DOLAR
46,6359
EURO
53,1423
ALTIN
6.101,45
BIST
14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Parçalı Bulutlu
34°C
Muğla
34°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
34°C

Mustafa Gündoğ

Medya İletişim/Yerel Yönetimler/İşletme

Kent Konseyi: “Ortak Akıl” ve “Kolektif Akıl”

Kent Konseyi: “Ortak Akıl” ve “Kolektif Akıl”

Kent Konseyi: “Ortak Akıl” ve “Kolektif Akıl”

Yarın Kent Konseyi seçimi var. Her iki adaya başarılar dilerim, yaptıkları açıklamalar değerli olmakla birlikte yaratılan algının doğru sonuçlar doğurmayacağı düşüncesindeyim.

Açıklamaların ikisi de birbirine benzer konulara vurgu yapmaktadır. Katılmadığım kısım; “Ortak Akıl” ve “Kolektif Akıl” hep birlikte aynı kararlar verilecekse, aslında buna “Uzlaşı Kültürü” denmelidir.

Birbirinden zıt kutupların “Ortak Akıl” ve “Kolektif Akıl” ortaya konması beklenemez. Uzlaşı sağlamak olasıdır.

Kent Konseyleri bileşenlerinin çok farklı siyasi parti, kurum, dernek, vakıf ve muhtarlardan oluştuğu bilinmelidir. O nedenle, kullanılan kavramlar farklı çağrışımlar yaptırabilir.

Kent Konseyi sözcüğü hoş geliyor insana, yasa ve yönetmeliği incelediğinizde ise boş geliyor.

Süslü sözlerle yazılmış kanun maddesinin ardından, son derece içi boşaltılmış bir yönetmelik ortaya konulmuş, adına da “katılımcı demokrasi” denilmiş.

Hep eleştiri , hep muhalefetsin diyenler olabilir. Bu söylem için, ortak akıl geliştirenler de vardır. Akıllarını kendilerine saklasınlar. Ben gözlerimi kapatıp vazifesini yapanlardan değilim.

Kent Konseyi Genel Kurulu için, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, seçildikten sonra ilk 3 ay içerisinde bir çağrıda bulunmamıştır. Toplantının ve seçimin mevzuata aykırılığı söz konusudur.

Geçmiş Kent Konseyi seçimlerini eleştirmeyeceğim, lakin o günden bugüne Bodrum Belediye Meclisine gelen konu sayısı, 6 adettir.

Bunlardan ikisi belediyeyi temsil edeceklerin isim listesi, diğerleri ise su iki kez, tiyatro ve yeşil mandalina konularından ibarettir ve geliş şekli yine mevzumuza aykırıdır.

Bodrum Belediyesi konuyu nasıl içselleştirdiyse resmî web sitesinde Kent Konseyi’nin adı dahi yoktur. Belediye, kendi yetkisinde olan bir konuyu dahi önemsememişken halk Kent Konseyini nasıl önemseyecek ki, aslen halk bu işin içinde yoktur.

Kur bir dernek, ol Kent Konseyi üyesi.

Bodrum’da yüzlerce dernek var, bunlardan birkaçı haricinde tamamının içi boş ya da farklı amaçlar taşımaktadır.

Belediye başkanları Konseylerini neden önemsesin, siyasi partiler, dernek ve vakıflar neden önemsesin.

Belediye başkanının, bir sonraki seçiminde kendine rakip yaratacağını düşünemezsiniz sanırım. Resmî kurumlar kendilerinden hesap soracak bir konseyi neden istesinler, siyasi partiler derseniz sürekli eleştirilen ve hesap sorulan konumuna gelmek istemezler.

Bakın, burada Ortak Akıl ve Kolektif Akıl durumu bir araya gelmeden oluşmaktadır.

Meslek odalarının birçoğunun durumu içler acısı, akıllarından milletvekilliği geçenler var. Kent konseyine aday olan başkanların parlamasını kim ister.

Bu açının, açıyı oluşturan köşesi sabit olmak üzere her yöne çevirip empati yapalım. Davul başkasında tokmak birilerinin elinde.

Zamanın Bodrum Belediye Başkanı Tuğrul Acar, fiili Kent Meclisini kurmak istedi. Engelleyenler, demokrasi abidesi olarak içimizde dolanıyorlar. Neden mi engellediler, böyle bir yapılanmanın kendileri tarafından hazırlanması gerektiği ve belediye başkanlığını aldıklarında yaparak prim yapmak istedikleri için.

Batıda, bu işin başında belediye başkanı var ve bölgelere ayrılmış vaziyette meclisler oluşturulmuştur. Örnek verecek olursak, Bodrum’un 11 bölgeye ayrılması, 11 Kent Konseyi gibi.

İktidar açısından bakarsanız, seçilmiş belediyelere Kayyum atarken, Kent Konseyinin tozunu dumana katar.

Adaylara şunu sormalı; “seçildiğinizde, kent konseyi genel kurullarında alınan kararları mı uygulamaya geçireceksiniz, yoksa kendi kendinize mi karar alarak hayata geçirmeyi planlıyorsunuz?”

Genel kurul kararı olmadan hiçbir karar alamayacağınızın farkında mısınız?

Var sayalım ki konu Kent Konseyi Genel Kuruluna geldi. Konsey üyelerinin çoğunluğunun inşaat sektöründe olduğunu düşündüğünüzde sermayenin kıyı talanına engel olmak için nasıl kararlar alacaksınız?

Varsay ki aldınız, bunu ruhsatı veren belediyenin meclisinden nasıl geçireceksiniz? Hadi olurda meclis onay verdiğinde, hangi memur bunu uygulayacak?

Kimileri iş takibinde, kimleri kanunsuz izinler vermekte el ele kol kola…

“Boş mu bırakmalı?” sorusunun yanıtı kocaman HAYIR. Ne mi yapmalı? Önce, hortumcuları eleştirirken, pipetçilik yapmayı bırakmalı.

Adaylara oy verenlere tavsiyem, her iki adayında toplumsal olaylara verdiği reaksiyonları araştırın.

Kent Konseyi fiili durum yaratıp kıyı işgallerine karşı eylem yaparken, aynı yerlere belediyenin işletme ruhsatı verdiği unutulmamalı.

Kıyı işgallerinin ve yeşil alan talanlarının en büyüklerinden Deniz GYO Bodrum Surlarının sponsoru. Yalnız bırakmayalım ayıp olur, yapı ruhsat ve eklerine aykırı olan Amerikan Hastanesi, Nef İnşaat gibi.

“Alice aşağıya düşer ve bir tavşanla karşılaşır. Önünde iki yol vardır; tavşana sorar:”Hangi yoldan gideyim?”. Tavşan cevap verir: “Nereye gideceğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yok.” (Alis Harikalar ülkesinde)

Vesselam…

Yazarın Diğer Yazıları