Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 24°C
Gök Gürültülü

    # Moruk Evde Kal

    Mustafa Gündoğ
    mustafa@bodrumhaber.com

    Sonunda bunuda yaşadık. Hüseyin Anıl Hocam sosyal medyada bir grup kurmuş adını, #morukevdekal koymuş. Bir cümlede binlerce şey anlatmış aslında, şapkamızı önümüze koyup düşünme zamanı.

    Moruk evde kalınca hepimiz hayatta kalacak mıyız?

    Korona virüsten en çok etkilenenler kronik rahatsızlığı olan kişiler, bu kişiler ister yaşlı, ister genç olsunlar büyük tehlikeyle karşı karşıyalar.

    65 ve üstü yaş grubunun vücut direnci, diğer yaş gruplarına göre daha az olduğu kabul edilerek, okulların tatil edilmesinden sonra, ilk önlem bu yaş grubu üzerinde alınmıştır. Virüs yayıcı değil, virüse yakalandığında daha fazla etkileneceği var sayılmıştır.

    Hocam grubun adını koyarken lafı gediğine koymuş. “Keşke biraz saygılı olsaydınız” evet keşke saygılı olsaydık, olabilseydik.

    Size can veren bu yaş kesimi hayatınızı sonlandırmak ister mi hiç? Anlaşılamayan; üst yaş grubuna zarar verilmemesi iken, yapılan sözlü yada fiziki saldırılarla, “bunları yaşayacağıma keşke virüsten ölsem” dedirtecek durumdadır.

    Sanırım bu yaş grubu geriden gelenleri iyi eğitememiş ve kendinden başkasını yok sayan yığınlar yaratmıştır.

    Aynı sosyal medya grubunda, eğitimci  Gülnaz Akcan Kordon Hocamız bir alıntı paylaşmış;

    “Ölümlerin ve pozitif vakaların hangi ilde olduğunu bile söylemeyen siz, “Kaybettiklerimizin hepsi yaşlı,” demekle, toplumda, “oh neyse ki yaşlıymış, zaten ölecekti,” algısını yarattınız mı, yaratmadınız mı?

    Durmadan sokaklardaki geri zekalılara mikrofon uzatıp dışarıda dolaşanlar sadece aptal yaşlılar kızgınlığını körüklediniz mi, körüklemediniz mi? Sadece 65 yaş üstünü eve kapatıp bizlerin virüs gibi görülmesine çanak tuttunuz mu, tutmadınız mu?

    Ama boğazda bisikletle gezenler, sabah sporu yapanlar, asker uğurlayanlar, balık tutanlar, umreden gelenlere el öpmeye gidenler, pek çok atölyede, fabrikada, iş yerinde toplu çalıştırdığınız zavallılar hâlâ dışarda. Kendinize gelin. Virüsü asıl siz taşıyorsunuz budalalar. Biz evde oturmaktan şikayetçi değiliz. Çünkü bu bilgelik seviyesine gelene kadar sayısız sınavdan geçtik. Biz zaten evimizden çıkmıyorduk. Ama bizi konu komşuya, çağrı merkezlerinde bize bunak muamelesi yapanlara muhtaç ettiniz. Toplumu bir daha, bu kez genç-yaşlı diye ayrıştırdınız.

    Ama unutmayın, hâlâ bizim kuşağın aklı, dirayeti ve eğitimiyle ayakta duruyorsunuz. Ve daha uzun süre sizin kafanıza kazık kakacağımızı da bilesiniz. Bizler evlatlarımızın ve tüm çocuklarımızın üzerine tir tir titrerken, bu vefasızlığınız fitil fitil burnunuzdan gelmesin sonra. Getirir yani, öyle zalımdır kader. Sonra sizi biz bile kurtaramayız. Aşağıdaki kişinin ruh hali nasıl düzelecek şimdi.

    Mutlu musunuz?”

    Yazıyı okuyunca bunların hiç birisini yapmadığım halde içim acıdı ve utandım.

    Şimdi size Bodrum’da korona virüs’ten yaşamını yitirenin ardından bazı bilgiler vereyim. Bizde gidenlerin arkasından konuşulmaz. Bu kültür Anadolu insanına ve Tengri inancına has bir özelliktir.

    Hele tanımadığımız ve yaşamını yitirmiş insanların hakkında bilip bilmeden konuşmak ise, cehaletinde ötesindedir.

    Yapılan haberde yazılan yorumlara bakıldığında, bir insanımızı kaybetmenin derdinde olmadığımız görünüyordu. Yaşının kaç olduğu ve yazlıkçı olup olmadığı daha önemliydi.

    Ölüler linç edilemezler…

    Sosyal medyada haber altı yorumlarla bu kişi tekrar tekrar öldürülmeye çalışıldı.

    “Kimse gelmesin Bodrum’a, kapılar kapatılsın, Bodrum’a geldiler virüsü bulaştırdılar, çıkmasın yaşlılar evden.” gibi ipe sapa gelmez bir ton laf.

    Tedbir bizden, gerisi Allah’tan bu böyle biline. Kime ne zaman, ne olacağı hiç belli olmaz.

    Yaşamını korona virüsten yitiren 91 yaşında ki R.A yazlıkçı değil, belki bir çoğumuzdan fazla süredir Bodrum’da yaşamaktadır.

    25 Yıldır Bodrumda yaşayan, emekli bir cerrah.

    Kim bilir mesleği gereği kimlerin yaşamını kurtardı. Kaç kişiyi ailesinden ayırmadı. Suçlusu, suçsuzu, hırlısı, hırsızını, akıllısını delisini ayırt etmeden, sağlık vermeye çalıştı ve arkasından bir ton laf ettik.

    Değer miydi?

    Peki biliyor musunuz Bodrum’da halen hastanede kaç insanımız bu hastalıkla cebelleşmekte? Kaç ölüm vakası meydana geldi? Bunların kaçı başka ülke vatandaşı, kaçı yazlıkçı, kaçı daimi olarak Bodrum’da yaşıyor?

    Bilmiyoruz elbette, resmi makamlardan çıt çıkmıyor. Vardır bir gerekçeleri. Ancak ister yazlıkçı, ister başka ülkenin insanı, isterse daimi olarak Bodrum’da yaşayanlar olsun hepimiz insanız ve birbirimize ihtiyacımız var.

    Yaşamını yitiren R.A bir süre önce şehir dışına çıkıp geliyor evet, peki biliyor musunuz son bir ayda yurt dışı dahil olmak üzere kimler şehir dışına çıkıp geri geldi?

    Acı Ot Festivali iptal edilmedi mesela…

    Bu gün çığırtkanlık yapan bazıları, o günlerde bu festivale alkış tutmuyor muydu? “Acı Ot Festivalimiz var herkesi Bodrum’a davet ediyorum.” diyerek birkaç gün sonra ise “Bodrum’a kimse gelmesin.” açıklamaları yapılmadı mı?

    Acı Ot Festivali Pazar yeri gibi değerlendirilmiş, yazık! ( 3 Yıldır yapılan bu festivalin mali boyutlarına sonra bakacağız)

    Bodrum Belediyesi 12 Mart tarihinde bir açıklama yapıyor..

    “Sağlık Bakanlığı, 11 Mart 2020 tarihi itibariyle ülkemizde COVİD-19 (Korona virüsü) saptandığını tüm kamuoyuna açıklamıştır. Bu kapsamda Bodrum Belediyesi olarak, kentimizde bir takım önlemler alınmıştır. Belediyemize ait kültür merkezleri de dahil tüm kapalı alanlardaki konser, söyleşi ve açılış gibi etkinlikler 1 Mayıs 2020 tarihine kadar iptal edilmiştir. Belediyemizin idari hizmet binalarında, vatandaşlarımızın yoğun olarak kullandığı kamusal alanlarda, kültür merkezlerimizde, kafeteryalarımızda ve pazaryerlerinde ilaçlama ve dezenfeksiyon çalışmaları başlatılacaktır.”

    Peki sormak lazım 11-14 Mart tarihleri arasında Heredot Kültür Merkezinde düzenlenen Bodrum Turistik İşletmeler Donanımı ve Gıda İhtisas Fuarı neden iptal edilmedi?

    Bu durum yapılan açıklamalarla çelişkili değil midir? Konuştuklarımız başka yaptıklarımız başka.

    Biz evde kaldık, meydan size…

    Bodrum Belediyesi ne diyor “ÖNLEMİNİ AL EVDE KAL Gerekmedikçe evden ayrılmıyoruz virüse fırsat vermiyoruz.”

    Peki; inşaatların devam etmesi, binlerce işçinin bir arada tutulması, bir çelişki değil midir neden sessiz kalınıyor?

    Turizm ve Kültür Bakanı’nın şantiyesi devam ediyor, ruhsatı var mıdır bilinmez, Turgutreis, Cennetkoy, Yalıkavak, Konacık say say bitmez, harıl harıl şantiyeler iş bitirme peşindeler. Yoksa yüklü miktarlarda bağışlar mı söz konusu, sağlık bağışlara mı endekslendi?

    Biz neden evdeyiz, onlar neden dışarıda, verin yanıtını….

    Hüseyin Anıl Hocamızın söylediğine gelelim…

    #MORUKEVDEKALDEDİNİZ❗

    AYIP ETTİNİZ❗

    #MORUKEVDEKAL (keşke biraz saygılı olsaydınız❗

    Vesselam…


    Bodrum Haber