bir skandalla gündeme geldi. Dava günü Bodrum Adliyesi önünde toplanan CHP’liler, duruşmanın aslında Muğla’da olduğunu adliye önünde öğrendi.
“Parti Meclisi Üyemiz Mehmet Alkım Denizaslanı, bugün 13.40’ta Bodrum Adliyesi’nde haksız bir yargılamayla karşı karşıya.Yalnız yürümeyecek.Omuz omuza, hep birlikte orada olmak dileğiyle. Bodrum İlçe Başkanlığı”
Olayın ardından Arena Haber yazarı Abdülkadir Sevindik konuyu köşesinde “Yazılacak Hiç Mi İyi Bir Şey Yok?” bağlığıyla gündem yaptı.
CHP Bodrum ve Muğla örgütünün yaşadığı kopukluğu daha net bir şekilde örneklemek için dün yaşanan başka bir durumu daha sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sıradan insanların bile yaşamasının pek mümkün olamayacağı olay, Bodrum Adliyesi’nde görüleceği sanılan CHP’li Parti Meclisi Üyesi Alkım Denizaslanı‘nın davası öncesinde yaşandı.
Parti Meclisi Üyesi Alkım Denizaslanı’nın yurtlarından atılan öğrenciler için Bodrum’dan Muğla’ya yaptığı yürüyüş sonrasında açılan dava için Bodrum Adliyesi önünde bir araya gelen; CHP PM üyesi Melisa Uğraş, Muğla Milletvekilleri Av. Cumhur Uzun, Süreyya Öneş Derici, Av. Gizem Özcan, Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın, Gençlik Kolları Başkanı Çetin Avcı, BB CHP Grup Sözcüsü Niyazi Atare ve partililerin birlikte yaşadığı olay yok artık dedirtti.
Herkesin koşa koşa geldiği davanın görüleceği yerin Bodrum Adliyesi değil, Muğla Adliyesi olduğunun farkına son dakikada varıldı.
Haliyle; Muğla’daki duruşmada bulunamayan PM üyesi Alkım Denizaslanı’nın alınamayan ifadesi, 26 Ekim 2025 tarihinde Bodrum’da alınmasına karar verilirken, ertelenen duruşmanın da 10 Ekim 2025 günü Muğla’da yapılacağı öğrenildi.
***
Olayın düşündüren tarafı; avukata gerek yok diyen ve her konuda olduğu gibi bu konuda da kendinden fazlasıyla emin olan PM Üyesi Alkım Denizalanı’nın, kendi davasına sahip çıkamaması..
Güldüren tarafı da; destek için orada bulunan ve ikisi milletvekili olan avukatların dava dosyasını incelemeden adliyenin yolunu tutması..
