DOLAR
45,4109
EURO
53,3358
ALTIN
6.850,37
BIST
14.779,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
25°C
Muğla
25°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Açık
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
25°C
Perşembe Yağmurlu
21°C

Gitmek mi Zor, Kalmak mı?

Gitmek mi Zor, Kalmak mı?

​Seçim biter.
Sandıklar açılır.
Millet iradesini beyan eder.
Mührü basar, emaneti teslim eder.

​Kimi “altı ok” der, kimi “ampul”…
Kimi cumhuriyetin değerlerine sarılır, kimi iktidarın gücüne.
Tercihtir, saygı duyulur.

​Ama…

​Siz hiç, tarlasına buğday ekip de sabah kalktığında “ben artık mısırım” diyen başak gördünüz mü?
Siyasette oluyor.

​Neymiş?
“Hizmet için” geçmiş.
“İmkanlar kısıtlı” imiş.
Hadi canım sende!

​Millet sana o oyu, “imkan bulamazsan dükkanı devret” diye mi verdi?

Gitmek en kolaydır.
Bir imza, bir alkış, bir tebrik.
Ama giderken yanında neyi götürürsün?
Sana inanan binlerce insanın umudunu.
Ve en önemlisi…
Aynaya baktığında göreceğin o eski “seni”.

​Peki, ya kalmak?

​Sanılıyor ki; kalmak sadece iktidar sopasına eyvallah etmemektir.
Değil.

​Asıl zor olan, o çatının altında kalıp, o çatının yanlışlarına da ortak görünmektir.
Kendi partinin basiretsizliğine, halktan kopuk politikalarına, o bitmek bilmeyen koltuk kavgalarına rıza göstermektir.

​Yani aslında…
Gitmek bir nevi “firar” ise;
Yanlışa rağmen kalmak, bir nevi “esaret”tir.

​Seçmen sorar:
“Ben sana oy verdim ama, senin partin benim hassasiyetimi neden görmüyor?”

İşte o an, belediye başkanı için kriz başlar.
Yukarıdaki genel merkez siyasetiyle, aşağıdaki sokağın gerçeği çarpışır.

​Eğer partin milletle inatlaşıyorsa ve sen hala oradaysan;
Sadece baskıya direnmiş olmazsın.
O yanlışın günah galerisine de adını yazdırırsın.

​Giden; yolunu kaybeder.
Yanlışta kalan; özünü kaybeder.

​Zordur bu topraklarda “dik” durmak.
Çünkü bazen rüzgar dışarıdan eser, bazen fırtına içeriden kopar.
Ve sen her iki durumda da, o fırtınanın ortasında sırılsıklam kalırsın.

​Siyaset bir omurga işidir.
Ama o omurga, sadece dışarıya karşı değil; içeriye karşı da “eğilmemeyi” gerektirir.

​Nokta.

ETİKETLER: