Bodrum Kızılağaç’ta Kalyon İnşaat tarafından sürdürülen projede, mahkeme kararı ve belediyenin mühürleme işlemine rağmen çalışmaların devam ettiği iddia edildi. Güncel görüntüler, kıyı hattındaki müdahaleler ve kurumların sorumluluğu konusunda yeni sorular doğurdu.
Bodrum’un Kızılağaç Mahallesi’nde Kalyon İnşaat tarafından sürdürülen otel ve günübirlik tesis projesiyle ilgili yeni görüntüler, mühürleme işlemine rağmen çalışmaların devam ettiği iddiasını gündeme taşıdı. Bodrum Belediyesi’nin 2 Ekim 2025’te yapı tatil tutanağı düzenlediği şantiyede, güncel fotoğraflarda yapıların ilerlediği görülüyor.
Bodrum’un Kızılağaç Mahallesi’nde Yalıköy Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş. adına Kalyon İnşaat tarafından sürdürülen proje, mahkeme kararları ve belediye işlemleriyle yeniden tartışma konusu oldu.
Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin 2024/480 esas numaralı dosyasında, 8 Eylül 2025 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı verildiği, buna rağmen şantiyede çalışmaların sürdüğü iddia edilmişti.
Bu süreçte Bodrum Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü ekipleri, 2 Ekim 2025 tarihinde alanda denetim yaptı. Denetimde B Blok’ta +0.20 kotunda temel betonu döküldüğü, C Blok’ta +0.10 kotunda denizlik betonu atıldığı, H Blok’ta ise +0.10 kotunda temel tabliyesinin hazırlandığı tespit edildi.
Bu tespitlerin ardından 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca 002524 numaralı yapı tatil tutanağı düzenlendi ve inşaat faaliyetleri mühürlendi.

Fotoğraf 1: Bodrum Belediyesi’nin 2 Ekim 2025’te mühürleme işlemi yaptığı döneme ait arşiv görüntüsü.
BodrumHaber arşivindeki ilk fotoğraf, şantiyenin mühürlendiği döneme ait görüntüyü gösteriyor.
Bölgeden gelen ikinci fotoğraf ise güncel durumu ortaya koyuyor. Görüntüler karşılaştırıldığında, alandaki yapıların mühürleme tarihinden sonra ilerlediği izlenimi oluşuyor.
İmar planının henüz askı sürecinden yeni çıktığı, ruhsat yenileme sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığının ise kamuoyuna açıklanmadığı belirtilirken, şantiyedeki faaliyetlerin hangi hukuki dayanakla sürdüğü merak konusu oldu.

Fotoğraf 2: Bölgeden gelen güncel görüntülerde yapıların ilerlediği görülüyor.
Üçüncü fotoğraf ise kıyı hattına yakın alandaki müdahaleyi gösteriyor.
Kıyı alanlarında yapılacak düzenlemeler yalnızca belediye ruhsatı kapsamında değerlendirilemiyor. Bu tür işlemlerde Kıyı Kanunu, Hazine alanları, Milli Emlak yetkisi, Kaymakamlık denetimi ve ilgili çevre-şehircilik birimlerinin sorumlulukları da devreye giriyor.
Bu nedenle kıyı hattında görülen yapısal müdahaleler için izin alınıp alınmadığı, izin alındıysa hangi kurumlar tarafından hangi tarihte verildiği açıklığa kavuşmayı bekliyor.

Fotoğraf 3: Kıyı hattına yakın alandaki müdahale, izin ve denetim sorularını yeniden gündeme taşıdı.
Bodrum Belediyesi’nin yapı tatil tutanağı ve mühürleme işlemi sonrası alanda yeniden denetim yapıp yapmadığı da yanıt bekleyen başlıklar arasında yer alıyor.
Şantiyede mühür fekki olup olmadığı, bu konuda savcılığa bildirim yapılıp yapılmadığı, inşaat faaliyetlerinin durdurulması için ek idari işlem uygulanıp uygulanmadığı kamuoyuna açıklanmadı.
Bodrum’da kaçak yapılaşma ve büyük şantiyelerle ilgili denetim tartışmaları sürerken, Kızılağaç dosyası belediyenin uygulama kapasitesi açısından yeni bir örnek olarak öne çıktı.

Mehmet Sevigen, Mehmet Köseoğlu
Kızılağaç dosyasında yanıt bekleyen başlıklardan biri de Kalyon Holding’in Bodrum’daki süreçlerinde adı geçen Mehmet Köseoğlu.
Köseoğlu’nun adı daha önce Bodrum’daki Bebek Otel süreciyle ilgili iddialarda da gündeme gelmişti. Şimdi Kızılağaç’taki Kalyon projesinde de aynı ismin konuşulması, Bodrum’daki büyük yatırım dosyalarında kimlerin hangi rolü üstlendiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Mehmet Köseoğlu’nun bu dosyada belediye içinde kimlerle temas kurduğu, imar ve yapı kontrol birimleriyle görüşme yapıp yapmadığı, siyasi makamlarla herhangi bir temasının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşmayı bekliyor.
Bu sorular kişisel değil, kamusal nitelik taşıyor. Çünkü ortada mahkeme kararı bulunan, belediye tarafından mühürlenen ve güncel görüntülerde ilerlediği görülen bir şantiye var.
Bodrum Belediyesi’nin yalnızca sahadaki inşaat faaliyetlerini değil, bu süreçte belediye içinde yürütülen temasları da kamuoyuna açıklaması gerekiyor.
Kızılağaç dosyasında sorumluluk yalnızca Bodrum Belediyesi ile sınırlı değil.
Kıyı alanı söz konusu olduğunda Kaymakamlık, Milli Emlak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile diğer ilgili kurumların da denetim ve işlem sorumluluğu bulunuyor.
Mahkeme kararı, yapı tatil tutanağı ve mühürleme işlemine rağmen sahadaki faaliyetlerin sürdüğü iddiası, ilgili kurumların nasıl bir işlem yaptığı sorusunu da beraberinde getiriyor.
BodrumHaber, Kızılağaç’taki şantiye süreciyle ilgili Bodrum Belediyesi, Kaymakamlık, Milli Emlak ve ilgili kurumların açıklamalarını kamuoyu adına izlemeyi sürdürecek.